İlk 45 dakikayı, hele de deplasmanda, 3-0 önde kapatmak ciddi bir üstünlüktü. Ancak bu müsabakayı kırmızı karttan önce ve kırmızı karttan sonra diye ikiye ayırmak gerekiyor. Thomas Reis gerçekçi bir teknik adam. 3-0’ın büyüsüne kapılmadı. “11 kişiyle nasıl oynanır, 10 kişiyle nasıl oynanır?” dersini verdi.
"Trabzonspor 11’e 11 oynarken 3-0 yaptı, 10 kişi kalınca skoru korumaya çalıştı."
Melih, bu oldu mu?
Melih Kabasakal! Takımın farka gidiyor; her şey sizden yana. Hakem faulü de vermiş üstelik. Rakibine öyle koşup kafa atamazsın, cezayı sen kesemezsin. Sahada hakem var, olmadı VAR var! Galatasaray maçında parlamışsın, şansını kullanmışsın, önün açılmış. Trabzonspor’da forma aslanın ağzında! Seninle rekabet edecek çok oyuncu var. Haftaya Beşiktaş maçı var. Şimdi formayı kaptırdın. Bir daha nasıl geri alırsın, bilinmez. Bu bir sorumsuzluktur. Öfkeni kontrol edeceksin. Takımına ve taraftarına o 3-0’ın keyfini yaşatmadın!
Samsun kan kaybetti
İkinci yarıyı 0-0 gibi kabul edeceklerdi. Rakip 10 kişiydi; bu bir avantajdı. Oyuna hâkim oldular, girdikleri pozisyonlar vardı. Onana’yı ve direkleri (üç top) aşamadılar. Bir gol, psikolojiyi çok değiştirebilirdi. İkinci yarıdaki oyunları sınıfı geçer. Rakibe baskılarını kabul ettirdiler. Ancak Trabzonspor eksik kalmasaydı ne olurdu, bilinmez. Samsunspor’da giden oyuncuların yerleri henüz doldurulmuş değil...
Maçın adamı: Onana

