Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Popüler kültür ve piranalar
0:00 0:00
1x
a- | +A

Sosyal medyanın tarihi eski senelere dayansa da 2004’lerde Facebook ile başladı diyebiliriz. O da sadece fotoğraf paylaşımı, eş dost ile iletişim ile sınırlıydı.

Birer yıl arayla Youtube ve Twitter çıktı. 2010’da Instagram, 2011’de Snapchat ve Twitch.

2017’de ise bütün dünyayı değiştirecek TikTok doğdu; yapay zeka destekli algoritmasıyla sosyal medya tüketim alışkanlıklarıyla adeta yeni bir çağ başlattı.

Instagram Reels, Youtube da Shorts ile buna ayak uydurdu. Böylelikle insanlık geri dönüşü olmayan bir yola girdi.

Artık bir günde ünlü olmak, milyonlara ulaşmak mümkündü. Bu hem kişiler hem de esnaf için geçerli. Bir sözünle, bir lezzetinle popüler olabiliyorsun.

Baktığın zaman gayet güzel bir şey. Lokalken ulusal hatta küresel hâle gelebilirsin. Kısa sürede büyük kitlelere ulaşıp zenginleşebilirsin.

Her şeyi iyi idare edersen sıkıntı yok. Ancak popülerlik popüler kalabildiğin sürece güzel. Ben geniş kitleleri Piranalara benzetirim.

Meşhur filmi de vardır; insanı gördü mü onlarcası bir anda saldırıp sadece kemiğini bırakır. İnsanlar da böyle…

Bir bakarsın bir tatlı meşhur olur, ertesi gün önünde uzun kuyruklar... Herkesin ulaşmak istediği o tatlıdır.

Tadının bir önemi yok, ye, çek, paylaş. Bu “ünlü” insanlar için de geçerli. Kısa videoyla tanınırsın, viral olursun. Takipçilerin hızlıca artar. Ardından diğer “ünlüler” izlenebilmek için seninle çekimler yapar. Vaov işte başardın, zirvedesin!

Fakat yavaş yavaş insanlar seni tüketir, günden güne değersizleşirsin. İki seçenek vardır:

Ya geri çekileceksin ya da daha çok saçmalayacaksın.

Kızlar için durum daha vahim. Beğenilmen azaldıkça teşhirciliğin artar. Bu mecrada var olabilmen için benliğinden vazgeçersin. İstediğin sonucu alamadığın zaman depresyona girer, alkol, uyuşturucu derken adım adım tükenirsin.

İstediğin servet değil, ilgidir. Çocukluğunda ailenden alamadığın bu hisle çok sonraları tanışınca ne olduğunu anlamaz maymuna dönersin, tıpkı hayvanat bahçesinde kafesin içinde yaşar gibi…

Varlığın buna dayalıdır, senin için unutulmak en kötü histir. İşin içinden çıkamazsın ve en sonunda bedelini canınla ödersin. Nice haberler görüyoruz; “Sosyal medya fenomeni intihar etti”.

Maalesef bu mesele böyle.

Asıl tehlike ise küçük yaştakilerin bile bu şekilde yetişmesi. Üzgünüm ama daha çok hayatlar kararacak, bireysel hareket edemeyenler çoğalacak.