İnternet, e-mail, chat müptelası olmak, net market, web sitelerinde sörf yapmak, e-ticaret, multimedya, DVD player, digital kamera, web sayfası, web server, nickname, sanal söyleşi, faks-modem, monitor, internet saati, fastfood, show-land, show-room açmak, in olmak, out olmak, plaza, center vs... Dilistan''ın gümrük kapıları ardına kadar açılmış, kaleleri kuşatılmış; her gün yüzlerce yabancı kelime, terim, deyim akın akın girip yerleşiyor. Türkçe, küresel bir istilayla gündemden çıkıyor. Halk yabancı bir lisanla karşı karşıya; hiçbir şeyden anlamıyor. Hiçbir şeyden anlamayan bir halkı yönetmek ne kolay! Konfüçyüs''e malum olsun! Bir zamanlar dili yabancı kelimelerden kurtarmak için yerleşmiş kelimelere bile sırt çeviren; ihtiyaç yerine ''gereksinim''i,imkan yerine ''olanak''ı,cevap yerine ''yanıt''ı, hürriyet yerine ''özgürlük''ü yerleştirmek için kelle mücadelesi veren sen ey serv-i nazım, nerdesin? Şimdi hangi holding başındasın? Hangi medya kuruluşunun yöneticisisin? Hangi teras barda viskini yudumlamaktasın? Paper Moon''da mısın? Touchdown''da mısın? Getti''de misin? All Sports Cafe''de misin? Le Cigar''da mısın? Kemancı''da mısın? Şamata''da mı? Dedikodulu''da mı? Yoksa country''lerde tenis mi oynamaktasın?
Bowling''le stress mi atmaktasın? Fildişi kulene çekilip CD mi dinlemektesin, Entivi mi seyretmektesin? Nerdesin? Nerdesin ey serv-i nazım? Otuz yıl öncesinin söylemlerini hangi dille tekrarlamaktasın? MP3 Formatı, modemlerde son teknoloji, Proxy Server, Bios ayarlarıyla uğraşan; chat''la#la kafayı bulan gençlere Nazım dilinden şiirler mi okumaya çalışmaktasın? Ne oldu senin öz Türkçe sevdana? Dil sorumluluğuna? Türkçe, yok oluşa kanat açmış... Kaç kelime kaldı elinde? Halini kaç kelimeyle anlatmaktasın? Kaç?

