“Feridun Ağabey, MEB, 1 Ocak 2026 gününden itibaren, öğretmenevlerinin sivillere uygulanan barınma tarifesinin Bakanlık personeline yüzde 50 indirimli uygulanması kararı aldı. Ancak, Ankara'nın Sincan ilçesinde bulunan Öğretmenevinde bu karara uygun hareket edilmesi gerekirken MEB personelinden daha fazla ücret alınmaktadır. Bu durumda biz kamu çalışanları mağdur olmaktayız. Bu konuda bir yanlışlık mı var? Bizim bilmediğimiz bir uygulama mı var? Saygılarımızla” diye yazan değerli öğretmenimiz, Ankara Sincan Öğretmenevinden konuyla ilgili bize bilgilendirme yapılırsa bu köşeden durumu sizinle ve okuyucularımızla paylaşırız. Saygılarımızla... F.A.
Hangi belediyenin sorumluluğunda bilemiyoruz ama
“Feridun Ağabey, Yenibosna Köknar Sokak ve 29 Ekim Caddesinden başlayıp Değirmenbahçe Caddesine kadar uzanan mesafede kablo düşeme sebebiyle yolların sağında ve solunda hendekler açıldı. Bazı bölümlerde aciliyet sebebiyle asfalt yapılırken genel anlamda çukur toprakla doldurulup üzerine beton dökülerek üst kısmı asfaltlanacak hâle getirilerek bırakıldı. Ne zaman asfaltlanır diye beklerken kış geldi ve şimdi yağmur çamur başladı. Bunların kapatılmaması yaya olarak bizleri çok mağdur ederken bir de Köknar Sokağın 29 Ekim Caddesine birleşen kısımda büyük bir mühendislik dikkatsizliği sebebiyle olsa gerek asfalt zemini eğimli yapıldığı için her yağmur yağdığında yol göle dönmekte. Aksine aynı yerin hemen karşısına denk düşen gidiş tarafında da asfalt zemini böyle eğimli. Yani yağmur yağdığında geliş gidip yolun her iki yanında da su birikintisi göl oluyor. Bir yaya ister sağdan gitsin ister ortadan gitsin geçen arabaların fışkırttığı su ile üst baş perişan hâle geliyor. Bir tek sağ taraftaki kaldırım kurtarıyordu, şimdi orası da kablo döşemesi sebebiyle kazıldığı için güvenli gidecek yaya yolu kalmadı...
Tam biz böyle düşünürken şimdi bir de gidişte az ileride metro istasyonu karşısında kaldırım açıldı ve ne işlem yapıldı ise bilemiyorum kapatılmadan bırakılıp gidildi. Yani kaldırımı yayanın kullanımı mümkün değil. Yaya ister istemez yolda park eden arabaların cadde kenarında yürümek durumunda. Hatta durumu bilemeyen kimi şoförler “yaya yolundan niye gitmiyorsun!” tarzında klakson ile ikaz ediyorlar.
Daha bitmedi... Bir de bu caddedeki yollar köstebek yuvası hâline dönmüş durumda. Niye? İki sene öncesinde yapılan başka bir çalışmadan arta kalan yama asfalt açıldı yol köstebek yuvasına döndü. Gelen asfaltı açıp bir şeyler yapıp sonra üzerine biraz kum döküp gidiyor. Sonra orası asfalt da olsa yama tutmuyor...
Allah’ını seven bir yetkili gelip bu bölgeyi yaya olarak bir gezsin. Yayanın ne zorda olduğunu sürücülerin asfalttaki köstebek çukurları sebebiyle ne zorda olduğunu görür ve ilgililere inanın hemen düzenlenmesi için talimat verir. Yazık belediye otobüsleri bu çukurlardan geçerken yıpranıyor, yolu bilmeyen sivil araçlar geçerken yıpranıyor. Bölgeyi bilmeyen yayalar tedbirsiz yakalanıp sıçrayan çamurlu suyla perişan oluyor. Biz mahalle sakinleri ise bu köstebek yolunda kendimize güvenli yaya kaldırımı arıyoruz...
Bu sorun değerli Bahçelievler Belediye Başkanlığımızın sorumluluğunda mı, değerli Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda mı, değerli Karayollarının sorumluluğunda mı bilemiyorum... Ama ne olur bu yolları bu kaldırımları bu çukurları birinden biri düzelttirsin. Teşekkür ederim.
Rumuz: “Öğrenci velisi bir anne”
Bir cenaze üç müşahede (gözle görme)
Geçenlerde memlekette Allah tüm geçmişlerimize rahmet eylesin bir cenazeye gittim. Şahit olduğum üç şeyi sizlerle paylaşmak istedim.
1) Genelde bu cami mezarlık girişinde olduğu için çok cenaze buradan kalkar, bendeniz ezan vaktinden biraz erken gittim. Caminin içerisinde banttan Yasin-i şerif okunuyor orta yaşların üstünde biri sandalyede ayak ayak üstüne atmış beyefendi sanki şarkı türkü dinliyor. Estağfirullah Kelam-ı İlahi okunuyor! Bizim kültürümüzde ayak ayak üstüne atmak yoktur. Hadi diyelim bazı insanlar öyle rahat ediyor olabilir ama büyüklerin yanında, selam verilirken ezan okunurken vs. bunlara saygı duyar ayaklar indirilirdi. Ne günlere kaldık...
2) Cenaze namazı kılınırken imam yanımda durdu başka bir arkadaş namazı kıldırdı. Dedim acaba mevcut imam cenaze namazı kıldırmasını mı bilmiyor? İnşallah başka bir sebep vardır.
3) Cenaze, cami avlusunda omuzlarda taşınırken biri diğeri ile küfürlü argolu konuşuyordu.
Büyüklerimiz, değil cami içerisinde avlusunda bile itikafa niyet ederlerdi. Şimdi soruyorum bu hâllerimiz ahir zaman değil de nedir? Saygılarımla...
Musa İshakoğlu

