İkinci krizin doğum günü olan 19 Şubat''ın üstünden 45 gün geçti. Türkiye hâlâ alınacak önlemleri konuşuyor. Bir buçuk aydır ortalık toz duman, hükümet seyrediyor. Dolar neredeyse ikiye katlandı, faiz oranları malum, istisnasız her gün işyerleri kapanıyor ve işsizler ordusuna yenileri ekleniyor ve laftan başka bir şey yok. Dün bütün gün büromda yine feryat dinledim. Anadolu''nun muhtelif kesiminden arayan müteşebbis örgütleri vaziyetin fevkalade vahim olduğunu söylediler. Beyanlara göre hemen bir şeyler yapılamazsa Türkiye onlarca yıl geriye gidecek şekilde üretimini tamamen stop ettirecek.
MHP''NİN İSYANI Benzer yakarışlar Parlamentoya ve dolayısı ile hükümete de intikal ettirilmiş olacak ki MHP''li Bayındırlık Bakanı Koray Aydın önceki günkü Bakanlar Kurulunda adeta isyan etti. Aydın, Kemal Derviş''i muhatap alarak şunları söyledi: "Aradan geçen bu sürede hâlâ ne bekliyoruz. Sayın Derviş lütfen programda acele edelim. Anadolu ve bütün Türkiye''den her gün feryatlar alıyoruz." Aslında benzer serzenişleri sadece MHP''liler değil, ANAP''lılar ve hatta DSP''liler de yapıyor da, seslerini pek yükseltemiyorlar. Korkuları, Kemal Derviş''e çelme takanlar sınıfından mütalaa edilmek. Siyasiler ve hatta partiler, kamuoyu desteğini alan Derviş''ten ürküyorlar.
SEYİR DEFTERİ Gelelim Sayın Derviş''in seyir defterine. Bu sütunu izleyenlerin malumudur Sayın Derviş''e biz de destek verdik ve bu desteğimiz yine de devam ediyor. Ancak bu destek, Kemal Bey''in kara kaşına değil, onun bu ülkeye vereceklerinedir. Derviş Bey bu ülkeye bir şey veremezse değil onu desteklemek, iki günde adını bile hafızamızdan çıkarırız. Şimdi Sayın Derviş''in seyir defterini aralayalım. Hatırlayın, Kemal Bey Şubat sonlarında Türkiye''ye davet edildi ve gelir gelmez ekonomi bakanlığına atandı. Derken Derviş Bey bayramda ABD''ye gitti. Dünya bankasından ilişik kesmek ve ilk temaslar derken Türkiye''ye döndü ve harıl harıl çalışmaya başladı. Önce ekibini oluşturdu. İbrahim Betil''in dışında istediği herkesi göreve getirdi. Günler ve hatta haftalar boyu toplantılar yaptı, brifingler aldı. Ekonomide hedefler başlığı ile bir de metin yayınladı. Ancak icrai hiçbir eyleme geçmedi. Önemli ülkelerin büyükelçilerinden, sendika liderlerine ve sermaye önderlerine kadar pek çok çevre ile bir araya geldi. Geçen süre içinde ekonomi tabir yerinde ise çakıldı ve dengeler alt-üst oldu, ama müdahale yine yok. Derviş ardından Almanya-ABD-Fransa gezilerini yaptı. Orada ülkeyi bağladı ve ekonomiyi 15 Nisan''a kilitledi. İddia edildiği gibi değil 25-30 milyar dolar, 10 milyar doların sözünü bile alamadı. Derken Başbakan''la arasında yaşanan küçük tatsızlıklardan sonra Türkiye''ye döndü ve hâlâ toplantı üstüne toplantı yapıyor. Merak ediyorum ve soruyorum acaba bütün bunlar stratejik tavırlar mıdır?
TOPLUMU HAZIRLAMAK Öyle ya işin aciliyeti ortada iken ve değil günlerin, saatin bile önemli olduğu bir iklimde bu kadar yavaş hareket etmek yoksa Derviş''in siyasete girme ve zemin oluşturma projesinin ilk adımları mıdır? Evet Kemal Bey stratejik bir tavırla bu şekilde toplumu hazırlayıp siyasi hesaplar mı yapıyor? Siyasete girmesine zerre bir sözümüz yok, tersine ekonomide başarı gösterirse destek de oluruz ama işi bu kadar ağırdan alması niye?
BİR BAHANE Mİ? Yoksa yoksa Sayın Derviş adını topluma bu şekilde tescillettirip, bu siyasi kadroya inanmıyor ve bir şey yapamayacağını anladı da, kaytarmak ve yeni bir parti kurmak için bahane mi kolluyor? Eğer öyleyse bilsin ki böyle bir fırsatçılığa kalkışırsa kendini bir ayda zirveye çıkaran bu kamuoyu hiç kuşkusu olmasın 15 günde gömmesini de bilir. Böyle bir şeye hiç ama hiç ihtimal vermiyoruz ama bu beklenti tablosu bu tür spekülasyonlara zemin hazırlıyor. Sayın Derviş''e söyleyeceğimiz şudur: Lütfen beklemeyin ve harekete geçin. Başarılı olursanız bu millet zaten siyasette sizi ödüllendirecektir. Yok engellenirseniz de, bu millet yine bunu takdir edecektir. Ama ne olur boyuna gürlüyorsunuz, biraz da yağın lütfen. Türkiye çöl oldu, buluta ve gök gürültüsüne değil, suya ihtiyacımız var. Sayın Derviş gürültüyü bırakın, icraata başlayın...

