“Hikâye bittiğinde Esma gözyaşlarıyla boynuna sarıldı: Seni daha çok seviyorum, dedi...”
Yetim Hasan’ın hatırasını anlatmaya devam ediyoruz... Yıllar geçti. Hasan büyüdü, okudu, çalıştı, ilim sahibi oldu. Zamanla yeni saçları bitmiş, yüzü daha bir yakışıklı hâl almıştı... Artık ona çevresindekiler Doktor Hasan Bey diyorlardı.
Fakat Hasan geçmişini hiç unutmadı. İstanbul’dan Anadolu’ya tayin olmak istedi. Kastamonu’da hizmet etmek için yola düştü. Orada köy köy dolaşıp hastalara şifa dağıttı.
Bir gün, görev yaptığı şehirde bir dostu ona:
“Evlenmeyecek misin?” diye sordu.
Hasan sessiz kaldı. Üvey annesinin soğuk yüzü gözlerinin önüne geldi. Ama sonra tanıdığı bir aile çıktı karşısına iyi, dürüst, merhametli insanlar… İldeki ceza reisinin yeğeni Esma ile evlendi. Bir süre sonra Esma’nın amcası Hasan’ı yanına çağırdı:
-Evladım, Esma’nın babasının Konya’da bir çiftliği vardı. Kardeşim ve yeğenim Ahmet öldükten sonra, Esma’nın bütün mallarına ben bakıyorum. Bu çiftlik artık senin sorumluluğunda. Hanımın babasından kaldı, dedi.
Hasan defterleri incelerken gözleri bir ismin üzerinde takılı kaldı: Mustafa Ağa. O an kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu. Meğer yıllar önce kendisine el uzatan Mustafa Ağa, Esma’nın babasıymış!
Hasan dudaklarını ısırdı şaşkınlıktan ama kimseye bir şey söylemedi. Gözlerini kapayıp uzun uzun düşündü. Hayat, onu bir çemberin içinde döndürmüş dolandırmış tam başladığı yere getirmişti.
Ama artık o çocuk değildi; kırgın değildi, minnettardı. Dr. Hasan sonra yine İstanbul’da görev yapmaya başladı. Kastamonu’dan ayrıldı. Fakat yıllar sonra Esma Hanım hastalanınca, Hasan onu Konya’daki o eski çiftliğe götürdü. İstanbul’un havası hanımına yaramamıştı. Hasan çiftliği yeniden ayağa kaldırdı bu arada üvey kardeşi Mehmet’i buldu, “kardeşim” diyerek bağrına bastı.
Bir akşam, çocuklarını ve hanımını başına topladı:
-Size bir masal anlatacağım, dedi.
Ve isim vermeden kendi hikâyesini anlattı, baştan sona… Hikâye bittiğinde Esma Hanım gözyaşlarıyla boynuna sarıldı:
-Seni şimdi on kat daha fazla seviyorum, dedi.
Hasan o gece ellerini açıp şöyle dua etti:
“Ya Rab, beni yetimlikten hekimliğe taşıdın. Acının içinden hikmet çıkardın. Kaderimi kederden rahmete çeviren emrine şükür...”
Selman Devecioğlu

