Kaydet
a- | +A

Futbol eski futbol değil. Pep Guardiola’nın felsefesi olan Tiki-Taka artık eskisi kadar rağbet görmüyor. Kazanan ise daha çok Jurgen Klopp’un temsil ettiği Heavy Metal futbolu gibi görünüyor.

Dünya Kupası’nda şu ana kadar seyrettiğimiz maçlara baktığımızda bunu net şekilde görebiliyoruz. Pas akışı oldukça hızlı. Ön alan presi de bir o kadar önemli. Bunun yanı sıra atletizm, güç, denge, teknik ve kondisyon... Bu özelliklerin çoğuna sahip olan takımlar farkını sahaya net bir şekilde yansıtıyor. Bir bakıma eskiye dönüş gibi...

Kanatlarda da artık top tutan oyuncular yerine süratli isimler tercih ediliyor. Savunmacıların ayak kalitesi ne kadar iyiyse presi kırmak ve topu ikinci bölgeye taşımak da o kadar kolay oluyor. Orta sahalar için ise her şeyin dört dörtlük olması gerekiyor; ayak kalitesi, güç, fizik ve zekâ...

Santrforlar için belirli bir standarttan söz etmek zor. Topu üç direk arasına gönderebilmenin yanı sıra sahip olunan her özellik ekstra değer katıyor.

Dünya Kupası bize bir gerçeği yeniden hatırlattı: Futbolda hız, artık yeteneğin önüne geçmiş durumda. Topa sahip olmak değil, topu en hızlı şekilde tehlikeye dönüştürmek kazandırıyor.

Şu ana kadar bahsettiklerimizi Fenerbahçe üzerinden örnek verirsek konu daha anlaşılır olacaktır.

99 puan toplayan İsmail Kartal’ın Fenerbahçe’sinde en öndeki üçlü şöyleydi: Sağda İrfan Can Kahveci, solda Dusan Tadic, 9 numarada Edin Dzeko. Üçü de topu iyi saklayabilen futbolculardı. Bu maharetleri sayesinde 10 numara, 8 numara, 6 numara ve iki bek rakip sahaya yerleşebiliyordu. Böylelikle topa sahip olup rakibi yormak ve pozisyon bulmak daha kolay hale geliyordu.

Şimdi ise iki ya da üç pasta kaleye gitmek çok daha önemli. Meşin yuvarlağı evirip çevirmek pek yok. Bu futbolu günümüzde oynayan takım sayısı da bir elin parmaklarını geçmiyor. Bunun en önemli temsilcilerinden biri Bayern Münih. Teknik direktörleri Vincent Kompany de Pep ekolünden geliyor.

Millî takımlar tarafına baktığımızda ise İspanya örneği dikkat çekiyor. Yeşil Burun Adaları maçında gördük; Matadorlar, rakibin 5-4-1 hatta zaman zaman 6-4-0 şeklindeki savunmasını açmakta zorlandı ve turnuvanın en sürpriz sonuçlarından birini aldı. Herkes İspanyolların farklı kazanmasını beklerken sahadan sadece 1 puanla ayrıldılar.

MODERN FUTBOLUN ŞİFRESİ

Aslında bu durum modern futbolun başka bir gerçeğini de ortaya koyuyor. Topa sahip olmak hâlâ önemli ancak tek başına yeterli değil. Rakip savunmalar artık çok daha kompakt. Alan bırakmayan takımlara karşı sadece pas yapmak çoğu zaman çözüm üretmiyor.

Neyse, konuyu toparlayalım...

Futbol ciddi şekilde hızlandı. Seri pas, bire bir oyun ve pres gücü artık her zamankinden daha önemli. Altı-yedi kişiyle uzun uzun hücum etmek yerine geçiş oyunu değer kazandı. Topu rakipten hızlıca alıp hat kıran bir pasla sonuca gitmek, teknik adamların en çok tercih ettiği yöntemlerden biri haline geldi.

Savunma tarafında ise kompakt kalmak ve alan bırakmamak büyük önem taşıyor. Çünkü futbol, her şeyden önce bir boşluk bulma oyunu. Dünya Kupası'nın ilk maçları da bize bunu gösterdi: Modern futbolda kazananlar, boşluğu en hızlı bulanlar ve o boşluğu en hızlı değerlendirenler olacak.