Akıllı insan, ölümü unutmadan yaşayan insandır. Ölümü düşünmek insanı karamsarlığa değil, doğruluğa götürür.
Gaflet; insanın dünya meşguliyetlerine dalarak Allahü teâlâyı ve âhireti unutmasıdır.
İnsan yalnız dünya işleriyle meşgul olup ölümü, hesabı ve Allahü teâlâya vereceği cevabı düşünmez hâle gelirse büyük bir gaflet içine düşer. Çünkü dünya hayatı çok kısa, âhiret hayatı ise sonsuzdur.
Bugün insanlar sabah erkenden kalkıyor, gece geç saatlere kadar çalışıyor, koşuyor, yoruluyor ve türlü sıkıntılar çekiyor. Fakat bütün bu telaş içinde çoğu zaman niçin yaratıldığını düşünmeye fırsat bulamıyor. İnsan; yalnız yemek, içmek, eğlenmek ve para kazanmak için yaratılmadı. Allahü teâlâya kulluk etmek ve O’nun rızasını kazanmak için yaratıldı.
Dünya işleri elbette yapılacaktır. İnsan çalışacak, ailesinin nafakasını kazanacak ve sorumluluklarını yerine getirecektir. Fakat bütün ömrü sadece dünya için geçirmek büyük bir kayıptır. Çünkü insanın kalbi, âhireti unutarak yalnız dünya ile huzur bulamaz. Dünya sevgisi arttıkça kalpte hırs, endişe ve tatminsizlik çoğalır. İnsan daha çok kazanmak ister fakat çoğu zaman iç huzurunu kaybeder. Hâlbuki gerçek huzur, dünya ve âhiret dengesini kurabilmektedir.
Gerçekten dünya çok aldatıcıdır. İnsan, sağlıklı iken ölümü uzak zanneder. Gençken yaşlanmayacağını düşünür. Elindeki nimetlerin hiç bitmeyeceğini sanır. Hâlbuki ölüm; genç, yaşlı demeden herkese gelecektir. Nice insanlar vardı ki dün bizimle konuşuyor, planlar yapıyor ve hayaller kuruyordu; bugün ise toprağın altındadır. Bu dünya ne zenginlere kaldı ne de güçlü insanlara. Her gelen, bir gün göçüp gitti.
Akıllı insan, ölümü unutmadan yaşayan insandır. Ölümü düşünmek insanı karamsarlığa değil, doğruluğa götürür. Çünkü ölümü düşünmek kalbi yumuşatır, insanı haramlardan uzaklaştırır ve iyiliğe yöneltir. İnsan, âhirette hesaba çekileceğini düşünürse sözlerine ve davranışlarına daha çok dikkat eder.
Gafletin en büyük zararlarından biri de kalbi katılaştırmasıdır. Kalbi katılaşan insan, başkalarının acısını hissetmez hâle gelir. Merhameti azalır, vicdanı zayıflar. Hâlbuki dinimiz; merhameti, yardımlaşmayı ve insanların sıkıntılarını gidermeyi emretmektedir. Dünyada yapılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacaktır. Bir yetimin başını okşamak, bir hastayı ziyaret etmek veya bir fakire yardım etmek bile insanın kurtuluşuna vesile olabilir.
İnsan bazen büyük ibadetler yapamadığını düşünerek üzülür. Hâlbuki samimi bir niyetle yapılan küçük bir iyilik bile Allahü teâlâ katında çok kıymetlidir. Önemli olan ihlâs ve samimiyettir.
Bu sebeple insan her gün kendisini hesaba çekmelidir. Çünkü gafletten kurtuluş, insanın kendini tanıması ve Rabbine yönelmesiyle mümkündür.
Dünya geçici bir gölgelik gibidir. İnsan burada kısa bir süre misafirdir. Kalıcı olan; iman, güzel ahlâk ve salih amellerdir. Gerçek kazanç ise geçici dünya hayatını değerlendirip ebedî hayatı kazanmaktır.

