Çoğumuz canımızı dişimize takıp bir sene boyunca nefes almadan çalışıyoruz. Birçoğumuz ise şu günlerde ailemizle tatile çıkıp deşarj olalım diye gün sayıyor. Belki aylar öncesinden para biriktiriyor. Belki kredi kartına taksit yaptırıyor. Belki de yıl boyunca kendinden kıstığı her şeyi, o iki haftalık tatilde ailesine güzel bir anı bırakabilmek için harcıyor.
Amaç ise günlük stresten uzaklaşıp çoluk çocuk doyasıya eğlenip dinlenmek. Miniklerin havuzda oynadığını görmek, birlikte yemek yemek, denize girmek, birkaç günlüğüne hayatın bütün stresinden uzaklaşmak…
TATİL HER ZAMAN BEKLENENİ VERMİYOR
Bazen otel odasında başlayan tatil, acil servis koridorlarında devam ediyor. Son günlerde yakın çevremden sık sık aynı şeyleri duyuyorum. Çocuk ateşleniyor. Kusma, ishal, karın ağrısı başlıyor. Aile, tatil çantasını bir kenara bırakıp hastaneye koşuyor. Bir yıl boyunca beklenen, büyük paralar ödenen tatil; serum takılan bir hastane odasına, saatlerce beklenen acil servis sırasına dönüşüyor.
OLAN ÇOCUKLARA OLUYOR
Çocuğunun başında bekleyen anne ve baba için artık ne denizin, ne havuzun ne de tatilin bir anlamı kalıyor. Elbette her hastalığın sebebi havuz değildir. Ancak özellikle yaz aylarında ortak kullanım alanlarında hijyen kurallarına uyulmaması, suyun yeterince denetlenmemesi ve kalabalık havuzların bilinçsiz kullanılması, çocuklar başta olmak üzere herkesi çeşitli enfeksiyonlara açık hâle getirebilir.
Benzer durum benim de başıma gelmişti. Aynı hataya düşenlerden biriydim. Üstelik oğlum henüz 7 aylıktı. Kucağımda havuza aldığımda sonuç: El, ayak hastalığı…
SİTE HAVUZLARI MİKROP YUVASI
Bu arada mesele yalnızca otellerle sınırlı değil. Site havuzları da aynı sorunun bir parçası…
Aynı havuza onlarca, hatta yüzlerce kişi giriyor. Çocuklar saatlerce suda oynuyor. Bazıları duş almadan havuza giriyor. Kimileri hastayken havuzu kullanıyor. Hatta en temel hijyen kurallarını önemsemeyenler bile var.
Sonra o havuza çocuklarımız giriyor. Biz de onların güvenli ve temiz bir ortamda eğlendiğini düşünüyoruz. Ama yine hastalık belası… Ağrı çeken çocuklar, çaresizce hastanelere koşan anne ve babalar…
MESELE İNSAN SAĞLIĞI
Otellerin, sitelerin ve tüm ortak kullanım alanlarının havuz hijyenine gereken önemi vermesi gerekiyor. Denetimler göstermelik olmamalı. Su değerleri düzenli olarak kontrol edilmeli. Temizlik kuralları tavizsiz uygulanmalı. İnsan sağlığı, müşteri memnuniyetinden ya da maliyetten daha önemli görülmeli.
Aileler de dikkatli olmalı.
Çocukları hastayken havuza sokmamalı. Havuz kurallarına uymalı. Temizliğinden şüphe duyulan alanları yetkililere bildirmeli.
Çünkü tatil, insanların bütün bir yıl boyunca kurduğu güzel hayallerin karşılığıdır.
Bir anne, çocuğunun ateşini düşürmeye çalışmamalı.
Bir baba, tatil bütçesini hastane masraflarına harcamamalı.
Tatil, hastalıkla değil; sağlıkla, huzurla ve güzel anılarla bitsin.

