Bugünlerde içiniz içinize sığmıyor mu? Sınırlarınızı zorlayan farklı iç gerilimler mi yaşıyorsunuz?
Bahardandır deyip geçmeyin.
Baharın elbette insanın kanını kaynatan, coşkuları kamçılayan etkisi var. Bunu kimse inkar edemez.
İyi de, bu kabaran öfkeler, bu sabırsızlık halleri, başka şeyler yapmak, başka yerlere gitmek arzuları da neyin nesi? Sadece bahardan mı?
Değil elbette.
Kainat müthiş olaylardan birini yaşıyor.
3 Mayıs günü Merkür,
Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Güneş ve Ay olmak üzere yedi gezegen bir hizaya geliyor. Astrologlar, bunların dünyaya çekim etkilerinin azlığı sebebiyle (daha çok Güneş tutulması gibi bir olay söz konusu olmadığı için)
korkulduğu gibi yer sarsıntılarına yol açmayacağını söylüyorlar. Öte yandan Deprem Dedemiz Işıkara da Büyükada Anadolu Kulübünde yaptığı bir konuşmada 5 Mayıs sendromuna kapılınmaması gerektiği hususunda
herkesi uyarıyor.
Ancak, astrologlar, farklı anlam ve özellikler taşıyan bu yedi gezegenin bir arada bulunmasının birleşik bir özellik ve yepyeni bir anlam oluşturacağı konusunda hemfikirler. Onlara göre maddi değer anlayışında büyük bir değişim süreci gerçekleşecek; dünya tarihinde yeni bir zaman başlayacak.
Hasılı, kainat bile kendine özgü kuralları ve olaylarıyla insanoğlunu değişime zorlayacak. Yine astrologların işaretlediği şekilde bireysel değişimler giderek toplumsal değişimlere yol açacak.
Hal böyleyken gelelim kırk yıldır aynı söylemleri tekrarlayarak: "Ben değişmedim...değişmem!" diye övünenlere... Üstelik bu tutumu bir erdem sanıp da, her saniye yenilenen dünyada kendilerini yenilemeye çalışanları küçümseyenlere...
Onlar, şimdi dinozor. Böyle isimlendiriliyorlar.
Gerçek dinozorlar işlevlerini tamamladıktan sonra kaderlerini kabullenip tarihe karıştılar ama bunlar, değişmeme inadı içinde donarak ve çevresindekileri de dondurmağa çalışarak tarihin seyrini engellemeğe çalışıyorlar.
Nereye baksanız köşe başlarında köşe taşı olarak kırk yıldır oturuyorlar. Kırk yıldır kendilerini tekrarlıyorlar. Taş üzerine taş koymuyorlar.
Ne yenileşmeye imkan tanıyorlar, ne insanın özünü ne yenileşme ihtiyacını anlıyorlar, ne yeni ufuklara pencere açıyorlar, ne de gençlere fırsat veriyorlar!
Bireyselleşmelere tahammül edemiyorlar, hala herkes "hiçkimse" olsun diye çaba gösteriyorlar.
Evet, dinozorlar hâlâ zamana direniyorlar.
Ama işte görün.
Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Güneş ve Ay bir araya gelip enerjilerini birleştirerek başta dinozorlar olmak üzere herkese "Değişin!.. Değişin!" diye mesaj gönderiyorlar...

