Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Büyüyoruz, kalkınıyoruz, kazanıyoruz
0:00 0:00
1x
a- | +A

Bir ülkenin büyüme hızı, halkın hayat standartlarını, iş imkânlarını ve ülkenin genel refahını doğrudan belirlediği için son derece önemlidir. Sağlık, zenginlik ve mutluluk seviyesinin arttırılmasının temel göstergesidir. Ekonomi büyüdükçe şirketler daha çok üretir, yeni iş alanları açılır ve işsizlik azalır, gelir dağılımı iyileşir. Büyüyen ekonomi devlete daha fazla vergi geliri sağlar. Bu sayede eğitim, altyapı ve güvenlik hizmetlerine daha çok bütçe ayrılır. Büyüme, ülkenin iç ve dış borç yükünü millî gelire oranla dengelemesini kolaylaştırır. Ve hepsinden önemlisi hızlı büyüyen ülkeler uluslararası alanda daha fazla söz sahibi olur, yabancı yatırımcı çeker ve ekonomik şoklara karşı daha dayanıklı hâle gelir. Türkiye ekonomisi, nisan-mayıs-haziran döneminde yıllık bazda yüzde 2,3 genişleyerek 24 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Yıllıklandırılmış millî gelir 1,74 trilyon, kişi başına 19 bin dolara yükseldi. Büyümenin en istikrarlı ve en büyük motoru tarım sektörü ile hane halkı tüketimindeki dirençli artış oldu. Yüksek enflasyon ortamında tüketicilerin "fiyatlar daha da artmadan alım yapma" eğilimi (öne çekilen talep), iç piyasadaki ticari canlılığı sürekli olarak yüksek tuttu. Türk ihracatçıları, geleneksel pazar olan Avrupa'daki durgunluk dönemlerinde Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika gibi alternatif pazarlara hızlıca yönelebilme esnekliği gösterdi. Turizm gelirlerindeki istikrarlı artış ve taşımacılık/lojistik sektörünün katkısı, net ihracatın büyümeye pozitif katkı sağladı...

Sanayiciler üretim kapasitelerini korumak ve artırmak adına makine ve teçhizat yatırımlarını arttırdı. Deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri ve büyük altyapı projeleri sayesinde inşaat sektörü, zincirleme olarak onlarca alt sektörü de büyüme yönünde tetikledi. Pandemi, küresel tedarik zinciri krizleri, jeopolitik gerilimler ve asrın deprem felaketine rağmen Türkiye'deki imalat sanayi ve özel sektör, üretim bantlarını durdurmayarak yüksek bir adaptasyon yeteneği sergiledi. Savunma sanayi Türkiye'nin ekonomik büyüme hızı ve Gayrisafi Yurt İçi Hasılası üzerinde doğrudan ve dolaylı olarak çok önemli bir paya sahiptir. Geçmiş yıllarda sadece bir "güvenlik ve harcama" kalemi olarak görülen bu sektör, günümüzde endüstriyel üretim, yüksek teknoloji ihracatı ve istihdam oluşturan ekonomik bir kalkınma motoru hâline geldi.

Ekonomik büyümenin en önemli bileşenlerinden biri dış ticarettir. Türk savunma ve havacılık sektörü, son yıllarda ihracat hacmini katlayarak büyütüyor. Sektörün toplam mal ihracatı içindeki payı son üç yılda reel olarak iki katına çıktı. Sektörün yıllık ihracatı 10 milyar dolar barajını yakalamış olup, her çeyrekte çift haneli büyüme oranlarıyla ülkeye net döviz girdisi sağlamakta ve cari açığı azaltarak büyümeyi desteklemektedir. Türkiye geçmişte savunma ihtiyaçlarının büyük kısmını ithal ederken, bugün yerlilik oranını %80'lerin üzerine çıkarmıştır. Bu dönüşüm: Paranın yurt içinde kalmasını sağlıyor (ithalat alt kalemlerini düşürüyor. Binlerce alt tedarikçi KOBİ'nin büyümesini ve istihdam sağlamasını tetikliyor.

Peki ülkenin büyüme hızından vatandaş nasıl istifade ediyor? Ekonomi büyüdükçe şirketler üretim kapasitelerini artırıyor yeni yatırım kararı alıyor. Bu durumda yeni istihdam alanları oluşuyor... Mevcut çalışanlar için daha iyi şartlarda iş değiştirme veya terfi etme imkânlarına kavuşuyor... Şirketlerin kârlılığı arttıkça, iş gücüne olan talep de yükseliyor. Bakın temmuz ayında işsizlik oranı son 21 yılın en düşük seviyesine işte böyle geriledi...

Çalışanların reel ücretlerinde (enflasyondan arındırılmış maaşlarında) artış var. Kendi işini yapan esnaf, tüccar veya şirket sahibi vatandaşlar, piyasadaki canlılık sayesinde satışlarını ve kâr marjlarını artırır. Büyüyen bir ekonomide devletin vergi gelirleri artar. Hükûmet bu kaynakları yollar, köprüler, toplu taşıma, hızlı trenler ve havalimanları gibi altyapı projelerine harcar. Vatandaş devlet okullarında ve hastanelerinde daha modern, teknolojik ve kaliteli hizmetlerden ücretsiz ya da düşük ücretlerle yararlanır. Ekonomik pastanın büyümesi, devletin bütçesinden dar gelirli ailelere, engellilere ve yaşlılara ayırdığı payı artırır. Halk daha kaliteli gıdaya, teknolojik ürünlere, beyaz eşyaya ve otomobile daha kolay erişir. Geliri ihtiyacından fazla artan bireyler ev, arsa alma veya borsada birikim yapma gibi finansal güvencelere sahip olur.

SONUÇ: Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar Türkiye’nin ekonomik büyüme hızı üzerinde doğrudan ve son derece güçlü bir etkiye sahiptir. Ekonomik büyümeyi hızlandırır. Politika faizini düşürdüğünde, ticari ve bireysel kredi faizleri de geriler. Ucuz krediye erişim kolaylaşınca şirketler yatırımlarını artırır, tüketiciler ise harcamalarını öne çeker. Bu durum ekonomik büyümeyi hızlandırır.

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.