Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Sıcak paraya set, fabrikaya davet!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türkiye'nin beş yıllık kredi risk primi (CDS), 217 baz puana gerileyerek son 6,5 ayın en düşük seviyeyi gördü. Finansal piyasaların yakından takip ettiği bu veri, bir ülkenin ya da kuruluşun borcunu geri ödeyememe riskine karşı sağlanan korumanın maliyetini gösteriyor. Yatırımcılar bu göstergeyi, borçlunun kredi riskini değerlendirirken önemli ölçütlerden biri olarak kullanıyor. Merkez Bankası'nın yüksek faiz politikası ve bu sayede Türk tahvillerinin yabancı yatırımcı için cazip hâle gelmesi, risk priminin gerilemesindeki en büyük lokomotiflerden biri oldu... Ama burada kritik bir viraj var. Merkez Bankası faiz indirimine başladığı anda, yabancılar banka hisseleriyle tahvil pozisyonlarını koruyacak mı? Büyük ihtimalle hayır, satış yaparak getirdiklerin dolarları alıp gidecekler...

İşte tam bu noktada Hazine ve Maliye Bakanlığı düğmeye bastı. Ağustos 2026 ortası itibarıyla Türkiye'deki toplam carry trade pozisyonlarının büyüklüğü 62,4 milyar dolar seviyesine ulaşınca vergi silahı çekildi. Kısa vadeli arbitraj (risksiz kazanç) yüksek getiri amacıyla para piyasası fonlarında toplanan "sıcak parayı" üretken ve kalıcı yatırımlara yönlendirmek için "sopayı vurup, havucu doğrudan yatırıma sunma" stratejisini uygulama kararı aldı. Para piyasası fonlarına (özellikle tahvillere) yönelen "sıcak para"dan vergi alınacak. Yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettikleri kazançlara yüzde 10 stopaj uygulanacak. Maliye, özellikle vergi (stopaj) avantajından yararlanarak kısa vadeli para piyasası fonlarında (repo, mevduat) yoğunlaşan yerli ve yabancı kurumsal sermayeyi kısıtlamayı planlıyor. Yönetimin bu düzenlemedeki temel amacı doğrudan yüksek bir bütçe geliri sağlamaktan ziyade, kısa vadeli sermaye hareketlerini frenlemek ve bu kaynağı uzun vadeli, üretken yatırımlara yönlendirmek... Biliyorsunuz kısa bir süre önce ülkemize yeni giren sermayeyi fabrikaya, üretime ve teknolojiye yönlendirmek için "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" kapsamında tarihî teşvikler yasalaşmıştı... Şartları sağlayan yabancı bireysel yatırımcıların yurt dışı kaynaklı gelirlerine 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlandı.

Küresel şirketlerin operasyonel merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını sağlamak amacıyla İstanbul finans merkezi (İFM) içinde elde edilen kazançlara 2047 yılına kadar %100 kazanç indirimi (vergi muafiyeti) var... İFM dışındaki kurumlara bile transit ticaretten elde ettikleri kazançlarda %95 vergi indirimi sunulurken, yazılım ve oyun gibi yüksek katma değerli hizmet ihracatlarında vergi oranı %0'a kadar düşürüldü. Doğrudan Yatırımlar Kanunu'na eklenen maddelerle, Türkiye'de doğrudan fabrika veya tesis yatırımı yapan yabancı sermayeli şirketlere AR-GE ve yönetim operasyonlarını fonlayabilmeleri için özel altyapı ve teşvik hakları tanımlandı. Yurt dışındaki kalıcı sermayenin Türkiye'ye kayıpsız transferi için düşük vergi oranlı ve inceleme muafiyeti sunan yeni bir varlık barışı mekanizması yürürlüğe girdi...

SONUÇ: Maliye, bu adımlarla paranın likit fonlarda gecelik faiz peşinde koşmasını zorlaştırırken; reel sektöre, transit ticarete ve kalıcı istihdam sağlayan fabrikalara girmesini teşvik ederek kalıcı yatırıma dönüşmesini amaçlıyor.

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.