Bir kere gönüller kırıldı, gerçek niyetler anlaşıldı. Bundan sonra DSP-MHP-ANAP Hükümeti çok zor. Olmaz değil; zor. Belki MHP idarecileri Cumhurbaşkanının da ricasından geçemeyerek istemeye istemeye bu talebe "peki" diyecekler ama o bile şüpheli.
Ecevit''ler, MHP''nin itibarına hafife alınamaz darbeler indirme teşebbüsünde bulundular. "Bunlar, bir ân için fevrî olarak yapılmış konuşmalardır" dense bile -ki öyle değil- müteakip günlerde sözler katmerlenerek tekrarlanmış ve Ecevit, altını çize çize MHP''nin Hükümet kurma gündemlerinden düştüğünü açıklamıştır.
Peki ne oldu da müstakbel ortağını sabıkalı, gayri meşru ve gündem dışı ilân eden bir parti başkanı, önceki kararlılığından vaz geçer gibi yapıyor? Üstelik aynı lider, daha evvel özür dileme şartını dahi reddetmekteydi... Bu karar değişikliğinde şüphesiz ki kendinden yaşça küçük Mesut Yılmaz''ın verdiği nasihatlerle Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in sitemlerinin ve "şimdi sırası mıydı?" vari kınamaların payı vardır. Asıl etkense daha farklı...
Rahşan Ecevit''in Bülent Ecevit ruhsatlı "çocukları gençleri silahlandırıp çok can aldılar" ateşten sözleri üzerine MHP''nin tepki koymasından dolayı DSP''de rahatsızlık meydana gelmiştir. Hükümet olma arefesindeki bu sözlerle gelişen menfilikler DSP''de iktidar sendromuna yol açmıştır... Kimse ile istişare edilmeden çıkan bu sürpriz, DSP''nin geleceği için tehlikelidir. Bülent Ecevit''in hayatına kronolojik olarak bakıldığında iki husus göze çarpmakta; ya işleri yarım bırakıp gitmiş veya hadiseler karşısında zikzaklar çizmiştir. Bu koalisyona soğuk su dökmesi de o zikzak huyunun psikolojik bir dışa vurumudur.
Eğer; DSP yersiz bir lider hatası ile iktidar nimetini kaçırırsa bu sonuç, partide önce kalkışma sonra da kısmî bir dağılmaya yol açabilir. Demokratik Sol Parti''de nasyonal sosyalistlere özgü katı disiplin olsa da bazı isyankârlar çıkacaktır. Siz onlara "cesurlar" da diyebilirsiniz... Bunların gideceği yer, Ecevit''in korktuğu mekândır. DSP''de doğacak bir çatlak CHP''nin işine yarar. İhtiyar kurt bunun farkında.
Eşi ile beraber yaptıkları gafın da. Ancak karşısına çıkartılan şart da bire bir ikrar edildiğinde son derecede zorlayıcı olacak. Ömrü politik labirentlerde geçmiş birinden bir derviş ahlakı ile "evet hata ettik, bühtan eyledik, bir suizan oldu sadece siz değil bütün MHP camiası hakkınızı helal ediniz" demesi beklenemez. Bundan dolayı bir yandan özür farz edilmesi için cümlelere kırk perende attırılacak sözler ediyor, öbür taraftan da haklı olduklarını ısrardan vaz geçmiyor. "Evet geçmişe saplanmayalım ama geçmişi de unutmayalım, bu sözler MHP''nin bugünkü değerli yöneticilerine değil dünkülere idi" vs. gibi beyanlar. Dünküler kimler? Alparslan Türkeşler, komünistlerin şehîd ettiği Gün Sazaklar, Recep Haşatlılar mı?
Üstelik satır araları da ayrıca rahatsız edici. Bugünküler "değerli" ya dünküler; onlar değersiz mi, bugün dünkülere borçlu değil mi?
Bu da güzel değil... Baba veya ağabey aşağılanarak evlatla barış olmaz!.. Bir şey uzatılıyor ama galiba zeytin dalı değil; çalı dikeni. Bu üslup ve zikzak MHP''ye oy vermiş kitleyi rahatsız etmiştir. Bize ulaşan tepkiler MHP genel merkezine de gidiyorsa böyle bir koalisyon imkânsızdır.
MHP karargâhının baskılara dayanamayarak "evet" diyeceği kabul edilse bile zıdların buluşması olayını yaşayacağımız için bu hükümet yine yürüyemeyecektir... Ayrıca; daha sonra bir sualin cevabı da verilemez: -MHP 35 yıllık siyasî hayatında ilk defa Başbakan çıkartacaktı; MHP-ANAP-DYP iktidarı ile Başbakan olmak varken bu fırsatı niçin DSP''ye kaptırdınız?
Her ne olursa olsun. Tavanda bunlar cereyan ederken tabanda millet perişan. İnsanlar ya yarı işsiz ya tam işsiz. Maaşlar yetmiyor. Alınan paralar güneş gören kar gibi iki günde eriyor. İnsanlar işten çıkartılıyor. İnsanlar iş bulamıyor.
Halbuki, maziye sünger çekilmişti, bir Hükûmet kurulacaktı. Ecevitler direnince zaman boşa harcandı... Türkiye''yi sevenler artık gerçekleri fark ederek ona göre adım atmalılar. Kurulsa da yürümeyerek altı ay sonra dağılacak bir Hükümet inşa etmek yerine enerjiler kalıcı ve uzun süreli iktidarlar için harcanmalı.
Milletde dayanacak mecal kalmadı. Lütfen sırça köşklerden inerek vatandaşa kulak veriniz. Ağlarsınız...

