ANAP lideri Mesut Yılmaz, grubuna mensup milletvekillerine şunları söylüyor: "Yaptırdığım kamuoyu araştırmasına göre yüzde 8 civarındayız. Kuşkusuz bu durum fevkalade kaygı vericidir. Tesellimiz bütün partilerin barajın altında olmasıdır. Biz yüzde 8 ile ikinci parti konumundayız." Evet yaptırdığı araştırmalarla kamuoyunun eğilimlerini iyi takip ettiği bilinen Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz partisinin de barajın altına düştüğünü açıktan ifade ediyor. Sadece Mesut Bey''in anketi değil, yapılan pek çok araştırmada da partiler yerlerde sürünüyor.
İktidar partileri Özellikle iktidar partileri olan DSP, MHP ve ANAP yaşanan ekonomik çöküntü sonrasında ciddi erozyona girdiler. DSP üçte iki oranında gerilerken, MHP ve ANAP da yarıya yakın oranda oylarını yitirdiler. Koalisyon ortakları şu gün için gelecek bağlamında da ümit veremiyorlar. Görünen, üç partinin de seçimlerde baraj olgusuyla uğraşacaklarıdır. Dinlediğime göre bu korkudan ötürü ortaklar daha bugünden barajı yüzde 5''e indirme hesapları yapıyor. DSP''nin Ecevit''le artık sonuç alması mümkün görünmüyor. Yapılan projeksiyona göre fiziksel yetersizliği bu dönemde tescillenen Ecevit''in bir dönem daha halktan geçtiğimiz seçime benzer bir ilgiyi göremeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. MHP ise uygun zemini iyi kullanamayarak geleceğini zora soktu. Bahçeli, yıpranan merkez sağ liderleri realitesinden hareketle bu kulvara girebilecekken bunu başaramadı ve MHP''nin yaptığı patlamanın dönemsel kalacağı şüphelerini yeşertti. Evet MHP diğer iki ortağından daha iyidir ama halkın bu partiyi eskisi gibi "ümit" olarak görmediği de vakıadır. ANAP''ın tek ümidi Avrupa Birliği gibi görünüyor ve Yılmaz bu olguya oynuyor. Var olan yıpranmışlıkta ANAP''ın işi de kolay değil.
Muhalefet Gelelim muhalefete? Çoğulcu sistemlerde kuraldır partilerden biri inerken diğeri çıkar. Bunun aksi ise sistemin çökmesidir. Yani tez ve antitezlerin ikisi de çökerse orada sistem işlemiyor ya da ona güven kaybolmuş demektir. Üzülerek söylemeliyiz ki Türkiye''de durum budur. İktidar partileri ile beraber muhalefet de düşüyor ki bu sistemin iflasıdır. Son iki ayda yapılan benim gördüğüm 5 ayrı kamuoyu araştırma sonuçlarına göre muhalefet partileri Fazilet ve DYP de iktidar partileri gibi yerlerde sürünüyor. FP ve DYP''nin oyları şu gün için yüzde 10''un altında seyrediyor. Diyeceksiniz ki Fazilet Partisinde belirsizlik var ve dahası, bu parti Gelenekçiler ve Yenilikçiler diye ikiye bölündü. Dolayısı ile böyle bir partinin yükselmesi mümkün değil. Doğrudur Fazilet''in böyle bir mazereti var.
DYP''nin sorunu Peki ya DYP? Bu parti için kapatılma davası yok. Dahası, parti içinde de zerre bir kavga ya da mücadele de yok. Sağlam bir zemine yani örgüte dayanan DYP''nin mevcut parişanlık tablosunda muhalefet kimliği ile tırmanması gerekmiyor mu? Öyle ya bugün DYP''nin yükselmesi için şartlar her bakımdan hazır değil midir? Böylesi bir ortamda DYP''nin yüzde 25''lere 30''lara erişmesi gerekmiyor mu? Ama hayır DYP de diğer bütün partiler gibi barajın altında. Peki ama neden? DYP''nin zaten kurumsal olarak yüzde 10 civarında oyu varken bugünkü düşüşü nasıl izah edilmeli? Lafı dolandırmaya gerek yok DYP''nin sorunu inandırıcılıktır. Sayın Çiller de diğer liderler gibi aşınmıştır ve inandırıcı olamıyor. Tansu Hanım daha geçtiğimiz hafta esnaf turunda halktan tepki almış ve yıpranan liderler muamelesini görmüştür.
Değişim özlemi DYP''nin yükselememesi biraz da siyasetteki değişim özleminin yansımasıdır. Sayın Çiller 5 yıl öncesine kıyasla politikayı öğrendi, artıları da var ama olmuyor. Maya tutmuyor, güvendiremiyor. Politikadaki yenileşme arzusu bütün liderler gibi Çiller''i de selin önüne atıyor. Bugünün parti içi dengeleri açısından mümkün değildir ama DYP''nin başında Tansu Hanımın yerine başka biri olsaydı emin olun durum farklı olurdu. Ha o başka biri Çiller''den bu işi daha iyi yapamayabilir. Söylemek istediğim arenadaki liderlerin fevkalade hasar aldıklarıdır. Bir başka hükmümüz partilerin kurumsallığının hızlı bir biçimde aşağı indiğidir. Türkiye bundan böyle partilerin kimliğinden ziyade lider kimlikleri ile siyasi tercihini yapacak gibi görünüyor. Baksanıza partisiz Kemal Derviş bütün liderleri geçerken, kökleri malum partiler yüzde 10''ların altına düşüyor. Son sözümüz: Baharla beraber siyasetteki arayışlar da fevkalade ısınacaktır..

