Bienal, depreme dayanıklı mı? Depreme dayanıklı değil hiçbir şey... Ancak o dayandı, başladı, ilginç etkinliklerle sürdü ve başarıyla sona erdi. Yaklaşık 35 gün boyunca İstanbul''un sanat gündemine damgasını vuran "6. Uluslararası İstanbul Bienali", çağdaş anlayışı, mekanları ve etkinlikleriyle sadece Türk sanatseverlerin değil, uluslararası sanat çevrelerinin de dikkatini çekmeyi başardı. "Tutku ve Dalga" ana başlığıyla düzenlenen etkinliklerin uluslararası basındaki tanıtım ve yorumlarını bir dosyayla bize gönderen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, haklı olarak, yaptıkları işle övünüyor. İtalya''da yayımlanan II Manifesto''nun Lea Vergine isimli yazarı, bienal sergilerini "cesur ve özgün" olarak tarif ederken, özellikle Paolo Colombo''nun emeğinden söz ediyor: "Colombo, ''Tutku ve Dalga'' terimleriyle bize neyi anlatmak istiyor -ya da bizler neye inanmak istiyoruz- dünyanın güney ucundan ya da kuzey ucundan bienale davet ettiği genç sanatçılara neyi çağrıştırmak istiyor. Varoluş kavramının simgesi varsayılan bireysel deneyimleri didik didik ederek kesin olmayan bir anlam vermek..."
JEST VE İRKİLME Yazısında, bienale katılan sanatçıların bir listesini de veren Vergine, Juan Munoz, Pipilotti Rist, Rosemarie Trockel, Tony Oursler, Gillian Wearing, Chris Ofili, William Kentridge gibi ünlülerin de bu olağanüstü bienale çeşni kattıklarını söylüyor ve ilginç bir tesbitte bulunuyor: "Böylece izleyici, Aya İrini, Yerebatan Sarnıcı ve Dolmabahçe Sarayı''nın mekanlarında oluşturulan sahnelerde yer alan oyun, parodi, düş, kurnazca deforme edilen formlar, dahice yerleştirmeler, jest, irkilme, nefret ve aşk skeçleri, gürültüler ve müzikal ustalıklar, varsayımlar ve duygusal şantajlar, söylemler ve öneriler arasında seçim yapabiliyor..." Amerikalı sanat tarihçisi ve eleştirmen Robert C.Morgan da, çağdaş sanatın yüzyüze kaldığı problemleri dile getirdiği yazısında, bienalin dünya sanat ortamına taze bir soluk getirdiğini yazıyor.
KENDİNİ İSBATLADI Bana göre en ilginç yorum, Fransa''nın önde gelen yayın organlarından Le Monde''da çıkan değerlendirme. Gazetenin sanat eleştirmenlerinden Genevieve Breetett''in, "İstanbul Çağdaş Sanat Bienali Depreme Dayanıklı" başlıklı yazısında, "İstanbul''da düzenlenen bienal, dünyanın dört bir yanında düzenlenen otuza yakın bienal arasında ne en küçük, ne en genç, ne de en az kendini isbatlamış olan..." tesbitine yer veriyor: Bienalin açılışından sonra depremzedeler yararına düzenlenen açık artırmayı da hatırlatan Breerette, artırma sonucunda satışlardan ve bağşılardan elde edilen 207 bin dolarla, sonuca ulaşıldığını belirtiyor. Paola Colombo''nun başarılı çalışmalarıyla İstanbul''da buluşan dünya sanatçılarının imza attığı İstanbul Bienali, önceki yıllarda olduğu gibi yine amaca uygun gerçekleşti. Çağdaş sanatın özgürlüğü, özgünlüğü ve serbest formların ortaya konulduğu etkinlik boyunca tarihi ve sihirli mekanlar olarak kabul edilen Aya İrini, Yerebatan Sarnıcı ile Dolmabahçe Sarayı, videolar, yerleştirmeler, tablolarla hafızalarımıza yerleşti. Bu etkinlik, "dipten gelen bir dalgadan çok, küreklerin çıkardığı yumuşak su sesini düşündürdü" bir ay boyunca...
Genevieve Breerette: "İçinde çağdaş sanat eserlerini barındıran hiçbir binanın, bir çağdaş sanat müzesinin bile bulunmadığı Türkiye''de, varlıklarını sürdüren birkaç kültür merkezi ve sanat galerisinin, gençlerin ve genç sanatçıların dünyaya açılma ve izleyici ile buluşma ihtiyaçlarını karşılama noktasında önemli bir etkinlik..."
Robert C.Morgan: "Paolo Colombo''yu şahsen tanımıyorum ama edindiğim izlenim son derece net bir bakış açısına sahip olduğu, bienali gerçekleştirirken kaotik olmaktan ve net birtakım ticari kaygılardan başarıyla uzak durduğu gözleniyor. Söylenecek tek şey, bienalin son derece tutarlı ve başarılı olduğudur..."
Lea Vergine: "Tutku ve Dalga, içinde pek çok anlamı birden barındıran gerilim yüklü, şiirsel ve gizemli bir başlık ve 30 Ekim''e kadar Boğaz''daki antik başkentin önemli mekanlarında sergilenen biçem ve söylem yüklü, aynı zamanda sevgi ve kaygı belleği ihtiva eden bu eserlerin her birinde, izimiz var..."
HAFIZA Sevgi Soysal
(22 Kasım 1976) Vasfi Rıza Zobu (23 Kasım 1992) Turgay Betil
(24 Kasım 1992) Lamia Ballı
(25 Kasım 1976) Mütercim Asım (27 Kasım 1819) Feriha Akdan (27 Kasım 1983) Abdullah Cevdet (28 Kasım 1932)
ALKIŞ Kalbimiz Karadeniz''de Karadeniz Yazarlar Birliği''nin Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile birlikte düzenlediği "3. Şairler Şöleni", Anadolu''nun kuzey bölümünde önemli bir imtihan verdi. Bazı yazar ve şairlerin hilafına, şiir şölenleri toplumun bütün kesimlerinden ilgi görüyor. Osmanlı Devleti''nin 700. ve Trabzon''un fethinin 538. yıldönümü vesilesiyle gerçekleşen şölene ülkemizin dört bir yanından 50''nin üzerinde şair iştirak etti. İki gün boyunca Trabzonlular''a yoğun bir şiir ziyafeti sunan şairler, asli görevlerinin yanında, kendi aralarında da yeni bir diyalog başlatma şansını yakaladılar. Önemli bir faaliyete imza atmanın mutluluğunu yaşayan Karadeniz Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Hakkı Gündoğdu, sadece şiir şöleni ile değil, Karadeniz Yazarlar Birliği''nin 200 üyesi ile bölgenin en önemli kültür ve sanat kuruluşu olduğunu belirtiyor. Artvin ve Trabzon arasındaki coğrafyada etkin olan ancak Giresun, Gümüşhane, Rize''de de şube açma girişimleri olduğunu söyleyen Gündoğdu, genç ve cevval bir ekiple, belediyenin de desteğini alarak bölgenin kültür değerlerini bütün ülkeye tanıtmak için yola çıktıklarını da hatırlatıyor.
ÖNEMLİ HEDEFLER Şiir, inceleme, deneme ve karikatür kitapları yayımlayan KYB''nin önümüzdeki aylarda geniş çaplı bir roman yarışması da düzenleyeceklerini söyleyen Gündoğdu, Karadenizli yazarların kendileriyle irtibat kurmasını istiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz herkes için buradayız. Ortahisar''daki bir köşkü restore edip kullanıma açtık. Burada kültürel faaliyetler yapacağız. 2 aylık Birlik dergisini çıkartıyoruz. Belediye, Ticaret Odası ve esnafın desteğini de belirtmeliyim. Yazar ağırlıklı olmakla birlikte ressam ve karikatüristlerimiz de çalışmalarını çatımız altında sürdürüyor. Amacımız, büyük şehirlerde yoğunlaşan benzer etkinliklere bölgesel katkıda bulunmak. Bunun için herkese ihtiyacımız var. Destek ve ilgi bekliyoruz." (Karadeniz Yazarlar Birliği, 0 532 724 52 12)
ARKA KAPAK Ortak edebiyatlar Milletlerin tarihi ve kültürel derinliğinin en önemli göstergesi edebiyatlarıdır. Çünkü, edebiyat doğrudan doğruya milletin hayatından kaynaklanır ve onu yansıtır. Bu anlamda edebiyat, milletin hayat tarzına tutulan bir aynadır. Türk edebiyatı da Türk milletinin engin ruh dünyasını, köklü tarihini, hareketli yapısını, zengin kültürünü yansıtan muhteşem bir aynadır. Türk edebiyatı, milletimizin bütün tarihi macerasıdır. Edebiyatımız da tıpkı milletimiz gibi asırlara ve coğrafyalara sığmayan bir karakter arzeder. İşte bütün eksiklikleri ve ihtiyaçları gözönüne alarak Türk Dünyası Ortak Edebiyatı adını verdiğimiz bu eseri hazırlamaya başladık. Bu kitabımızda Türk dünyasının belli başlı edebi eser ve şahsiyetlerin, öncelikle kısa bir özgeçmişlerini verdik; sanatları ve eserleri üzerlerinde durduk. Adı geçen önemli kişiler hakkında yapılan önemli çalışmalardan bahsettik. Daha sonra, her şair veya yazardan kısa örnek metinler verdik. (Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Dr. Ertuğrul Yaman, TDV Yayınları,
0 312 418 59 49)
EZBER Keskin kılıcı çekercesine kından ruhumu gövdemden ayıracağım; beni tanımayanlara haykıracağım gel! bir kez olsun bak yakından... Üstünde bulamayıp kan lekesi saygıyla eğilerek yüz sürecekler, -güneşte parıldayan kılıcın gölgesi- alıp omuzlarına götürecekler... Sedat Umran
YORDAM Fikirlerine emin mahfazalar bulamayan bir medeniyetin, tefekkür kaabiliyetini kaybetmekte gecikmeyeceğinden hiç şüphe etmemelidir.
Ahmet Haşim

