“Her kim bana on kere sabah, on kere da akşam salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime kavuşur”
Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Cebrâil ile karşılaştım. Beni müjdeleyerek, Allahü teâlâ sana salât ve selâm okuyanlara, salât ve selâm vereceğini buyurdu dedi. Ben de bundan dolayı, Rabbime secde ederek şükrettim.”
Abdurrahmân bin Avf şöyle anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz ile Bakî’ kabristanına gittik, iki defa secde edip, secdelerde uzun müddet kaldı. Sebebini sordum. Buyurdu ki: “Cebrâil bana geldi ve dedi ki: Bir kimse sana salât okursa, yetmiş melek de ona salât okur.”
Ebû Saîd-i Hudrî şöyle demiştir: “Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: Bir topluluk bir araya gelir oturur da, Peygamberlerine salât okumazlarsa, onlara bir üzüntü çöker.”
Yine bir hadîs-i şerîfte; “Kim her gün yüz kere 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve ehli beytihi...' derse, onun otuzu dünyâda olmak üzere yüz ihtiyâcı giderilir.”
Bekr bin Abdullah Müzenî’nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte; “Her kim bana on kere sabah, on kere da akşam salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime kavuşur” buyuruldu.
Peygamber Efendimiz, bir defasında minbere çıkarken üç defa 'âmin' dedi. Eshâb-ı kirâm, “Yâ Resûlallah, şimdiye kadar yapmadığınız bir şeyi yaptınız, sebebi nedir?” denilince buyurdu ki:
“Bana Cebrâil geldi ve dedi ki: Kim annesi babası ve ikisinden biriyle bulunur da (onlara iyilik yaparak) bağışlanmazsa, Allahü teâlâ onu mahrûm etsin. Ben de 'âmin' dedim. Kim Ramazân-ı şerîfe ulaşır da günahlarını bağışlatmazsa, Allah onu mahrûm etsin dedi. Ben de 'âmin' dedim. Kim de yanında senin ismin anıldığı hâlde sana salevât getirmezse, Allah onu rahmetinden mahrûm etsin dedi. Ben de 'âmin' dedim.”
Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Allahü teâlânın birtakım melekleri vardır. Bana ümmetimin getirdiği, söylediği salevâtı ulaştırırlar. Yâ Resûlallah filân oğlu filân sana salât okudu derler.” Eshâb-ı kiram “Yâ Resûlallah, siz çürümüş, hâlde iken bu nasıl olur?” diye sual edince buyurdu ki: “Şüphesiz ki Allahü teâlâ enbiyâsının etini toprağa haram kıldı. Onlar kabirde çürümezler.”

