İnsan, hayatın karmaşası içinde zaman zaman kendi kabuğuna çekilme ihtiyacı hisseder. Oysa huzur, dışarıda aradığımız büyük olaylarda değil, her gün göz ucuyla baktığımız, belki de hiç dikkat etmediğimiz detaylarda gizlidir. Bir fincan çayın sıcaklığı, eski bir dosttan gelen samimi bir haber veya gün batımında gökyüzünün aldığı o eşsiz renk... Hayat, işte bu "an"ların toplamından ibarettir.
Modern zamanın insanı, hep bir yerlere yetişme telaşında. Oysa durup soluklanmak, etrafındakilerin farkına varmak, hayatın ritmini yakalamak için en kıymetli anahtardır. Hızla akıp giden günlerin içinde, kendimize ayırdığımız birkaç dakika aslında ömrümüze kattığımız en bereketli vakitlerdir. Gönül gözü açık olanlar, en sıradan günün içinde bile bir güzellik bulmayı bilirler.
Belki de yapmamız gereken tek şey, şükrü bir hayat düsturu hâline getirmek. Sahip olduklarımızın kıymetini bilmek, eksik olana hayıflanmak yerine elimizdekini paylaşmanın huzuruna varmak... İnsan, paylaştıkça çoğaldığını ve sadece başkalarının hayatına dokunduğu ölçüde var olduğunu fark ettiğinde, gerçek huzuru bulur.
Evinizin bir köşesine çekilip pencereden dışarı baktığınızda, nefes aldığınızın ve iyilik yapmaya hâlâ vaktinizin olduğunu hatırlayın. Ve bu iyiliğe ilk önce kendinizden başlayın. Her sabah yeniden doğan güneş, bize yeni bir umut, yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Bugün, her şeye rağmen bir gülümsemeyi kendinize ve çevrenize çok görmeyin. Çünkü en güzel anlar, gönülden gönüle kurulan köprülerle yazılır. Nâbî merhumun bir beyti ile yazıyı hitama erdiriyoruz.
"Gönülde her ne var ise zahir olur ol dem
Ki mahrem-i esrâr-ı dil olmaya bir yâr ola"
(Gönülde ne varsa o anda dışa vurulur, yeter ki gönlün sırlarına mahrem olacak, o gönülden anlayan bir yâr buluna.)
Kalbiniz huzurla, gününüz bereketle dolsun...
Zeynep Hazal Miliç
ŞİİR
Gördüm
Durmadan çıkılan merdivenlerin
Birden bittiğini zevalde gördüm
Merdiven merdiven didinenlerin
Akıbetlerini kendimde gördüm
Ev üstüne evler ihtirasının
Tükenmediğini zevalde gördüm
Kazançlar içinde helal mirasın
Ne hoş olduğunu kendimde gördüm.
Amirken memurken mugalatanın
Tükenmediğini zevalde gördüm
Manasız manasız duran safların
Mekânda yerini kendimde gördüm.
Hakiki manada hizmet ehlinin
Âşıklık hâlini zevalde gördüm
Kimi ahmak dolanan şöhret ehlinin
Acizliklerini kendimde gördüm.
Hazreti İbrahim ateş içinde
Karınca su döktü zevalde gördüm
O sevap kazandı niyet edince
Tövbekârlığımı kendimde gördüm.
Aval aval sağa sola bakarken
Şükürler olsun ki zevalde gördüm
Hoca'm talebeyi yardan çekerken
Ürpertilerini kendimde gördüm.
Rıdvan Üzel
KELAMI KİBAR KİBARI KELAMEST
“Büyükler buyurdular ki;
Abdülhakîm Efendi hazretleri 'kuddise sirruh' buyurmuşlar ki; İslamiyet bir dairedir. Eshâb-ı kiramdan sonra, Eshâb-ı kirama en yakın olanlar, Tabiindir. Onların yüksekleri var; mezhep imamlarımız. Ondan sonra onların tâbileri, ondan sonra talebeleri diyerek bugüne kadar gelen Ehl-i sünnet âlimlerinin kalbi feyz kaynağıdır. Kimin kalbinde sevgisi ve itaati çoksa, o kaynaktan kesin alır. Efendim, alıp almadığı nasıl belli olur? Gayet kolay. Büyükler buyurdular ki; feyz alanın kalbinden dünya sevgisi çıkar. Feyz, Allah sevgisidir. Allah sevgisi ile dünya sevgisi zıttır. Birinin olduğu yerde diğeri olmaz.”

