Kaydet
a- | +A

Süper Kupa’nın bu sahada oynanması kararını hiç beğenmedim, önce onu söyleyeyim. Bir kere İstanbul’un ta öbür ucunda. Gidip gelmek çok zor. Bir de üstelik bu hava şartlarında orada maç seyretmenin, hatta oynamanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu bölümü yazarak başlayayım dedim…

GUENDOUZİ’NİN MARİFETİ

F.Bahçe, orta sahasında yeni bir elemanla acaba maça ne gibi bir ağırlık koyabilirdi? Müthiş bir ağırlık gördük Guendouzi ile. Attığı goldeki şutu, tam hava şartlarına göre, istenildiği yere gidecek alçaklıkta ve sertlikteydi. Musaba’nın da ikinci maçı oluyordu. F.Bahçe’nin bunların dışındaki alışılmış kadrosu Duran ile Kerem bu iki yeni isme futbol olarak çok yaklaşamadılar. Ama kalecisiyle birlikte klasik savunması dimdik ayakta kalmayı becerdi.

SANE EKSİK OYNATIYOR

Galatasaray’a gelince… Bir kere hemen şunun altını çizmekte yarar görüyorum; bu Sane ile takım 10 kişi oynuyor. Bırakın önde maharet göstermeyi, hiçbir yere yardımda da bulunmuyor. Okan Hoca 80’e kadar onu sahada tutarak bence hata yaptı. Davinson, saçmalıklarıyla savunmanın diğer bütün elemanları da sıkıntıya girdi. Maçın skoru çok net olarak F.Bahçe tarafına yazıldı. Sormazlar mı adama ‘Koca G.Saray hiç mi bir şey yapmadı?’ diye. İki taraf için de yakalanan fırsatları ve oyun yapısını ele alırsak sanki F.Bahçe maçı tek başına oynamış gibiydi.
Bu maça Halil Umut Meler’in verilmiş olmasını da özellikle değerlendirmek lazım. Kendini sorumsuzca yere atan, yerde de ölüyormuş gibi kıvrananlara hiç kulak asmadan maçı çok rahat yönetti diyebiliriz.

Tedesco’nun bu sezonki ilk kupası tabii ki hele hele G.Saray’a karşı kazanılmış ise çok anlamlı ve değerlidir.

Maçın adamı: Guendouzi

Kemal Belgin'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR