Kaydet
a- | +A

İstanbul''la ilgili sorunlar ve yakınmalar bitmediği için yazılarımda zaman zaman bu şehirle ilgili tesbit ve düşüncelerime yer veriyorum. Tabii bunda bana mesajlar gönderen, bu konuda daha sıklıkla yazmamı isteyen okuyucularımın da katkısı büyük. Ayağına hizmet götürülmeyince Anadolu insanı, fırsatlar yakalayabilirim, karnımı doyurabilirim düşüncesiyle tasını tarağını toplayarak İstanbul''a göç etti. Hoş geldiler, safa geldiler ama şehir bunca kalabalığı kaldıramıyor. Elbise bedene dar geliyor. Üstelik, gelenler ortak bir şehir kültürüne uyma ve vatandaşlık bilinci edinme konularında hiçbir gayret göstermiyor. Herkes köyünü, kasabasını buraya taşıyor, köy ve kasaba yaşantısını burada devam ettiriyor. Ne yapılırsa yapılsın İstanbul gittikçe bir mega-köy olmaktan kurtulamıyor. Bu durum şehrin yerli halkını çok rahatsız ediyor. Bir kısmı soluğu banliyölere çekilmekte alıyor. Kalanlar ya kabuklarına çekilip eski İstanbul hülyalarına dalıyorlar, ya da gerekli tedbirlerin alınması yolunda mücadeleye girişiyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi''nce tarafıma yollanan "İstanbul Bülteni"ni inceledim. İstanbul''un çözülemeyecek hiçbir sorunu olmadığını belirten Büyük Şehir Belediye Başkanı, başta Güvenli, Hızlı Ekonomik Ulaşım, Kara ve Deniz Yollarında İyileştirme, Tarihi Doku Projeleri, Doğal Doku Projeleri, Yerel Kentsel Tarım Projeleri, Uzun Vadeli Projeler ana başlıkları altında 500 Mega Proje başlattıklarını söylüyor. Haydi, hayırlısı! Eskiye nazaran birçok konuda iyileştirme var ama yine de vatandaş olarak İstanbul gibi anlamlı ve güzel bir şehirde yaşamanın keyfini sürmemiz mümkün olmuyor. İnsanlarda hâlâ vahşi bir ormanda yaşıyormuş ürküntüsü sürüp gidiyor. Her an her yerde bir çelişki, rahatsızlık ve saygısızlık... Gördüğüm kadarıyla vatandaşlarla belediyeler arasında istenilir düzeyde bir iletişim kurulamamış. Sivil toplum örgütlenmeleri ve dayanışması zayıf. Ben şahsen sade bir vatandaş olarak birtakım rahatsızlıklara Etiler gibi şehrin gözde semtlerinden birinde şahit oluyorum. Levent''le birlikte Etiler de bar, gece kulübü, restoran ve meyhanelerle gitikçe dolup taşıyor. Trafik keşmekeş içinde, düzenlemeler yetersiz. O görkemli alışveriş merkezi Akmerkez''in önünden karşıya geçmek bile mesele... Kaldırımlar bozuk ve anormal bir biçimde yüksek... Duraklar vatandaşın ihtiyacına cevap verebilecek bir biçimde konumlandırılmamış. Sokak aralarındaki yaya geçitleri bile araba işgali altında. Park sorunları yaşanmasına sebep olan kebapçılar bir de rahatsız edici reklam panolarıyla çevreyi kirletiyorlar. Umulmadık köşeleri parsellemiş satıcıların, köftecilerin görünümleri Sirkeci manzaralarını hatırlatıyor. Ana caddedeki tabelalarda Türkçe bir isim ara ki bulasın... Gel de böylesi bir ortamda rahatsızlık duymadan yaşa... Birbirinden lüks mağazalar ardarda açılıyor ama yanı başlarında alaturka çarpıklıklar... Birçok şey şehir kültürüyle ve insana saygıyla bağdaşmıyor.

Narin sitesi durağı Çevre sakinlerinin ortak ricasını ilgililere duyuruyorum. Narin Sitesi durağının düzenlenmesi programa alındığı halde iki senedir sürüncemede bırakılıyormuş. Yapılan bütün müracaatlar neticesiz kalıyormuş. Bu ihmal nedendir, kimse anlayamıyor. Çevrede birkaç kişi bir araya geldi mi, ilk konuşulan konu bu oluyor. Benden söylemesi...