Kaydet
a- | +A

“Bir cuma günü yurttaki odasında yalnız üniversite sınavına çalışırken telefon çalmıştı...”

Hayrullah’ın hikâyesini anlatmaya devam ediyorum... Tatillerde köyüne döndüğünde evlerinin balkonunda berberlik yapardı. Köyün çocukları önüne otururdu. Saçlarını keserken başlarını okşar:

“Okuyun” derdi “sakın utanmayın.”

Para uzatan olursa elini geri çekerdi. Çünkü evlerinin duvarında çocukluğundan beri okuduğu bir cümle vardı:

“Hayır yapın, iyilik yapın ama karşılıksız yapın.”

Bayram geceleri herkes tıraş olmak için onu beklerdi. Hayrullah makinesini durdurur, duvardaki yazıya bakardı. Sonra defterine gölge düşürerek yazan o küçük çocuğu hatırlardı.

Ve bilirdi ki; insan bazen ışığı değil, gölgeyi saklaya saklaya büyür…

Yıllar sonra anlatırken sesi titredi Hayrullah’ın. Cümleleri toparlamakta zorlandı, gözlerini bir an uzaklara dikti. Sanki yine o eski günlere dönmüştü.

“Bilirsin” dedi, “hayatta bazı insanlar vardır… sana yol olmaz ama yolunu aydınlatır.”

O insanın adı Muttalip’ti. Ankara’ya gittiği günlerden sonra başlamıştı telefonlar. Her cuma günü, hiç şaşmazdı. Saatini bile bilirdi Hayrullah; ikindiye doğru telefon çalardı.

“Hayrullah, nasılsın?”

“İyiyim abi, sen nasılsın?”

“Bir ihtiyacın var mı?”

Sadece bu kadar. Ne öğüt ne emir… Sadece hâl hatır. Ama o üç kelime Hayrullah’ın yüreğinde koskoca bir kapı açardı: “İhtiyacın var mı?”

Bir cuma günü yurtta odasında tek başınayken telefon çalmıştı. Ders çalışıyordu ama aklı yine eczacılıktaydı.

“Hayrullah” demişti Muttalip “sesin biraz durgun geliyor.”

“Yok abi” demişti, “iyiyim.”

“Bak” diye devam etmişti Muttalip, “söyleyemediğin şeyler insanın yükü olur.” İşte o an gözleri dolmuştu Hayrullah’ın. İlk kez birine yükünü hissettirmeden anlatabildiğini anlamıştı.

“Abi” demişti, “ben eczacılık istiyorum.” Kısa bir sessizlik olmuştu.

“O zaman” demişti Muttalip kararlı bir sesle “kalbinin gittiği yere yürü.”

O telefonu kapattıktan sonra Hayrullah sabaha kadar uyuyamamıştı.

Ertesi yıl yeniden sınava girdi. İstanbul’da eczacılığı kazandığında ilk aradığı kişi Muttalip olmuştu.

“Abi, oldu elhamdülillah” demişti Muttalip. “Ama unutma, meslek insanı büyütür, vicdan ayakta tutar.” Hayrullah şimdi bunları anlatırken durdu. Gözleri doldu, sesi kısıldı. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR