Biliyorsunuz kapitalist sistemde her şey para... Ne yazık ki artık "Bana fiyatını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" anlayışı geçerli olmakta. Son günlerde futbolcu transfer ücretleri medyada yayınlanıp duruyor. Bizim de gözlerimiz faltaşı gibi açılıyor. Medya gülleri şarkıcıların, oyuncuların, göbekçilerin kazançları zaten malumunuz... Telaffuz edilen milyarlar değil, trilyonlar. Biz, değerlerinin parayla ölçülmesinden sıkılan yazarlar, öğretmenler, doktorlar, bilim adamları, hakimler, savcılar, polisler yani toplumun bel kemiği emekçiler, ne kadar ucuz bir tarifeyle çalışmaktayız, anlayın! Siz çocuklarının ille doktor, mühendis, öğretmen olması için çırpınan ebeveynler, hâlâ annenizin margarinini kulllanmakta ısrarlı mısınız?
* * * Galiba Türkiye topyekûn Galatasaray''lı oldu. Galatasaray coşkusu bütün hararetiyle devam ediyor. Her toplantı sonunda söylenmesi adet olan Onuncu Yıl Marşı''nın ardından Galatasaray marşının da söylenmesi (Bu arada Cimbom diye haykırıp zıplanması) yaygınlaştı. Diğer takımların artık adı sanı duyulmuyor. Derken, milli kahraman olarak omuzlarda taşınan Fatih Terim, birdenbire takımını bırakıp İtalya''nın Fiorentina takımıyla mukavele yapıyor. Her an, her kanalda günün adamı... Futbolla alakam olmadığı için medyanın olanca desteğine bakılırsa buna sevinmek mi gerekiyor, bilemiyorum. Terim, kendisiyle yapılan bir röportajda "Türk halkı bizimle beraber olacaktır, dualarını üstümüzden eksik etmesin" gibilerden bir şey söylüyor. İyi de... muhtemel bir Fiorentina-Galatasaray maçında yeni takımının kazanması için mi ona dua edip destek vereceğiz? Doğrusu Türkçesini anlayamıyorum. Anlayan varsa, beri gelsin, bana İtalyancasını açıklasın! * * * Şehir Tiyatroları Genel Yayın Yönetmeni Kenan Işık, bağlı bulunduğu Kültür Bakanlığı''ndan izin almadan bir TV kanalında takdim ettiği yarışma programı yüzünden üç aylık maaş kesintisi cezasına çarptırılmış. Bunun üzerine fena halde içerleyen Işık, emekliliğini istemiş. Geçen akşam, bir başka TV kanalında, Fatih Altaylı''nın yönettiği programda yarı ağlamaklı, bir güzel içini döktü. Altaylı''yı da arkasına alarak kendini savundu. İyi de. Yıllardır devlet dairelerinde yönetimlerin ideolojik tutumları, çıkar odaklarının gazabı yüzünden nice değerli insanlar haksızlıklara, sürgünlere ve hak etmedikleri muamelelere maruz kaldılar. İçin için kahroldular. Onların bir TV programına çıkıp da dertlerini anlatma, kendilerini savunma şansları hiç olmadı. Genel Sanat Yönetmenliği gibi ağır bir görevi varken TV programı sunmağa kalkıp şimşekleri üstüne çeken Işık, yine de şanslıymış; teselliyi burada bulsun, üzülmesin derim. Haksız mıyım?
Dış Politika ve Silahlı Kuvvetler Doç. Dr. Osman Metin Öztürk''ün, Silahlı Kuvvetlerin ve askerlerin ulusal iç ve dış politikadaki konum ve işlevlerine açıklık getiren yazılarını bir araya getirdiği bu kitap Tubitay Yayınları arasında çıktı. (İsteme Adresi: Şehit Adem Yavuz Sok. 3/7 Kızılay/Ankara)

