Dün bilgisayarın postasını açtığımda tatlı bir sürprizle karşılaştım. Geçenlerde bu sütunda kendilerine mektup yazdığım pilli bebeklerden cevap gelmişti! Bilinçli ve seçkin bir ana babanın ellerinde yetişen bu dünya güzeli bebeklerin duyarlı mektubu o kadar hoşuma gitti ki, bunu siz sevgili okuyucularımla paylaşmak istedim. Mektubu aynen alıyorum:
"Sevgili Sabahat Teyzeciğimiz, Bize yazmış olduğun mektubu annemiz kulağımıza okudu. Henüz çok küçük olduğumuz için bazı olayları tam anlayamıyoruz fakat hissediyoruz. Örneğin dünyaya gelişimizin Tanrı''nın kudretiyle olduğunu hissetmiş, altı buçuk aylık doğmamıza rağmen yaşama minicik ellerimizle sarılarak hayatta kalmayı başarmıştık. Dünyaya gelişimiz çok uzun bir yolculukla ve sıkıntılı oldu. İlk yaşam sınavımızı başarıyla verdiğimizi sanıyoruz. Türkiye''de doğma cesaretini anne ve babamız ile siz büyüklerimizden aldık. Sizlerin taşıdığı bayrağı biz, daha inançlı ve kararlı olarak ileri taşıyacağız. Biz uyurken gözlemlediğiniz mimiklerimiz, annemizin sese alışmamız için açık tuttuğu televizyon haberlerine göre değişiyor. Haksızlığı, adaletsizliği, çifte standardı ve en önemlisi sevgisizliği hissediyor ve onun için yüzümüzü buruşturuyoruz. Bu dünyaya geldiğimize göre belli ki Tanrı tarafından bize yüklenen bir görev var. İyi ve kötü her şeye göğüs germesini öğreneceğiz. Hiç kuşkunuz olmasın, annemiz ve babamız bizi, insanlara, vatana, doğaya sevgi ve saygı duyan inançlı insanlar olarak yetiştireceklerdir.
Saygılarımızla" Beyza ve Ceyda Acar
Benim sevgili pilli bebeklerimin sözlerinde duracaklarına, aileleri ve ülke için iftihar kaynağı olacaklarına inanıyorum. Bu inancım bütün bebekleri kapsıyor, ta İngiltere Başbakanı Tony Blair''in yeni doğan çocuğu Leo''ya kadar uzanıyor. Minik bebek daha şimdiden fotoğraflarından elde edilen gelirin kanser derneklerine yatırılmasıyla hayır işlerine başladı. Doğum izni kullanarak güç anlarında eşinin yanında olan Blair ise, şimdilerde bütün dünya kadınlarının takdirini kazanmış durumda... Gazetelerde uykusuz geceler geçirdiğini, yoğun ama mutlu olduğunu söyleyen Tony Blair''in, bebeğinin yanına uzanmış mutluluk fotoğrafını görünce duygulanmamak, iyimser düşüncelere kapılmamak elde değil. Eşine böylesine destek olan, ailesine böylesine sahip çıkan, yüreği yeni doğan bir çocuğun sevgisiyle ısınan ve genişleyen; sevgiyi böylesine saf ve sımsıcak bir ortamda yaşayan bir yöneticinin bundan sonraki tutumu daha insancıl, daha şefkatli olmaz mı? Böyle yöneticilerin arttığını düşünün. Dünya insanının kazancı ne olur? Şefkatli ve adaletli yönetimler... Yanılıyor muyum?.. Bütün bebeklere ve dünyaya umut tohumları serpen bebek sahibi anne babalara selam olsun diyorum!

