Kaydet
a- | +A

Dünya bir misafirhanedir. Cümle cihan bunu bilir. İnsan her başlangıcın bir sonu olduğunu, her yaşayanın öldüğünü; ölenin fena bulduğunu, olacak olanın olduğunu, her yeninin eskiyeceğini… Her tazenin solup pörsüyeceğini bilir.

Tarih kitapları da bize bunu böyle öğretir. Bilene…

Kimi vakit hiç ölmeyecek gibi yaşarız bazılarımız, ölenleri, gelip geçenleri görmekte olduğumuz hâlde... Hiç akıl etmez miyiz? Hiç fikretmez miyiz? Hiç ibret almaz mıyız? Uyarıldığımız hâlde, şairin dile getirdiği gibi:

“Çeşm-i ibretle nazar kıl, dünya bir misafirhanedir,

Bir mukîm âdem bulunmaz ne acîb kâşânedir

Bir kefendir âkıbet sermayesi şâh u gedâ

Bes buna mağrûr olan mecnûn değil de yâ nedir?”

Yani günümüz anlamıyla “Bir bakarsan ibret gözüyle dünya misafirhane gibidir. Burası öyle şaşıracak bir saraydır ki kimse burada sürekli kalamaz. İster zengin ol ister fakir sonunda herkes yalnızca kefen giyebilmektedir. Bu gerçekleri bildiği hâlde gururlananlar mecnun değil de ya nedir?” Bunca haykırışlara rağmen bu gaflet pamuğu ne zamana dek kulaklarda kalır?

Sonunu düşünmeyen mi kahramandır yoksa düşünen mi bunu bir düşünmek gerek. “Sonumuz ne olacak?” diyerek söğüt yaprağı gibi tir tir titreyerek gözyaşı döken ninelerimizin torunları olarak gaflet içinde gözünden yaş gelecek kadar kahkahalar atan biz torunların hâlini bir düşünün...

Velhasıl, insanları bu denli müşevveş-üz zihin (karışık zihin) olan, fitnelerle dolu bir ahir zaman ahvali içerisinde Allahü teâlâ hepimize kolaylıklar ihsan eylesin. Denmiştir ki:

Her devrin bir adı var. Teknoloji devri, bilgi devri vs. Ya bu devrin adı nedir? Şüphesiz Fitne Devri. Şüphesiz, herkes fitne kelimesini kendince bilmiştir ama asıl fitne nedir?

El Cevap: Fitne bizi ilgilendirmeyen her şeydir. Biline…

Ahmed Mücahid Miliç

ŞİİR

Ana

Ayağı öpülesi,

Merhamet numunesi,

Hayat verir nefesi,

Ana evlâda yârdir.

Çocuk ister her şeyi,

Anne çeker çileyi,

Ak sütünü vermeyi,

Ona isteten Bâr'dır.

Annelik kutsal meslek,

Ondadır güzel dilek,

Kızmaz küsmez bir melek,

Evlâdına miyardır.

Yazda kışta ve güzde,

Hem gündüzde gecede,

Giydirme yedirmede,

Gönüllü hizmetkârdır.

Duası evlâdına,

Kaza gelse başına,

Başlar o feryadına,

Merhamette pınardır.

Evlâdı evlendirir,

Haneyi şenlendirir,

Her dâim dillendirir,

Analar cefakârdır.

Anne evlâda düşkün,

Evlât anneye düşkün,

Olsa da kırkı aşkın,

Muhtaçtır, minnettardır.

Sultanlar yetiştirdi,

Âlimler yetiştirdi,

Ahlâkı yerleştirdi,

En güzel mihmandardır.

Rabbe muhabbet duyan,

Edep hayâ taşıyan,

Emre yasağa uyan,

Anneler iftihardır.

Alaaddin Erdoğan

ESKİMEZ KELİMELER

MESABE: Derece, değer, rütbe. Mesabesinde: Yerinde, değerinde, hükmünde.

TEVEKKELİ: Boşuna. Tevekkel: Her şeyi oluruna bırakan.

EFKÂRIUMUMİYE: Umumun fikirleri, Kamuoyu.

MÜŞKÜLPESENT: 1. Güçbeğenir. 2. Titiz. 3. Bir işi yapmamak için türlü bahaneler uyduran.

NEFASET: 1. Nefis olma durumu. 2. Kıymetli olma durumu.

NEZAFET: Temizlik Nazif: Temiz, pak, arınmış, nezih, terbiyeli ve ahlaklı.

KESAFET: 1. Çokluk 2. Yoğunluk 3. Saydam olmama durumu.

KERAHET: Tiksinme. İslamiyet’in kesin olarak yasaklamadığı, fakat harama yakın olma ihtimâlinden dolayı çekinilmesi gereken şeyin durumu, mekruh olma hâli.

KEHANET: Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon (ön görmek)

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...