Kaydet
a- | +A

Ruhumuzu mengenelerden kurtarmak için sığınırız şiire. Şiir ki, geniş bir ovaya salar düşüncelerimizi; oynak ve bir o kadar vakur kelimeler ovasıdır... "Bir tatil günü özel programlarınızı aksatacak olsa da, soylu bir sanat güzelliğini coşkuyla yaşamak ve bereketini bölüşmek, Türkiye''nin dört bir tarafından şölenimize katılacak seçkin şairlerle tanışmak için davetimize ''olur'' der, aramıza katılırsanız, onur duyarız" diyordu davetiye. Şiirimizin ak saçlı kartalı Bahaettin Karakoç. Türk edebiyatına Necip Fazıl, Erdem Beyazıt, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Alaeddin ve Rasim Özdenören ile Abdurrahim ve Bahaettin Karakoç kardeşleri hediye eden kahraman toprak Maraş, yine ve yeniden buluşturdu bizleri.

''Dolunay'' çıkıyor Dolunay dergisi etrafında birleşen ve çoğu bugün Türk şiirinin önemli yerlerinde parlayan şairleri yetiştiren Bahaettin Karakoç, her zamanki mütevazı ve fakat iddialı tavrını ilerlemiş yaşına rağmen sürdürüyor; "Dolunay''ı yeniden çıkaracağım!" Dolunay, Anadolu merkezli dergilerin kuvvet aldığı bir harmandı. İmkansızlıklar dolayısıyla kapanmış olsa bile tam 13 yıldır kendi adını taşıyan şiir şölenine ev sahipliği yapıyor. Bu yıl Aymerkez, Yimpaş gibi şirketlerin de katkılarıyla kotarılan şölen, Ramazan Avcı''nın okuduğu Dede Korkut Duası ile açıldı. Duanın kucaklayıcı atmosferinde şiirlerimizi okurken, Denizli''den gelen udî Hakan Şener''in verdiği mini resital de gönüllere yerli müziğin nağmelerini serpti. Üç gün boyunca şiir yoğun bir hafta sonu geçirdi Kahramanmaraş. Şehir gezileri, şiir sohbetleri, şair nükteleri, yeni kitaplar, taşra dergileri ve misafirlerin birbirini tanıması gibi yan kazançları da olan "13. Dolunay Şiir Şöleni"nin ardından, her zaman oluğu gibi ayrılmanın hüznü, yeni dostlukların tadı kaldı.

Ses veren şiir Şiir meclislerinin en vefakâr ve fedakâr sahibi olan Bahaettin Karakoç''a bütün mesaileriyle destek veren Nusret Şan, İnci Okumuş, Ali Paksoy, Ramazan Avcı ve Cuma Tahiroğlu''nu da anmak isterim. Dileriz, şiirin ses verdiği şehirlerin sayısı artar ve Dolunay gibi dergiler, kurumaya başlayan sevgi damarlarımıza eskimeyen yeni sevgileri aşılar.

Tekirdağ''dan Elazığ''a 13. Dolunay Şiir Şöleni''ne katılan şairler, Anadolu''nun dört bir yanından gelerek şiir haritasında buluştular. İstanbul''dan bendeniz, Erdem Beyazıt ve Aysen Akdemir; Ankara''dan Abdurrahim Karakoç; Yozgat''tan Adem Turan; Elazığ''dan Ahmet Tevfik Ozan, Ali Öztürk, Mahmut Bahar, Ömer Kazazoğlu ve Nazım Payam; Kahramanmaraş''tan Arif Eren, Bahaettin Karakoç, Hasan Ejderha, İnci Okumuş, Şevket Yücel, Yasin Mortaş; Osmaniye''den Bestami Yazgan; Şanlıurfa''dan Hasan Akçay ve Denizli''den Kadir Yatağan, şairleri sinesine basan Kahramanmaraşlılar''ı şiirle kucaklaştırmaya çalıştık. Sevinerek söyleyebilirim, bunda da başarılı olduk çünkü, tam 13 yıldır artarak süren ilgi bunun en güzel örneği...

ARKA KAPAK: Gül bahçesinde Osman Aytekin, şair, ressam ve fotoğrafçı olarak tanınıyor. Fakat onun bir güzel özelliği daha var, o da, şiir eksenli denemeler yazması. Sürekli yükselttiği çıtasının bir katına, bugüne kadar kaleme aldığı denemeleri de ilave eden Aytekin, "Nefesimiz Gül Bahçesi"nde, çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan yazılarını biraraya topluyor. Sevgi ve gönül... Bu iki kucaklayıcı kavramı bütün satırlarına başarıyla zerkeden Osman Aytekin, "Sevgi; kaynaktır. Kaynak ki, içtikçe bitmeyen aksine çoğaldıkça çoğalan... Haz duyulan, hayatı daha kalıcı yapan. Ebediyen yaşanan, yaşatılan" diyor kitabını anlatırken. Son dönemlerde okuduğum en iyi kitaplardan biri "Nefesimiz Gül Bahçesi"... Gül duruşmalarında bulunmak ve bütün kötülüklerin üzerine gülden bir elbise örtmek isteyenler için ideal bir çalışma... (Nefesimiz Gül Bahçesi, Osman Aytekin, Seba Yay., 0 312 342 17 13)

ALKIŞ: Aldemir diye biri Sabancı Holding''in kültür ve sanata yaptığı katkılar artarak devam ediyor. Yurtdışında açtığı hat koleksiyonu sergisinin tıpkıbasımlarını Kayseri''den sonra Malatya''da da sanatseverlere sunan Sakıp Sabancı''nın mutluluğu sadece bu sergilerle sınırlı değil. Beyoğlu''ndaki Aksanat ve daimi şefi Cem Mansur ile sanat kaygısını popülize etmeden başarılı konserlere imza atan Akbank Oda Orkestrası da gururunu artırıyor. Vivaldi, Hartmann, Kreisler, Stravinski, Bach, Mozart ve daha pekçok "evrensel" bestecinin birbirinden güzel eserlerini klasik müzik sevenlere sunan orkestra, genç yaşına çok şey sığdırmış olan keman sanatçımız Atilla Aldemir''i de Türkiye''ye tanıtıyor. 1975 yılında İstanbul''da doğan Aldemir, Doç.Çiğden Y. İyicil ile başladığı çalışmalarını Almanya Detmold Yüksek Müzik Okulu''nda Prof. Lukas David ile devam ettirdi. Orkestra eşliğinde ilk konserini 15 yaşında veren Aldemir, New Hamisphere ve Boston''daki kurslara katıldı. Henüz yeni sayılan sanat geçmişinde aldığı başarılı eğitimleri ile Türkiye başta olmak üzere Almanya, İspanya, Avusturya ve Yunanistan''da da solo konserlere çıkan Atilla Aldemir, gelecek günlerde Avrupa''nın en sık dinleyeceği keman sanatçılarından biri olacak. Genç sanatçıların mutluluğumuzu artırdığı bu günlerde Aldemir''in kariyerini daha yukarılara çıkararak, bütün dünyanın tanıdığı bir keman virtüozu olmasını diliyorum.

NOT: Kitaba davet Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Dörtyol Şubesi Başkanı Reşit Taşkın''ın bizden ve dolayısıyla bütün okuyucularımızdan bir isteği var. Vakfın daha iyi kültür hizmeti verebilmesi için kitap kampanyası başlatan vakıf, kütüphanesinde fazla kitabı olan ve kitap bağışı yapmayı sevenlerin yardımlarını bekliyor. Taşkın, Hatay''ın kültür ve edebiyatla tanışmasını sağlamak ve bölgelerinde önemli bir etkinlik başlatmak için yaptığı bu çağrıya kitapseverlerin ilgi göstermesini de istiyor. (TÜRKAV, Numune Mah. İstasyon Cad. Mustafa Taşkın İşhanı, No.1/3, Dörtyol, Hatay)

EZBER: Mızrapla tel arasında Bağlamamın tellerine Üveyikler konar balam Yüreğimiz melûl mahzun Türkülerde yunar balam. Gönlümüzün mihverinde Sevda filiz verdiğinde Mızrapla tel arasında Gayri zaman donar balam. Kara kışın ayazında Dudakta söz buz olanda Bir muhabbet alazında Ah bu şair yanar balam. A.Vahap Akbaş

YORDAM: Fikrini dünyaya getirmek, ona bakmak ve beslemek, dikkatle giydirmek ve hayata geçirmek, en güçlü çabalarını bile geri çevirdiğinde hâlâ sevebilmek, belki de en yüksek yeteneklilerin ifadesidir. Michael Lynberg