Kaydet
a- | +A

Mezartaşında, "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum" yazılıdır Nikos Kazancakis''in... O ünlü eserinin, yani "Zorba"nın önsözünde yer alan şu cümleler onun hayata bakışını da en iyi şekilde anlatması bakımından dikkat çekici. Sadece hayata bakışı değil, düşünce dünyasını şekillendiren insanları ele vermesi bakımından da önemlidir... "Ben hayatımda en çok şeyi yolculuklarıma ve düşlerime borçluyum. Mücadelelerim sırasında kendimi insanlarla, yani yaşayan ya da artık yaşamayan insanlarla özdeşleştiremedim pek. Yüreğimde en fazla iz bırakan kişileri sıralamam istense, en fazla üç-dört isim sayabilirim: Homeros, Buda, Bergson, Nietzche ve Zorba..."

Deli-dolu adam Aleksi Zorba... Yazarı sarsan o güçlü ve hayatı kendi gerçekleriyle anlayıp yorumlayan deli-dolu adam... Korkmamayı, hayatı sevmeyi ve ayakta durabilmeyi bilen Zorba, yazarı da titretmek ister fakat o, "Ama yüreklilik gösteremiyordum. Zorba, gece yarısı raks ediyor ve benim de, usluluk ve alışkanlığın düzenli kabuğundan silkinip kurtulmamı, kendisiyle birlikte büyük yolculuklara çıkmamı haykırıyor. Ben ise yerimden kımıldamayıp, titriyordum." Titrediği için en sevdiği şeyi/şeyleri kaybetmeyi göze alarak korkaklığını sürdürüyor yazar... Nikos Kazancakis''in ünlü eseri "Zorba", roman olarak ürpertmişti okuyanları. Sonra Anthony Quinn ve Alan Bates''li filmiyle kazınmıştı hafızalara. Şimdi de Macar Devlet Operası ile Sirtos Buzuki Orkestrası''nın göz kamaştırıcı gösterisiyle ne kadar önemli bir eser olduğunu isbatladı.

Girit''in arka yüzü Beş gün boyunca İstanbullu sanatseverlere Genç Pamukbank Sanat Etkinlikleri kapsamında sunulan gösteriyi sahneye taşıyan Gabor Kevehazi, filmi merkez almış olacak ki, bir bale gösterisinden çok, teatral bir anlayışla ve sanki romanı gerçeğe yakın tarzda sunma ciddiyetiyle kotarmış "Zorba"yı... Gösteri boyunca hiç düşmeyen tansiyon, finalde zirveye çıkıyor. Girit''i, Giritli''nin hayat ve ölüm karşısındaki tavrı, Zorba ve Yazar''ın her şeye rağmen yaşamanın güzel olduğu anafikrinde birleşen dostluğu, ölümler, sevgiler, düşmanlıklar vs. bütün gösteri boyunca en ince ayrıntısına kadar işleniyor. Dünyanın en önemli sanat gruplarından Macar Devlet Operası''nın en iyi balet ve balerinleri tarafından sahneye taşınan "Zorba", Yunanlılar''ın dünyaya mal olmuş bestecisi Mikis Theodorakis''in notalarıyla kanatlanıyor. Buzuki ile keman, senfoni ile folklor, etnik arkaplanla modern gösteri kuralları bütünüyle kendini hissettiriyor "Zorba"da...

Giderken kalmak Roman ve film olarak çarpıcı felsefî duruşuyla okuyucuyu/izleyiciyi etkiledi eser. Bale olarak da aynı sonuca ulaştı sanıyorum. Kitap boyunca kendi kendisiyle cedelleşen ve ruh-beden ikilemini sorgulayan Kazancakis''in, sadece bir eğlenme ve okuma aracı olarak tasarlamadığını düşündüğüm eseri, kaybolup gitmekte olan insanlık haritasını anlamaya doğru bir gidiş olabilir. "Bu dünyayı yaşamaya ve anlamaya, üstelik gidilse de bu dünyada kalmaya" dair bir paydayı sunan "Zorba", her haliyle güzel ve anlamlı...

YORDAM: Her insana mutlak olan iki hüküm var: Ölüm ve hesap günü. Bunlardan kurtulmak yok. Ölüm denen noktalama işareti her fani için hep aynı metin ve aynı beste. Hesap gününde ise, dualar ve beddualar tartılacak. Hayatta iken, iktidar, terfi, tayin zaaflarına mağlup olarak aldanan zulüm sahipleri sigaya çekilecektir...

İlhan Bardakçı

ALKIŞ: Mizahın ''Amele''si Amele... Geçen ay ilk sayısı çıktı. "Malzemeden çalmayan aylık tek mizah dergisi" sloganıyla yayına başlayan Amele, ikinci sayısıyla biraz daha dikkatli ve Türkiye''nin espri kaynaklarını daha titiz kullanan bir anlayışla okuyucunun karşısında... Yıllarca çeşitli mizah dergilerinde çizen ve "Hayvan Larus" köşesiyle tanınan Murat Alpay''ın da yayın kurulunda olduğu dergide Mehmet Sırrı Arvas ile Mustafa Kocabaş''ın yoğun mesai ve çabalarını da takdir etmek istiyorum. "Amele", temiz ve yerli bir mizah dergisi olma yolunda önemli bir sınavdan geçiyor. İfrat-tefrit çizgisinde yüzünü öz değerlerle beslenen mizah anlayışına çeviriyor. Köşe yazılarından çizgilere, amatör çalışmalardan küçük kutucuklara kadar bu hassasiyeti koruyor. Otuz civarında yazar ve çizerin katkıda bulunduğu Amele, aktüalite, spor, politika, televizyon, radyo gibi konularda üretilen seviyeli espriler sunuyor sayfalarında. Ciddiyeti zaman zaman mizahın ironik yapısı içinde kullanan dergideki çizgilerin çoğunda yeni bir tarzın olması da dikkat çekiyor. Kısacası Amele; mizah dergiciliğine önemli katkılar sağlıyor. Yalnız, aylık periyodlarla çıkması bir handikap. Haftalık mizah dergilerinin daha akılda kalıcı bir etki yaptığını düşünerek bu doğrultuda çalışmalara başlanması için gecikilmemeli diye düşünüyorum. (0 212 454 25 20)

ARKA KAPAK: Gazeteci Gürpınar! Hüseyin Rahmi Gürpınar''ın gazeteciliğe başladığı 1888 tarihli Tercüman-ı Hakikat gazetesinde neşredildikten sonra gazetenin sahibi Ahmet Mithat Efendi tarafından beğenilerek seçilmiş bu yazıları üç kitap halinde "Müntehabat-ı Hüseyin Rahmi" adıyla bastırılmıştı. Değişik konuları içine alan yazılar aradan bir asır geçmesine rağmen hâlâ canlılığını koruyor. Abdullah ve Gülçin Tanrınınkulu tarafından sadeleştirilerek yayına hazırlanan "Gazetecilikte İlk Yazılarım, 1888-1898" ve "Gazetecilikte Son Yazılarım, 1908-1942" isimli kitaplar, Cumhuriyet dönemi edebiyat hayatımızın önemli kalemlerinden Gürpınar''ın zevkle okunan yazılarını biraraya topluyor. Ciddi bir biyografi denemesiyle sunulan eserleri, "Yankesiciler Kulübü" ile "Röportaj ve Gürpınar''ın Anıları"nın takip edeceği müjdesini veren yayınevi ve yazarlar, Türk edebiyatının çok yazan ve çok okunan bu önemli kalemini başka açılardan da tanıtmayı hedefliyor. (Gazetecilikte İlk Yazılarım, H.Rahmi Gürpınar, Özgür Yay., 0 212 528 13 30)

NOT : Kitap bağışı Manisa''dan gelen kitap isteği mektuplarına bir yenisi daha eklendi. Özel kütüphane oluşturmak isteyen okuyucularımızdan bazıları, bulundukları beldede, kitap okumayı teşvik etmek ve bunu bir disiplin içinde gerçekleştirmek için hazırladıkları mekanları vatandaşa açıyorlar. Soma''da oturan Rabia Gün de, bu isimlerden biri... Gün''ün kurmaya çalıştığı kütüphaneye yardımda bulunmak isteyenler 13 Eylül Mah. Yüzbaşı Ünal Sk., No. 30, 45500, Soma, Manisa adresine ihtiyaç fazlası kitaplarını gönderebilirler.

EZBER: Harpût

harpût kulaklarını sarkıt eski korkutlar çıkıyor karanlıklardan bacadan düşen harpût

görmek istemiyorum gözümden ye beni duymak istemiyorum kulağımdan ye beni düşünmek istemiyorum kafamdan beni yût harpût Asaf Halet Çelebi