Kaydet
a- | +A

ABD/İsrail ve İran savaşında bir ayı geride bıraktık. Yaşanılanları kısa bir özet geçelim.

- 48 saatte devrilir denilen rejim devrilmedi. Birçok liderlerini kaybetmesine rağmen planlar tutmadı. Hatta Ali Hamaney öldürüldü, halk daha da kenetlendi.

- İran, sadece İsrail ve Orta Doğu’daki ABD üsleriyle kalmayıp Körfez ülkelerini de vurdu. Bu strateji karşı tarafı bile şoke etti. ABD Başkanı Donald Trump “Bunu beklemiyorduk” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

- Tahran en büyük kozlarından bir olan Hürmüz Boğazı’nı kapatarak hem Washington’u hem de Avrupa’yı zor duruma düşürdü. Dünyanın her yerinde akaryakıt ve sigorta fiyatları fırladı. ABD borsasından milyarlarca dolar uçtu.

- İran, üslerdeki ABD uçaklarına büyük hasar verdi. Ardından havadakileri de düşürmeye başladı. Beyaz Saray başarı sağlanamayınca kara harekâtını ciddi ciddi düşünüyor.

İSRAİL'İ ZOR GÜNLER BEKLİYOR

Gelelim İsrail tarafına:

- Netanyahu savaş bütçesini onaylatabilmek için Ben-Gvir gibi aşırı sağcı bakanlara diz çöktü ve Filistinlilere idam yasası geçti. Gazze’de iki yıldır süren katliamlar ile bütün dünyanın nefretini kazanan İsrail, bu kararla uluslararası arenada daha da kaybedecek.

- İşgal Lübnan’a doğru genişletildi. Ancak Hamas’tan daha teçhizatlı olan Hizbullah karşısında ağır kayıplar verildi. 20’den fazla Merkava artık hurdalıkta, ölüler, yaralılar...

- Demir Kubbe yorgun düştü. Füzeler bir bir isabet alıyor. İsrail’in en kritik noktaları vuruldu. Petrokimya tesisleri, petrol rafinerileri, havaalanları, limanlar…

- Sosyal hayat çöktü. İsrail halkı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa bu kadar korku içinde. Günler sığınaklarda geçiyor. Buna ne kadar dayanabileceklerini göreceğiz.

AVRUPA HERKESİ ŞAŞIRTTI

Şimdi garp cephesine bakalım:

- Amerika’nın en büyük müttefiki İngiltere. Trump defalarca dostlarından destek talep etse de istediğini bir türlü alamadı. İngilizler savaşa katılmadığı gibi ABD ve İsrail için gidişatı değiştirecek hamlede dahi bulunmadı. Hâl böyle ki Trump defalarca “Hürmüz’ü açmak için savaş gemisi bile yollamıyorlar. Önerdikleri gemi ise bizimkilerin yanında oyuncak gibi” sözleriyle sitem etti.

- ABD, Fransa, Almanya, İspanya’dan da istediğini alamadı. Hatta Pedro Sánchez bu savaşa en dik duran liderlerden biri oldu. ABD Başkanı defalarca tehdit etse de boyun eğmedi. Macron da aynı şekilde diz çökmedi. Durum o kadar kötü ki Trump “Hâlâ karısından yediği yumruğun etkisinde” diyerek, Fransız lideri bel altından vurmaya çalıştı.

- En vahim tablo ise şu olabilir: Polonya, ABD’nin kendi ürettiği Patriot füzelerini ABD’ye vermeyi kabul etmedi. “Bize lazım” cevabıyla hava savunma sistemlerini Orta Doğu’ya yollamadı. Ayrıca İsrail’in İran’a yönelik kara harekâtına katılamayacağını bildirmesi de diğer bir gülünç tablo.

NOBEL'İ İSTEDİ, ELİNE KAN BULAŞTI

Üç ülke için oluşan son tablo şu şekilde:

- ABD: Trump hem kontrolü hem de güç kaybediyor. Nobel Barış Ödülü’nü almak isterken tarih sayfalarına tam tersi şekilde yazıldı bile. Halk, Beyaz Saray ve orduda tepkiler giderek artıyor. Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George başta olmak üzere birçok generalin zorla istifa ettirilmesi de savaş meydanındaki manzarayı gözler önüne seriyor. Şimdilik fatura üniformaya kesiliyor ancak zamanı gelince oklar kravatlılara dönecektir. Hatta ABD’de darbe yapılma ihtimali iyiden iyiye konuşulmaya başladı.

- İSRAİL: Siyonistler Orta Doğu’da bulunduğu sürece kan hiç durmayacak. Çünkü başka türlü var olamazlar. İslam ülkeleri de bunu iyice kavradı. İsrail’in varlığı artık tehlike altında. Bu savaşı sonsuza kadar sürdüremezler. Ya diz çökecekler ya yok olacaklar.

- İRAN: Savaşın başında ağır darbe alan Tahran, ilerleyen günlerde İran’ın dünkü devlet olmadığını gösterdi. Sakin ve sabırla hareket edip düşmanlarının yavaş yavaş bileğini bükmeye başladı. Büyük bir sürpriz olmadığı hâlde savaş İran’ın mutlak zaferiyle sonuçlanacak. Tabii, hayatta her an her şey değişebilir. (Bir yağmur yağdı Temuçin, Cengiz Han oldu). Bununla birlikte dünyada ‘İran’ algısı değişiyor. Silahların susmasıyla birçok ülke ikili ilişkileri geliştirip ticaret yapacaktır. Fransızlar şimdiden işi hızlandırdı bile...

O KOMPLO ÇÖP OLDU!

Bana göre ise sonuç şöyle: On yıllardır “Dünyayı ABD ve İsrail yönetiyor” deniyor. Gördük ki böyle bir şey yokmuş. Her ülkenin kendi planı, kendi stratejisi, kendi iradesi varmış. ABD istemesine rağmen kimse bu işe karışmadı. Bu dünyayı yönetmek öyle kolay değil!