Kaydet
a- | +A

Ecevitlerin ağır hakareti üzerine MHP gerekeni yapmıştır. Randevu talebini redde fevkalade haklılar.

DSP nazikçe özür dileyebilirdi. Böyle yapılmamış; Bülent Ecevit, husumetleri kaşırcasına eski defterleri karıştırmaya başlamıştır. Halbuki o defterler açıldığında en fazla kendisi mahcup olacaktır. Dev-Sol, TİKKO gibi birçok gayri kanuni kuruluş varlıklarını 27 Mayıs Anayasası ile zamanın iktidarlarına borçludur.

Anlaşılan MHP yönetiminin alçakgönüllü davranışı DSP''de suçluluk psikolojisi şeklinde anlaşıldı. Ne demek "içine sindirememek?"

Ecevit, olur olmaz yerde bu lafı ediyor. Güya DSP''liler MHP ile ortak hükûmet kurmayı içlerine sindiremiyorlarmış!.. O halde neden randevu talebinde bulundunuz? Bu bir çelişki değil mi? Ya ilk beyanınızda veya talebinizde samimi değilsiniz...

Sevgili Peygamberimiz "vaki olanda hayır vardır" buyuruyorlar. Gelişme hayırlı olmuş; MHP bir azınlığı iktidara taşıma ve onun icraatlarına ortak olma vebalinden kurtulmuştur. Bu sebeple bundan sonra taviz verilmemeli.

Maruz kalınan itham, yenir yutulur cinsten değildir. Muhatabın MHP değil de ülkücüler olduğu şeklindeki açıklama ise meşhur deyişi ile özrün kabahatten büyük olmasıdır.

Bülent Ecevit''e hükûmet kurmadan sarfınazar etme cesaretini DYP ile görüşmelerde ortaya çıkan ihtimallerin verdiğine dair yazılı basında haberler okunuyor. Bunun bir tahminden öte değeri olmamasını temenni ederiz.

Ama... MHP''nin reddettiği DSP''yi DYP iktidar yaparak başbakanlığı Bülent Ecevit''e ikram ederse bu hareket, DYP''yi bitirir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Böyle bir karar, DYP için tarihî hata olur. O zaman Mehmet Gölhan "bu partiyi ben kurdum" dediği gibi "ben batırdım" da diyebilir. Tekrarlamakta fayda var: Bülent Ecevit, 1980''den önceki Başbakanlıklarında serapa başarısızdır. O günleri yaşayan her aklı başında insan bunu kabul ve teslim eder. 28 Şubat''tan sonraki ANASOL-D iktidarında ise bu milletin millî değerlerini tarumar etmiştir. Şu kadarını söyleyelim ki Turgut Özal''la kazanılan fikir hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti gibi imkânlar bu devirde ve özellikle DSP''li Ecevit güdümündeki bakanların tasarrufları ile büyük ölçüde geri alınmıştır.

DSP kadrolaşmadan bahsediyor. Herkes kadrolaşmadan bahsedebilse de bu konudaki müseccel sabıkasından dolayı Ecevitlerin partisinin böyle bir iddiayı ağzına almaması gerekir. Bunları en iyi bilmesi gerekenlerden biri de DYP genel başkan yardımcısı Mehmet Gölhan''dır. Bildiği halde niçin bir DSP-ANAP-DYP koalisyonu için kapı aralamaktan söz etmektedir? O bu sözü ederken DYP''nin sağduyulu vatanseverleri ile gençleri nerede? Yakışanı bir azınlığı çoğunluğun önüne geçirmek değildir. Yakışanı MHP-ANAP-DYP iktidarıdır.

Niçin böyle bir formül için kafa yorulmaz da şaibeli söylentilere zemin hazırlanılır? Yoksa DSP genel başkanına Başbakanlık yakıştırılırken bu şeref, MHP''ye çok mu görülüyor? Bu formülde FP''nin dışarıdan desdek olması gerçekçilik açısından isabet olur. Şahısların değil, fikirlerin iktidarı hedef olmalı.

Böylece milliyetçi cephe tartışmalarına da meydan verilmez Çiller ve Yılmaz''ın kabinede olup olmaması ise talî bahistir. Bu itibarla bu partilerin birbirleri ile derhal temas kurarak sür''atle hükûmet olmaları lazım. Milyonlar bunu istiyor. Bu yöndeki ilk meyve de Sadi Somuncuoğlu''nun TBMM Başkanlığına getirilmesi olacaktır.

DSP''ye gelince; bu partide genel başkanın gençleşmesi lazım....

Karı-koca kafa kafaya verip bir iktidarı kaçırdılar. Böyle bir netice bir partimizde sorgulanmazsa demokrasimiz adına kusur olur...