Birilerinden bahsedilirken “iyi insan” diye tarif edilmesi sizce de ona verilebilecek en yüksek değer, en övgü dolu bir haslet, en asil bir rütbe değil midir?!..
İyi insanlar bu dünyanın süsü gibidirler. Bu hayatta en iyi ve en güzel olanı yaşamak için ne varsa, onlarsız herhâlde hep eksik olurdu, hayal olurdu. Hayatın sevilecek bir yanı da kalmazdı!..
Çünkü iyi insanlar koku satanlar gibidirler. Hiçbir istifademiz olmasa da kokusundan faydalanırız...
Şimdilerde ise herhâlde çoğumuz aynen şöyle düşünüyoruz; maalesef ki iyi insanlar neredeyse parmakla gösterilecek kadar azaldı.
İyiliği tam manasıyla anlamanın, iyi insanları tanımakla olduğuna inananlardanım.
Sevdiklerimizle yakınlık derecesine bağlı olarak ilişkilerimizde, onlara ya da bazen de hiç tanımadığımız kişilere, maddi ya da manevi küçük ya da büyük fayda sağladığımız her şeye iyilik diyebiliriz. Yeter ki sonucunda kimse hiç zarar görmesin, bunu yaparken de şahsi hiçbir menfaat olmasın.
Öyleyse darda kalan insanların sıkıntısını gidermeyi ya da sevindirmeyi kalpten isteyerek, bu niyetle yani sadece yüce Allah’ın rızasından başka beklentisi olmadan yapılanlar var ya; işte iyilik kelimesinin en güzel karşılığı bu ve bunu hayatı boyunca inanarak yapmanın güzelliğini yaşayanın, iyi bir insan olduğunun alameti de bu olsa gerek…
Acaba iyi bir insan nasıl olunur? Kime ve neye göre karar verilir? Gerçekten onlar gibi olmak zor mu?
Bunu anlamanın kolay bir yolu, yaşarken yaptıklarından, iyiliklerinden hep istifade edilmiş, hâlâ da ediliyor olması. Vefatlarından sonra dünyada sanki yeri doldurulamaz bir boşluk daha bıraktıklarının hissedilmesidir. Her hatırlandıklarında, bilvesile onlardan bahsedilirken “iyi bir insandı” denmesidir. Onların yokluğunda dünyanın çekilecek bir yer olmadığının anlaşılmasıdır. Şimdilerde hissettiğimiz gibi!..
İyiler azaldıkça iyilikler de onlarla beraber bir bir eksiliyor. Değil mi?
Ender Kandeniz-İzmir
ŞİİR
Hasılat
Elli yıl yürüdüm vardım, bir adım,
Kursakta dizili onca muradım,
Gönlüme yaraşır yâri aradım,
Sevene, sevdiği gelin kız imiş.
Beşi bulduk diye verdik üçüne,
Yine de yetmedi son birkaçına,
Dünya bizim diye daldık içine,
Bizim olan anca bir top bez imiş.
Şikâyet olmasın haşa huzurdan,
Beklemeyiz Allah varken Hızır’dan
Borcumuz kabarık, öğün hazırdan,
Doymayan işkembe değil, göz imiş.
Yaşasan da bir asırlık ömürü
Elmas olmaz bizim dağın kömürü,
Kimselere bükülmeyen demiri,
İki büklüm eden bir top tuz imiş.
Herkese yetiştim, bana geç kaldım,
Dost gül savurdukça ben yara aldım,
Topladım hasadı, toprağa saldım,
Gıyabî, baharın ardı güz imiş.
Mustafa Özkahraman
BİTKİLERİN DİLİNDEN
BAMYA: Bamya temmuz ağustos aylarında sofralarımızı süsleyen çok faydalı bir sebzedir. Sindirim sisteminin dostu olan bamya lif açısından oldukça zengindir. Bu sebeple bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bamya ayrıca kan şekerini dengelemede de yardımcı olur. Lif olmasıyla birlikte ayrıca antioksidan özelliği de vardır. Bamyada C, A ve K vitaminleri vardır. Bütün bu özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren faydalı bir sebzedir. Bamya ayrıca gözlere de çok faydalıdır. Bamya tok tutar. Ayrıca düşük kalorisi vardır. Bütün bunlara ilaveten cildi besler saçları kuvvetlendirir, kemikleri güçlendirir. Çünkü içeriğinde magnezyum ve kalsiyum vardır. Bamyanın en sağlıklı hâlinin haşlama şeklinde veya az yağlı sebze yemeği şeklinde pişirip tüketilmesi önerilir. Mevsiminde taze bamya olduğu gibi bamyanın kurutulup her dönemde çorbasından tutun yine benzer yemeklerinin yapılması da bizim kültürümüzde vardır. Fayda açısından kuru bamya ile taze bamya aynıdır... Sağlığınız için doktorunuza danışın.

