ABD’nin küresel patron olduğu sistemin yeniden güncellenmesi, lokal savaşları önayak olarak devreye soktu. Çünkü arka planda ikmal yolları, ticaret hatları ve doğal zenginliklerin kontrolünün kimin elinde olacağı sorusu masadadır.
Rusya-Ukrayna savaşı…
Bu süreci belki en başından itibaren büyük hesaplaşmanın ayak sesleri olarak yorumladım.
Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ukrayna’ya müdahale ettiğinde dillendirdiği sözü hatırlatmak isterim: “Başka yol yok idi...”
Konuları hukuki boyutta değerlendirmek belki eski sistem için geçerliydi. Fakat eski sistem çöküyor ve kartlar yeniden dağıtılıyor.
Böyle bir durumda masaya kurucu unsur olarak çıkmak isteyenlerin lokal savaşların içinde başaktör olduklarını gördük.
Putin “başka yol yok idi” derken sanırım aslında bir mesaj veriyordu.
Küresel sistemin yeniden şekillenmesi herkesi, her gemiyi dalgalara muhatap etti. Bu süreç, tsunami etkisiyle karşımıza çıktı. Ya büyük dalgaların altında yok olur ya da dalganın seyrine göre hareket edersin.
“Başka yol yoktur” mantığı böyle bir gerekçeye dayanıyor.
ABD küresel aktör. Onun elinden alınmak istenen bir sistem karşısında nasıl davranmalıydı?
Siyasi tarih okuması ile yorumlarsak, dünyada son 200 yılda çöken devletlerin tarihini boşuna hatırlatmıyorum.
ABD ve derin Amerika sanırım olaylara, bu geri plandaki tarih okumaları yaparak hareket ediyor. Manzaraya bakıyor ve süreci kimlerle yürütebileceğine karar veriyor.
Rusya ve Türkiye konusuna bakış açısını da bu bağlamda yorumlamak gerekiyor.
Avrupa tercih yapmak zorunda…
Avrupa’yı yoran ve yormaya devam eden bakış açısıyla ABD, aslında terbiye yöntemini devreye sokuyor. Rusya ile Avrupa’yı terbiye etme yolunda.
Rusya’nın İngiltere üzerinden beyanlarını, ABD-Rusya ilişkileri paralelinde tekrar gözden geçirelim.
ABD’ye kafa tutan İngiliz aklını unutmuyoruz. Kanada ile ABD gerilimini aslında ABD-İngiltere gerilimi olarak görüyoruz.
Tabii bu durumda, Ukrayna ile sistemsel değişimi yürütmeye çalışan İngiltere ile bunu bozmaya çalışan ABD arasındaki sıcak gerilimin kapıda olduğu da açıktır.
ABD Başkanı, Rusya Devlet Başkanı ile doğrudan ilişkisi üzerinden sistemsel değişime şekil veriyor. Rusya eliyle İngiltere’yi de hedefe koyuyor.
Ne de olsa kadim iki düşman! Ve hiç bitmeyen rekabet… Rusya ve İngiltere üzerinden bakıldığında, Rusya’nın tarih hafızasında İngilizlerin yaptıkları unutulmadı.
Fakat Rusya içindeki siyonist ekipleri de göz ardı etmemek lazım. Bu ekiplerin her buhranda nasıl süreci kullandıklarını tarih unutmadı. Sanırım derin Rusya da bunun farkındadır.
Türkiye ve yeni hedefleri…
Bu büyük hesaplaşma olmadan Türkiye ve çevresindeki değişimleri iyi okumamız lazım.
ABD’nin küresel hesaplaşma sürecinde bölgedeki önemli aktörü ciddiye alması, aslında kendisi açısından önem taşıyor. Yani Türkiye dışında 1000 yıldır bulunduğu coğrafyada istikrar ve refah oluşturan ikinci bir yapı olmadı.
Terör örgütleri ile bu coğrafyayı kan gölüne dönüştürenlerin gayesi açık idi: İsrail’i beslemek, ticaret yollarını kontrol etmek ve Türklerin yükselişini engellemek...
İslam medeniyetinin gerçek kodlarının bilinmesine siper olmak…
Tüm bunlar, bugüne kadar tam 200 yıl boyunca küresel sistemin patronları tarafından tasarlandı.
Şimdi yeniden büyük hesaplaşma kapıda.
Bu durumda ABD’nin tercih ve hesaplarının yeniden şekillenme sürecinin esas unsuru olarak karşımızda duruyor.
Büyük hesaplaşma olmadan arka planı düzenlemek ve bu düzenlemede ittifakları belirlemek ABD için hayatidir.
Fakat sessiz Çin ve tarafını ondan yana belirleyen İngiltere… Ayrıca siyonist sermayenin ne yaptığına iyi bakmak lazım.
Büyük hesaplaşma ve ağır hesaplaşma sürecinde tüm eski ezberleri unutun. Çünkü bazı düşmanları yan yana, bazı dostları karşı karşıya görebiliriz...

