Kaydet
a- | +A

Nerede elinde patik ören neneler? Nerede torunu ile oyun oynayan dedeler? Teknoloji çağı deyince hep gençlerden dem vuruyoruz, şikâyet ediyoruz. Gençler kadar yaşlı bireylerde de azımsanmayacak kadar teknoloji bağımlısı olanlar var. Saatlerce video seyredenler, yapmayacağı onca tarifi izleyip paylaşanlar, WhatsApp durumlarında akrabalarına, çocuklarına gönderme yapan teyzeler, Instagram'da fenomen olmak için çabalayan neneler görüyoruz. Onca hastalıklarına ve yorgunluklarına rağmen saatlerce telefonla vakit geçiriyorlar. Eskiden insanlar yaşlanınca daha çok kabuğuna çekilir, geçirdiği yılların tahlilini yapardı. Teyzeler ellerinde muhakkak bir patik veya yelek örer, torunlarına olan sevgilerini dillendirirlerdi. Yaşlı amcalar bahçelerinde vakit geçirir, bahçesi yoksa ya kendi evinin ya konu komşunun tamir edilecek bir eşyası varsa onunla meşgul olurdu. Akşamları oturmalara gidilir, insanlar muhabbet ederek günün ve hayatın yorgunluğunu paylaşırlardı. Şimdi ise akşam oturmaları bitti ama durum paylaşmaları başladı. (!) Kim nerede ne yapıyor oradan öğrenilir oldu. Hatta yaşlılar artık birbirine nasihat etmez oldu. Çünkü sosyal medyada envaı çeşit akıl hocası (!) olduğu için birbirlerine gerek kalmadı. Bilhassa yaşlı kesimin dikkatini çeken en mühim mesele "şunu iç şöyle iyi gelir, bunu dene vücuduna iyi gelir" türünden türlü türlü tarifler... Zihinlerde annelerinin kadim sağlık tarifleri silindi, yerine sosyal medya çöplüğünden hiç uygulanmayacak tarifler yerleştirildi. Telefonların hafızaları ekran görüntüsü alınan resimlerle doldu...

Sadece gençler değil yaşlılar da teknolojiyi yanlış kullanarak en olgun, en altın çağlarını heba ediyorlar. Ömrün son demlerini daha bilinçli geçirmek yerine, vakti heba etmek nasıl bir israf çeşididir? Aklım almıyor...

Amine Kübra Salar

ŞİİR

Gittiğin gün

Gittin ardında bıraktıkların

Kırık kalp umutsuzluk ve karanlık

Deniz rengi değişti hiddetlendi

Gözlerin gibi deli ve karanlıktı

Sağanaklar göl oldu ruhumda

Boğuldum ölemedim ölümünde

Gözlerin önledi ölümü terk ettiği an

Ve yaralı bıraktığın ben acı çekerken

Sen zevkle izdin delici bakışınla

Son dakikalarımı yaşarken

Döndün arkanı döndün gittin

Ben gömüldüm gözlerine kefensiz

Farkında olmasan da tüm zamanlarda

Lütfü Yarar

DUYGU DAMLASI

AKILLI İNSAN: Biz burada iki kere ikinin dört ettiğini, ekmeğin fırından alınacağını, telefona “alo” diyerek başlanacağını bilmeyi kastetmiyoruz akıllı derken. Akıllı insan derken kâr ve zararını bilen yâr ve ağyarını ayırt edebilen, insanlara insanca yaklaşıp hem zarar vermeyen hem zarar görmeyen kimseleri kastediyoruz... Akıllı insan bu anlamda git gide azalmakta ve yalnızlık çekmekte... Hani şairin yıllar değil asırlar önce “bir dost bulamadım gün akşam oldu” diye söylediği gibi akıllı insan kendine dost olacak arkadaş olacak bir akıllı insan bulana kadar ne cefalar çekmektedir kim bilir? Akıllı insan dostunu menfaate değişmez, akıllı insan kendini dostuna tercih etmez; akıllı insan aklını duygusunun emrine vermez, akıllı insanın boğazında laf dokuz boğumdur yani her aklına geleni hemen lap diye söylemez. Akıllı insan, bir Osmanlı terzisinin makasında yazdığı gibidir: Her elini sıkana dost her canını sıkana düşman olmayacağını bilendir. En önemlisi de akıllı insan, insan olarak yaratılışının gayesini bilen ve Yaratan'ın razı olduğu kul olmaya çalışan insandır... [Halit Koza]

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.