Kaydet
a- | +A

İstanbul, Türkiye''nin kalbi. Bütün Türkiye''ye kan buradan pompalanıyor. Hayat unsuru kan, Türkiye''ye ulaşım yolları ile varıyor. İstanbul''un ulaşım imkânı oldukça zengin: Karayolu Denizyolu Demiryolu Havayolu... Bunlar bir de kendi içinde çeşitleniyor... Karayolu trafiği, otobüsten, hususî vasıtaya, traktöre kadar gidiyor. Denizyolu, eskilerle yenileri buluşturuyor. Şirket-i Hayriyye''nin devamı aheste şehir işletmeleri vapurları ile, Deniz otobüsleri ve hızlı feribotlar. İki yaka arasında sefer yapan dünkü İstanbul''dan yâdigâr bol bağırtılı bıçkın motorları da unutmamak lâzım. İstanbul, demiryolu trafiğinde de keza en eski ile en yeniyi buluşturma garipliğini başarmış bir şehir. Karatren, mavi tren, banliyö treni ve hafif raylı sistem... Havayolu trafiği, THY, özel havayolu şirketleri ve helikopter ulaşımı diye ayrılıyor. Bunlar bildiğiniz, ondan da öte yaşadığınız, hayatınızın birer parçası olan gerçekler. Mesela isteyen, bu listeye Belediye otobüslerini, halk otobüslerini, kaportalarında değme filozoflara taş çıkartacak laflar yazılı minibüslerle, durak isimleri "taksi" kelimesinde fena bulmuş taksileri, hatta yavaş yavaş ikinci dönüşlerini yaşayan dolmuşları da ilave edebilir.. Ulaşım çeşidinin ismi ister karayolu olsun, ister deniz, isterse ötekiler. Bunların hepsinin en nihayet bağlı bulunduğu köprü gişe, liman, hava meydanı, gümrük çıkışı var. Onlar da enikonu ya devletin insafında veya belediyenin. Evet; belki hiçbiri ücretsiz olamaz. Bu tâ Deli Dumrul''dan beri böyle. Dahası Osmanlı''da Galata köprüsünden veya o devirdeki adı ile Mecidiye Köprüsü''nden yaya geçişi de paralı imiş... Dünyanın her yanında da köprüden, çevre yolundan vs. para alınır. Doğru. Ama makul ölçülerde. Hareketliliğe, ekonomiye, seyahat hürriyetine zarar vermeyecek şekilde. Bizde ise vurunca öldürülüyor. Ecevit Kabinesi''nin en çarpıcı icraatı zam. Zaten petrol ürünlerine yapılan zamlarla vatandaş iki büklüm iken şimdi bir de köprü ile çevre yolu pahalılandırıldı. Hızlı feribotlar zaten ateş pahası. İDO vergi rekortmenliğine mi niyetli her ne ise korkunç pahalı. Sözün nereye varacağını anladınız... Bu petrol zamları, köprü ve çevre yolu paraları ile İstanbul''la Türkiye''nin ticari, iktisadi ve sosyal bağları giderek zedeleniyor. En azından arzu edilen seviyede değil. Bir kere daha yazalım; şu köprü gişeleri bugünkü yerlerinde kaldıkça ücretsiz olsa ülke ekonomisi daha kârlı olur.

Otomobillerin sırada beklerken harcadıkları yakıt, biletle elde edilen gelirden daha fazla.

Üstelik son zamlarda bir de zamanlama yanlışlığı ve anlayışsızlık var. Zelzele Marmara Bölgesi''nde olmuşken ve insanlar burada gerek kendi arabaları ve gerekse diğer imkânlarla oradan oraya koştururken bu mecburiyetin hemen faydaya çevrilmesine "fırsatçılık" denmez de ne denir? Halbuki beklenen bu muydu?

Marmara Bölgesi''nde bazı nakil vasıtaları, bazı köprüler, gişeler... ücretsiz olabilirdi, bir kısım imkânlar -hiç olmazsa birkaç ay- yarı yarıya tenzilatla çalışabilirdi. Yani... "amme hizmeti" denen keyfiyet hatırlanırdı. Şimdiyse Hükümet bir taraftan, İDO, diğer taraftan vatandaşı olduğu yere mahkûm etmeye çalışıyor. Lütfen yol kesmeyiniz!.. İstanbul''da kesilen yollar Türkiye''de hayatı durdurur.