Kaydet
a- | +A

En kötüsü insanın bozulması. İnsan bozuldu. Hem de inanılmaz çapta.

Eskiden istenmeyen, beğenilmeyen davranışları cahil kimseler yapar bilinirdi.

O yüzden insanlar, avam olanlarla beyler, efendiler, beyefendiler gibi, sınıflara ayrılırdı. Şimdi, fenalıklar, aydın olması gerekenlerden sadır oluyor. Onların koca koca diplomaları var. Ağızları müthiş laf yapar. Büyük hünerle yalan söylerler.

Günahlarını kabul etmeyecek kadar da alçaktırlar.

Acaba başka memleketlerde de gazeteler, televizyonlar, bizdeki gibi yolsuzluk dosyaları ile mi çalkalanıyor?

İhtimal vermiyoruz.

Devletin kendine dayanak saydığı kurumları bizzat başındaki kimseler soyup soğana çeviriyor.

Bir makam, bir yetki birine verilmeye görsün; oraya büyük ümidlerle gelenler, bir zaman sonra gırtlağına kadar yolsuzluklara batıyorlar. Haksız kazançlar, haksız zenginleşmelerle alıp başını gidiyor. Kendilerini gizlemek için de birtakım maskeler kullanıyorlar. Olmadık zulümler işliyorlar.

Vicdan, böyleleri ile her türlü münasebetini kesmiştir.

Ahiret kaygısına tamamen yabancılaşmışlar. Ne Allah''tan korkuyorlar, ne kuldan utanıyorlar. Bu sebeple her şeyi mubah görmekte ve çalıp çırpmayı gayet olağan saymaktalar. Hatta göz açıklık addediyorlar.

Kim?

Bir kısım makam ve yetki sahibi sözde seçkinler. İşledikleri, tepeden tırnağa insan haysiyetine aykırı ama yüzleri asla kızarmıyor. Onlar, tüyü bitmemiş yetimin hakkına tenezzül ediyor, onlar, fakir-fukaranın hakkını yiyor, onlar, türlü ahlaksızlıklar işliyorlar.

En sağlam sanılan kurumlar, dernekler, ocakların en sağlam bilinen yöneticileri çürümüşlüğün dehşet verici örneklerini sergilemekteler.

Her şey, ben merkezli olmuş. Bencillik almış başını gidiyor.

Bütün bunların hesabını kim verecek?

Suçlu sadece menfaatçi şu vali mi, o genel müdürler mi? Yoksa cemiyet, topyekûn mu suçlu?

Sistem mi suçlu?

Suçlu kim?

İnsan bozulunca her şey bozuluyor.

Bu bozulmada eğitimin ağır kusuru muhakkak, ailenin payı muhakkak.

Lakin bir de mes''elenin ceza tarafı var.

Hangi yolsuzluğu yapan hangi rezil, bihakkın ceza alıyor, veya verilen cezayı çekiyor?

Cezaevleri dershane olmuş.

Bozukluk sadece Bursa eski valisi ile THK ve Kızılay''da değil.

Ahlakî çöküntü inkâr edilemez boyutlarda..

O halde...

Hadiseyi kökten ele almak gerekir.

Herkesin üzerinde mutabık kalacağı bir ölçü artık mevcut değil.

Ölçü kayboldu.

Ölçü kaybolunca da bozulma başladı. Türkiye''nin temel mes''elesi bu bozulmanın önüne geçmektir... Ancak işi zor. "İslam ahlakı" dediğinizde "ya laiklik?" diye soruluyorsa orada işler çıkmazda, hayat felaketlerle doludur.

İnsan bozulmasından büyük felaket olmaz.