Kaydet
a- | +A

Aydın Ege’nin incisi, şirin ve güzel bir ilimizdir. Bereketli topraklara sahip olan Aydın büyükşehir olarak Türkiye’nin en kalabalık yirminci şehridir. Eğe Denizi’ne kıyısı olan Aydın Didim ve Kuşadası gibi Türkiye''nin iki önemli turizm merkeziyle turizm potansiyeli yüksek bir vilayetimizdir. İnsanları sıcak ve sempatiktir. Türkiye’nin ilk demir yolu kurulan şehridir. Aydın''da çok sayıda tarihî eser bulunur. Türkiye''nin en uzun ikinci tüneli buradadır. Nüfus bakımından Ege Bölgesi''nin İzmir ve Manisa’dan sonraki 3. büyük ilidir. İlde 17 ilçe bulunur. Turizm, tarımdan sonraki ikinci önemli gelir kaynağıdır.

Aydın’dan bahsedilince merhum Adnan Menderes akla gelir. Menderes (1899-1961)’in tam adı, Ali Adnan Ertekin Menderes’tir. İzmir''in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile 1929 yılında evlendi ve Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu oldu. Menderes 1946 seçimlerinde, Demokrat Parti''den Kütahya milletvekili seçildi. On senelik DP iktidarının, tek başbakanı (22 Mayıs 1950-27 Mayıs 1960) oldu ve o döneme damgasını vurdu. İktidarı zamanında, 5 hükümet kurdu. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı. Köye makine girdi. Ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı. Menderes, 27 Mayıs askerî darbesinin ardından, 17 Eylül 1961 tarihinde idam edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etti.

Aydın ve Menderes
Başlık ResmiAydın ve Menderes

Aydın’a gidilirde hiç Aydın Menderes’in doğup büyüdüğü çiftliği görmeden olur mu? Aydın şehir merkezine beş kilometre uzaklıklardaki Çakırbeyli köyüne ve Çakırbeyli çiftliğine gittim. Çiftlik oldukça mütevazı ve müzeye dönüştürülmüş. Ancak ziyaretçilere belli aralıklarla açılıyor. Birkaç kilometre köyün içinde ise iki asırlık muhteşem bir demokrasi çınarı boy gösteriyor. Bu demokrasi çınarına kimler gelmemiş ki; merhum Aydın Menderes’ten Süleyman Demirel’e, Abdullah Gül’den Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar siyasetçi, sanatçı ve akademisyenlere kadar.... Onların geldiklerini belgeleyen isimlerinin yazılı olduğu bir tabela yer alıyor. 

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan; “Türkiye siyasetinde demokrasinin mimarı olan Merhum Başbakan Adnan Menderes''in adını gururla taşıyan üniversitemiz, demokrasi ve kardeşliğin tesisi için her türlü bilimsel ve akademik çalışma yapmaya hazırdır. Demokrasi tarihimize damgasını vuran Menderes ve arkadaşları ülkemize ve milletimize yaptığı hizmetler dolayısıyla asla unutulmayacaktır” diyor. Merhum Menderes’i rahmet ve şükranla yâd ediyorum.


Aydın ve Menderes
Başlık ResmiAydın ve Menderes

Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca, Prof. Dr. Törün Özer, Prof. Dr. Mustafa Ali Sarılı ve genel sekreter Yard. Doç. Dr. Mustafa Aslan’la birlikte iyi bir ekip oluşturmuş.

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan: 
50 BİN KİŞİLİK AİLEYİZ

“Bugün yaklaşık 50 binlik nüfusuyla Ege’nin parlayan yıldızı olan üniversitemiz, teknopark ve teknoloji transfer ofisleri yoluyla üretilen bilgi ve teknolojiyi diğer üniversitelerle anında paylaşacaktır.”

Aydın, turizm ve tarım açısından en gelişmiş illerdendir. Şirin ve güzel ilimiz Aydın’da Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) parlayan yıldız gibi şehre ilim ve irfan ışığı saçıyor. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan genç, dinamik, sempatik, proaktif bir profil çiziyor. Rektör yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca, Prof. Dr. Törün Özer, Prof. Dr. Mustafa Ali Sarılı ve genel sekreter Yard. Doç. Dr. Mustafa Aslan’la birlikte iyi bir ekip oluşturmuş. Siz aziz okurları Rektör Bircan ile yaptığım söyleşiyle baş başa bırakıyorum.
Geçmiş dönemde rektör yardımcısı olarak görev yaptığınız üniversiteye bu kez rektör olarak atandınız. Rektör olmayı hedeflediniz mi?
Daha önce iki buçuk yıl rektör yardımcılığı yanında yüksekokul müdürlüğü, bilim ve teknoloji açılım uygulama merkezi müdürlüğü gibi birçok fakülte ve meslek yüksekokulunda yönetim kurulu üyeliği yaptım. Bu süre zarfında üniversitemizi çok iyi tanıdım. Bunun bana çok büyük katkısı oldu. İdareci olmak çok iyi mevzuat bilmeyi gerektiriyor. Rektör yardımcılığı dönemini benim için rektörlüğün bir stajı oldu. Bir üniversitede rektör olan bir profesörün dört yıllık çalışma süresi içinde en az bir yılı kayıp oluyor. Çünkü rektör olan kişi atandıktan sonra üniversiteyi tanımak, idari işleri öğrenmekle geçiriyor. Çünkü siz ne kadar akademisyen de olsanız burada daire başkanlarıyla çalışıyorsunuz ve üniversitenin bir idari yapısı var. Üniversitemiz orta ölçekli bir il büyüklüğündedir. Tecrübeli biri olarak rektör atanmamın bir kazanım olduğunu düşünüyorum.
Rektör seçildikten sonra hızlı bir şekilde çalışmalara başladınız. ADÜ Rektörü olarak nasıl bir rektör profili çiziyorsunuz?
Bizim yönetim anlayışımızın; çocuklarımızı gönderebileceğimiz birimler ve bölümler oluşturmak. Yani birimlerimizin hem teknolojik altyapısını modern çağa uygun teknolojik altyapısıyla donatmak hem akademik anlamda öğrenciyi eğitecek şekilde güçlendirecek nitelikli akademik kadroyu oluşturmak hem de buradaki öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetlerini oluşturmak.
Üniversiteler sadece öğrencilerin sınıfta ders yaptığı mekânlar mıdır?
Üniversiteler sadece bilginin öğretildiği yer değil bilginin üretildiği yaşatıldığı bir yerdir. İkincisi akademik anlamda güçlü, üçüncüsü sosyal ve kültürel açıdan öğrenciyi doyurması gereken yer olmalıdır. Bizim en büyük sıkıntımız ADÜ’nün kampüslerinin belki dağınık olmasından dolayı kaynaklarımızı tam verimli olarak kullanamıyoruz. Üniversiteyi öğrencinin gelip sabahtan akşama kadar dersten sonrada vakit geçirebileceği kampüs hayatını yaşayabileceği bir ortam olması için çaba harcıyoruz.
Görev yaptığınız ADÜ’nün en büyük problemi nedir?
Kampüslerinin dağınık olmasıdır. Her ilçede bir veya birden çok birimimiz var. Yaklaşık 50 bin kişilik koca bir aileyiz. Devletin gönderdiği kısıtlı kaynaklarla her kampüs için ayrı bir ünite yapmak ve açmak çok zor. Bugün Nazilli iktisadi idari bilimler fakültesinde sekiz bin öğrencimiz var. Normalde böyle bir fakültenin müthiş bir kütüphanesinin olması lazımdır. Fakat iyi bir kütüphanesi yok. Çünkü öğrencinin kütüphaneyle içli dışlı olması kitaba ulaşabilir olması çok önemli.
ADÜ’yü Aydın’la iç içe geçmiş bir üniversite yapacağınızı ifade etmiştiniz. Bu anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz?
En büyük sorunlarımızdan biri de ADÜ köşesine çekilmiş halkından ve ildeki kurum ve kuruluşlardan kopuk bir üniversiteydi. Son yedi sekiz yıl içerisinde yapılmayan girişimleri biz bir yıl içerisinde yaptık. Üniversite araştırma merkezi sayımız 18 iken, biz bunu 23’e çıkarttık. Bu da şehirle bütünleşmek, bilgiyi aktarmada üzerimize düşen görevi yapmak adına önemlidir. 
ADÜ’de eğitimin kalitesini arttırmak için neler yapacaksınız?
Ulusal ve uluslararası yayın sayıları ve eğitim kalitesinin artıp artırmadığını ölçen yurt dışında kurumlar var. Mesela h endeksi gibi ADÜ’den bu endekse geçtiğimiz yıl 100 akademisyen dâhil oldu. Temel amacımız ulusal kriterlere de göz önüne alarak akademisyenlerimiz hem ulusal hem uluslararası alanda yayın yapmalarına yardımcı olmaktır. Bütün akademisyenlerimize yayınlarda konferanslarda desteğimiz tamdır. Yeter ki akademisyenlerimiz bilimsel alanda çalışmalarını artırsınlar.  
ADÜ Rektörü olarak görev süreniz içinde olmazsa olmaz diye nitelendirdiğiniz bir projeniz var mı?
Teknolojik transfer ofisi kesinlikle kuracağız. Onun çalışmaları başlandı. Teknopark üniversiteye kurulacak. Teknoloji transfer ofisleri yani üretilen bilgi Türkiye’nin her yerine pazara açılmış olacak. Üniversitede üretilen bilgi diğer üniversitelerle diğer üniversitedeki akademisyenlerle paylaşılmış olacak. Hastanemizin durumu pek iç açıcı değil bunu düzelteceğiz.  ADÜ’yü bulunduğu konundan çıtasını yükselteceğiz. Her alanda üniversitemizi önce Türkiye’nin sayısı üniversite daha sonra da bir dünya üniversitesi haline getirmeyi planlıyoruz. 
27 Mayıs’ta gazetelerde 60 darbesiyle ilgili bir ilan yayınladınız. Neden böyle bir ilan verdiniz?
60 darbesiyle ilgili yayınladığımız bildiri Türkiye genelinde 8 ulusal ve yerel basında neşredildi. Bir kere biz Adnan Menderes Üniversitesi’yiz. Türk demokrasi mimarı olan Adnan Menderes’e sahip çıkmak için bu ilanı yayınladık. Halkın özgür iradesine seçilmiş bir başbakanın darbe yaparak görevden almak ve daha sonra onun idam zulme karşı duruş sergilemek istedik. Türkiye’de demokrasinin gidişatını dışarıdan müdahaleleri bu vesileyle kınamak isterim.
Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor?
Üniversitemiz uluslararası standartlarda eğitim imkânları sunan, mezunlarının kalitesiyle yurt içinde ve yurt dışında tanınan, sektörle iş birliğinde öncü, inovasyon yeteneği güçlü, akademik çalışmalarıyla bilim ve teknolojiye katkı veren, sektördeki problemleri çözme yeteneği olan, Ar-Ge, girişimci ve inovatif temelli bir kurumdur. Bir üniversitenin eğitim kalitesinin artıp artırmadığını ölçen yurt dışında kurumlar var. Mesela h endeksine geçtiğimiz yıl 100 akademisyen dâhil oldu. Temel amacımız ulusal kriterlere de göz önüne alarak akademisyenlerimiz hem ulusal hem uluslararası alanda güçlü yayın yapmalarıdır.
Üniversitenizi nasıl tanımlıyorsunuz ve hangi alanda iddialısınız?
Aydın’da yaşıyoruz. Antalya’dan sonra seracılığın yapıldığı en büyük il Aydın. Aydın tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Ziraat ve Veteriner fakültelerimiz var. Bu fakültelerimiz hem akademik anlamda hem de sektöre hizmet anlamında en güçlü fakültelerimiz. Tıp fakültemiz ise bölge hastanesi olma yolunda ilerlemektedir. Bunlar köklü fakültelerimiz. Bir de yeni kurulan fakültelerimiz var. Biz yeni kurulan fakültelerimizle de iddialıyız. Örneğin Diş Hekimliği ve İletişim Fakültelerimiz. Diş Hekimliği Fakültesi Ege Bölgesinde lider, Türkiye genelinde ilk beştedir.
Türkiye’deki üniversitelerin bilim, teknik ve üretimi katkı bakımından dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek düzeye gelmeleri için neler yapılmalıdır?
Akademik anlamda en iyisine ulaşmak için mevcut akademisyenlerimizi bilim çalışmalarını tam destek veriyoruz. Araştırma görevlilerimizin ve yardımcı doçentlerimizin çalışmalarını çok önemsiyoruz. Araştırma görevlisi olan öğretim elemanlarımızın doktora çalışmalarına ve onların akademik çalışmalarına son derece önem veriyoruz.
Öğrenciler neden üniversitenizi tercih etsinler?
Üniversitemizde on dört tane fakülte var, on sekiz tane meslek yüksekokulu var. Biz istiyoruz ki buraya ben rektör olarak üniversitenin herhangi bir bölümüne herhangi bir birimine, fakültesine gönül rahatlığıyla çocuğumu gönderebiliyor muyum? Eğer bu soruya evet cevabını verebiliyorsak biz başarılı bir yöneticiyiz demektir. Yani amacımız birimlerimizin hem teknolojik altyapısını modern çağa uygun teknolojik altyapısıyla donatmak hem akademik anlamda onları öğrenciyi eğitecek şekilde güçlendirecek nitelikli akademik kadroyu oluşturmak hem de buradaki öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetlerini oluşturmak.
Yerleşke konusunda sıkıntınız var mı?
En büyük sorunumuz kampüslerin dağınık olması fakat bu kampüsleri toparlayabilir miyiz bilmiyorum. Fakat bundan sonra dağıtmamakla ilgili bir politikamız olduğunu söyleyebilirim. Bundan sonra kimse ilçelere falan yüksekokul ya da fakülte aç diyemeyecek. Şu anda gelen teklifleri kibar bir dille reddediyoruz. En azından bundan sonra dağıtmamaya çalışacağız. Bundan sonra fakülteler merkeze açılacak. Merkez kampüsü güçlendireceğiz. Sonra diğer kampüslerdeki eksikleri tamamlamaya çalışacağız.
Üniversitenizi nasıl konumlandırıyorsunuz?
Üniversiteler, bilginin üretildiği ve geleceğimizin teminatı olan gençlere ilk elden ulaştırıldığı kurumlardır. ADÜ, Aydın’ın taşıdığı değerlerin farkındalığıyla, üzerine düşen sorumlulukları büyük bir mutlulukla yerine getirerek ülkemiz üniversiteleri arasında saygın bir konuma ulaşmıştır. Üniversitemiz coğrafi konumu itibariyla birçok avantaja sahip olup bunları faydalı katma değere dönüştürecek potansiyele sahiptir.

Aydın ve Menderes
Başlık ResmiAydın ve Menderes

Bilimin merkezi

Kuruluş: 1992
Fakülte sayısı:14, Yüksekokul sayısı:5
Devlet Konservatuarı: 1
Meslek Yüksek Okulu:18, Enstitü: 3
Uygulama ve Araştırma Merkezi: 25
Akademik Personel: 1667
İdari Personel: 1710
Öğrenci Sayısı: 47 bin 647
Öğrenci Kulübü: 61
Misyon: Yeterli bilgiye sahip, etik değerlere bağlı, toplumsal sorumluluk bilinci gelişmiş, akılcı, üretken ve dünyadaki gelişmeleri izleyebilen, çözüm üretebilen, ulusal ve evrensel meselelere çözüm önerileri geliştirebilecek projeler üretmek ve özgün araştırmalar yapmaktır.
Vizyon: Eğitim, araştırma ve hizmet alanlarında yurt içi ve yurt dışında tanınan, çağdaş, katılımcı, çalışanı ve öğrencisi olmaktan onur duyulan ve tercih edilen bir üniversite olmak.

Kimdir? 
Prof. Dr. Cavit Bircan 1993 yılında Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Gıda Bilim ve Teknolojisi Bölümü’nden mezun oldu. 1995’te burs kazanarak ABD Ohio State Üniversitesinde 1997 yılında yüksek lisans ve 2001 yılında doktorasını tamamladı. 2002 yılında Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’ne Yardımcı Doçent, 2006 yılında doçent oldu. 2011 yılında aynı bölümde profesör oldu. Gıda güvenliği, gıda kimyası ve gıda toksikolojisi alanlarında çalışmaları vardır. 2011 yılında rektör yardımcılığı görevinde bulundu. 2014 yılında ADÜ’ye Rektör olarak atandı.