Kaydet
a- | +A

Bugün bir anne yüreğiyle, önce kendi evlatlarımın üzerine titreyerek, sonra da geleceğimizin teminatı olan tüm gençlerimize kalbimi açarak sesleniyorum. Yavrularım, ne yazık ki çok çetin bir zamana denk geldik. Televizyonlarda, sosyal medyada canlı yayında savaşları, masum çocukların feryatlarını izlediğimiz, kahreden karanlık bir dönemden geçiyoruz. Haberleri izlerken bir anne olarak yüreğim paramparça oluyor. İlim yuvası olması gereken yerlerde şiddetin kol gezmesi, merhametin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Kalplerin taşlaştığı, vicdanların sustuğu bu devirde tertemiz kalabilmek elbet zordur. Ama unutmayın ki; imtihan ne kadar ağırsa, mükafatı da o kadar büyük olur. Sizler, tarihin derinliklerinden gelen asil bir milletin vârislerisiniz. Bu yüzden hayat tarzınız bu soylu geçmişe layık olmalı.

Hayatın içinde asla tarafsız olmayın safınız her zaman hakkın, doğrunun ve fıtratın yanı olsun. Yüzünüze yerleşecek bir tebessüm, her türlü mücevherden daha değerlidir. İnanın, suratsız gezenlere bir ceza verilebilseydi, dünya nezaketle nasıl da çiçek açardı...

Bugün bizleri kuşatan nice sosyal medya fenomeninin sahte dünyaları yerine aileyi, sadakati ve mahalle kültürünü yücelten sıcak ve samimi ortamlara dönmeliyiz. Allah dostlarının menkıbeleri sadece ramazan ayında değil, her an anımızda bize rehber olmalı. Aile büyüklerimizin sohbetleri tecrübeleri bizlere en güzel armağandır... Kolay yoldan zenginlik masallarına değil, helâlinden kazanılan bir liranın bin kat daha bereketli olduğu o kanaat hazinesine sarılın.

Yavrularım, bu fırtınalı denizde boğulmamak için tek bir çaremiz var. Hep birlikte dinimizin emirlerine devletimizin kanunlarına uygun yaşamak... Sizler şanlı bir ecdadın torunlarısınız. Lütfen kendinizi bu dünya hengamesinde kaybetmeyin. Bir annenin en büyük duası, evladının izzetle, şerefle ve imanla yaşamasıdır. Allah yâr ve yardımcınız olsun.

Gülçin Köker-İstanbul

ŞİİR

Sultanım

Yüzümü, eşiğe sürdüm sultanım.

Aşkımı, kubbeye ördüm sultanım.

İhsanı, gönülde gördüm sultanım.

Himmetle, vuslata erdim sultanım.

Sizden önce, şaşkın kuldum sultanım.

Ağladım, yalvardım, buldum sultanım.

İhsanla, bu yolda, oldum sultanım.

Himmetle, vuslata erdim sultanım.

Bahçende, gülleri derdim sultanım.

Gönlümü, hizmete verdim, sultanım.

İhsanla, Sizleri, sevdim sultanım.

Himmetle, vuslata erdim sultanım.

İhsanla açıldı, gözüm sultanım.

Edeple seçildi, sözüm sultanım.

Karaydı, ak oldu, yüzün sultanım.

Himmetle, vuslata erdim sultanım.

Acizim, kapına, geldim sultanım.

Canımdan çok, sizi sevdim sultanım.

Tac’ül Arifsiniz, bildim sultanım.

Himmetle, vuslata erdim sultanım.

Aciz Sultan-Abdurrahman Gök

KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST

(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)

Din büyüklerimiz buyurdular ki: "Bir mübarek zât varmış, kırk senedir gitmekte olduğu camiye her sabah, her vakit evden çıktığı zaman, 'efendim, cami nerede' diye birine sorarmış. Birisi; 'baba, otuz senedir gidip geliyorsun, cami burada' demiş. O da 'iyi, Allah razı olsun' demiş. Gitmiş köprünün başına, 'evladım cami nerede', demiş. Üç-beş tane delikanlı gelmişler, 'doğruyu söylemezseniz gitmeyiz. Bildiğiniz hâlde niye soruyorsunuz' demişler. 'Ben mevzuyu biliyorum ama, nefsim dediği hâlde oradan geçiyorum. Fakat ben istiyorum ki, nefsimin dediğini yapmayayım. Benim asıl gayem, onun dediğini yapmamak. Onun emrinde olmamak' demiş... Zor iş, kolay iş değil. Nefse muhalefet lazım. İnsan, nefsinden ne kadar uzaklaşırsa o kadar iyidir."

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...