Kaydet
a- | +A

Dehşete kapılmış bir şekilde başlıyorum cümlelerime ve "siz ne yetiştiriyorsunuz?" diye haykırmak istiyorum... İki gündür yaşananlar sonrasında aklımı kaybetme noktasına gelmiş durumdayım. Dün Şanlıurfa bugün Kahramanmaraş... İki günde iki okul saldırısı... Kahramanmaraş'taki dehşet anlarını kalbim sıkışarak izledim. 14 yaşındaki ÇOCUK 5 silah ile okul basıyor, önüne geleni katlediyor. Eğitim alsın diye yavrularımızı güvenle gönderdiğimiz ikinci evlerinde yaşanıyor her şey.

"SENİN EVDE EĞİTEMEDİĞİNİ OKULDA ÖĞRETMEN NASIL EĞİTSİN?"

Ailelerin çocuklarından haberi yok. Kimseye bir şey söylenmiyor, bakınız sonucu. "Başı boş çocuk sorunu var" diye boşuna demiyorum. Herkes o kadar işine gücüne kaptırmış ki kendini evlatlarından bihaber. Cebine para koymakla, karnını doyurmakla, her istediğini almakla olmuyor anne babalık.

Kimseye bir şey de söylenmiyor, Herkesin evladı "mükemmel." Sorun olduğunu kabul etmek neredeyse bir zayıflık gibi görülüyor. Oysa tam da bu inkâr, felaketlerin kapısını aralıyor. Sizin ilgilenmeyip, görmezden geldiğiniz o çocuklar başkalarının hayatlarını karartıyor. Ve bedelini masumlar ödüyor.

BİR İNSAN KENDİ EVLADINI NASIL BİLMEZ YAHU!..

Oğlumu 4 yaşından beri psikiyatriye götürüyorum, sırf dikkat dağınıklığı olduğu için. Tonla para ödüyorum, gece nöbetinden çıkıyorum, uyku uyumadan doktora gidiyorum. Hiçbir şey ondan daha önemli değil, benim görevim onu bu dünyaya en iyi şekilde hazırlamak. Bakın sırf dikkat dağınıklığı olduğu için ve asla peşini bırakmıyorum.

NE İZLİYOR, NE OYNUYOR?

Alt etkenleri düşünüyorum, çocukların böyle canavarca hislere kapılma sebebi ne olabilir diye, izlediklerinin de payı olduğu aşikar. Biliyorsunuz, ulusal yayın yapan kanallardaki mafya dizileri reyting rekorları kırıyor, anne baba izlerken çocuk da bakıyor o ekrana, ister istemez özeniyor. Bilinç altına işliyor, giyimine kuşamına, saçına başına, oturup kalmasına, konuşmasına... Hele ki ergenlikte aman yarabbi. "Çocuk yoğurulmamış bir hamur nasıl şekil alırsa öyle devam eder" diye boşuna demiyor büyüklerimiz. Tamam çekiyorsunuz, tamam izleniyor ama yeri ulusal kanallar olmamalı. Oynadıkları oyunlar da aynı şekilde... Odasından çıkmayan günün 18 saatini oyun oynayarak geçiren çocukları için "aman dışarısı tehlikeli, böyle en azından gözümün önünde" diyen anneler var. "Gözünün önünde ölüm makinesi yetiştiriyor olabilir misin?" diye sormak geliyor...

FELAKET ÖZENTİLİĞİ!

Ben kendi çapımda peş peşe yaşanan bu saldırıların "özendirici"lik boyutuna da dikkat çekmek istiyorum. "Aaaa o yaptı, bayağı ses getirdi. Ben daha beterini yaparım mı?" oldu. Yine her şeye muhalefet eden kesime de seslenmek istiyorum, "hemen de yayın yasağı getirdiler" ne olsun istiyorsunuz?

Bu mesele kesinlikle bireysel değil artık toplum sorunu. Herkesin aynaya bakması şart. İhmal edilen her çocuk, bir gün bir başkasının felaketi oluyor.

Buradan saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum, Allah sabır versin. Dehşete şahit olanları düşünemiyorum, herkese geçmiş olsun, inşallah son olur!..