Kaydet
a- | +A

Ceketinin kollarını omuzlarından sarkıtan ve ayağında yumurta topuk dolaştıran antrenör bilen varsa haber versin... Fatih demesin onu herkes biliyor... Fatih, Balıkesir''de düzenlenen bir lige çıkış turnuvasında dikkatleri çekmiş ve Galatasaray tarafından maçların bitiminde telefonla "gel" çağrısında bulunulmuştur. Bizimki sırtından ceketini, pabucundan yumurtasını atmış çağrıya hemen uymuştur. Yazıktır takımın 12 yıldır peşpeşe şampiyon olamaması Fatih''in gelişiyle "uğursuz" bir dönem sayılmıştır. Şanssız desek daha iyi olacak... Neredeyse 10 yıl geçti, Galatasaray Antalya''da Türkiye Kupası oynayacak. Takımın kamp yaptığı Lara''ya o zamanki antrenör Özkan Sümer''in izni ile giriyoruz. Salonun giriş kapısının tam karşısında Fatih bacaklarını üstüste atmış, bize tabanlarını gösteriyor. Şöyle bir kıpırdansan ne olur be adam!. Balıkesir elemelerinde Fatih için yazdığım övgülerden caymış değilim, üzüldüm, ayıp etti. Yakın zaman önce Hakan Şükür''ün Fatih Terim''in ününü gölgelediği zamanlar Doğan Koloğlu ile beni çaya çağırdı tesislere. Sevindik ve şaştık gördüklerimize. Bu kadar yetki verilmezdi, verilmemeliydi. Fatih herşeye burnunu sokuyordu. Çiçek tarhlarını sulayan, toprak kabartan bahçevanlardan, inşaat ustalarına kadar önüne geleni haşlıyordu. Bir ara küçük bir kız çocuğu geldi.

"Efendim sizinle Cemil Bey görüşmek istiyor",

"Beklesin".

"Peki efendim".

Meğer Fatih''in kızı imiş. Doğrusu hiç de hava atar yanı yoktu Adanalı''nın... Mustafa Denizli Galatasaray''da Derwal''in yardımcısıydı. Oyun alanlarına birlikte giderken Alman''ın üç metre önünden yürümeye özen gösterirdi. Fatih antrenör Brian Brich''in beş metre arkasında.

İşte İzmirli ve işte Adanalı...

Yiğidin hakkı yiğide