Kaydet
a- | +A

Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri ile, Peygamberin emri de ayrı değildir. Bunu ayrı gösterenler kâfirdirler.

Bir âyet-i kerîme meâli şöyledir:

“Resûlüm de ki; Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin…” [Âl-i İmrân, 31]

Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri ile, Peygamberin emri de ayrı değildir. Bunu ayrı gösterenler kâfirdirler. Zîrâ bir âyet-i kerîmede meâlen şöyle buyurulmuştur:

“Allah’ın emirleri ile, peygamberlerinin emirlerini birbirinden ayırmak isteyenler kâfirdirler.” [Nisâ, 150-151]

Salevât getirmemizi de emreden Allahü teâlâdır. Bir âyet-i kerîme meâli şöyledir:

“Allah ve melekleri, Nebiye salât kılıyorlar, ey îmân edenler, siz de ona salât u selâm getiriniz.” [Ahzâb, 56]

Müslümânın, sâdece Allah’ın Resûlünü değil, diğer Müslümânları da sevmesi gerekir. Bir hadîs-i şerîf meâli şöyledir:

“Müminleri Allah için seven ve kâfirleri Allah için düşmân bilen, ancak o zaman Allahü teâlânın sevgisine kavuşur.” [Mektûbât-ı Muhammed Ma’sûm Fârûkî, III / 58]

İmâm-ı Rabbânî hazretleri de buyurmuştur ki:

Cenab-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, Resûlüne itâat etmenin kendisine itâat etmek olduğunu bildiriyor. O hâlde, Resûlüne itâat edilmedikçe, Ona itâat edilmiş olmaz. Bunun pek kesin ve çok kuvvetli olduğunu bildirmek için de “Muhakkak böyledir” buyurmuştur. Bazı doğru düşünmeyenlerin bu iki itâati birbirinden ayrı göstermelerine meydân bırakmamıştır. (I / 152)

Habîbinin ismini kendi isminin yanından ayırmayan Allahü teâlâdır. Îmânda da, itâatte de kendi isminin yanında bildirmiştir. Bu husûstaki bazı âyet-i kerîme meâlleri şöyledir:

“Allah’a ve ümmî nebî olan Resûlüne îmân ediniz ve uyunuz ki doğru yolu bulunuz.” [A’râf, 158]

“Allah’a itâat ediniz, Peygambere de itâat ediniz. İşlerinizi boşa çıkarmayınız.” [Muhammed, 33]

“Allah ve Resûlüne itâat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.” [Ahzâb, 71]

“Resûle itâat eden, Allah’a itâat etmiş olur.” [Nisâ, 80]

“Allah ve Resûlüne itâat eden Cennete, isyân eden Cehenneme gider.” [Nisâ, 13-14]

“Allah’a ve Resûlüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azâbı çok şiddetlidir.” [Enfâl, 13]

“Allah’a ve Resûlüne itâat edenler, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu nebîler, sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerle beraberdirler.” [Nisâ, 69]

Ayrıca, Allah ve Resûlüne itâat etmenin Müslümânlık, karşı gelmenin sapıklık, kâfirlik olduğu, îmân ve itâat edenlere Cennet nimetlerinin olduğu, inkâr ve karşı gelenlere Cehennem azaplarının olduğu, bunların Cehennemde “keşke Allah’a ve Resûlüne itâat etseydik” diyecekleri başka âyetlerde de bildirilmiştir. [Ahzâb 31, 36, 66; Nûr 51, 52; Fetih 17, Tevbe 71]

Allahü teâlâ, kendisine ve Resûlüne itâati beraberce emrettiği gibi, sâdece Habîbine uymayı da bildiriyor:

“Resûlüme uyunuz ki, doğru yolu bulunuz!” [A’râf 158, Nûr 54]

“Resûlümün verdiğini alınız, yasakladığından da sakınınız!” [Haşr, 7]

“O, kendiliğinden konuşmaz. Onun [dîn ile ilgili] her sözü vahiy iledir.” [Necm, 3-4]

“Namaz kılınız, zekât veriniz, Resûle itâat ediniz ki size merhamet edilsin.” [Nûr, 56]

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı'nın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.