Amerikan kanalı CNN, 2014’te skandal bir harita yayınladı.
Suriye’nin kuzeyinde, sınırımız boyunca sözde Kürdistan diye bir devlet vardı, hatta Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgeleri de bu haritanın içinde yer almaktaydı.
Tepkiler üzerine kanal açıklama yaptı, “Hata yok” dedi.
Sebebini bir yıl sonra anladık.
DEAŞ tiyatrosuyla Kobani (Ayn-el Arab) olayları çıktı, Suriye’de PKK işgali başladı.
Terör örgütü, CHP-HDP iş birliği neticesi tek başına iktidarın çıkmadığı 7 Haziran 2015 seçimlerinden aldığı cesaretle çözüm sürecini bozup, Türkiye’de de haritada işaretli yerleri işgale girişti.
Diyarbakır Sur dâhil, bu bölgeleri geri almamız 10 ay sürdü.
793 asker ve polisimizi şehit verdik…
Bombalı tuzaklarla katledilen çocuklar dâhil, 314 sivili de eklediğimizde, bu terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1.100’ün üzerindeydi.
Bölge halkı, terör örgütünün derdinin Kürtler değil, emperyalist planlar olduğu gerçeğiyle bir kere daha yüzleşti.
CNN’in haritası gerçekleşsin diye bir sonraki yıl FETÖ terör örgütü 15 Temmuz’u denedi, Türkiye bunu da püskürttü.
Sonrasında hem Türkiye’de, hem Suriye’de aralıksız operasyonlarla çok ağır bedeller ödetti, o haritayı yırtıp tarihin çöplüğüne gönderdi.
***
Ama ‘haritacılar’ boş durmadı…
Yunan’ı ve Rum’u gaza getirip, ‘Sevilla’ gibi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yetki alanını sadece Antalya Körfezi ile sınırlayıp, kendi kıyılarına hapsetmeyi amaçlayan haritalar yayınlattılar…
Yunan elçiliklerine, Türk ve KKTC karasularını işgal anlamına gelecek haritalar yollattılar…
Ege ve Akdeniz’de çevre politikaları ayağına haritalar çizip, deniz sınırlarını aşmaya kalktılar…
İsrail’den Yunanistan’a kadar, Türkiye ve KKTC’nin deniz yetki alanlarını ihlal eden Eastmed boru hattı haritası çizmeye kalkıştılar…
Bunlar da ‘tek hamlede’ çöp oldu.
Önceki gün de Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya’daki Trablus hükûmetinin 2019’da vardığı deniz yetki anlaşmasını onaylayarak, İsrail-Yunan ittifakının bütün hayallerini, haritalarıyla birlikte suya gömdü.
***
Ve gelelim İsrail’e…
Bir hafta sonra siyasi hayatının en zor seçimine girecek olan soykırımcı Netanyahu, 2023 Eylül’ünde, New York’taki BM Genel Kurulu’nda Gazze’yi yuttukları bir harita göstermişti.
Ne tesadüftür ki, bir ay sonra 7 Ekim saldırıları oldu, Gazze’de işgal ve soykırım başladı.
Daha ilk günden bu saldırının ‘tezgâh’ olduğunu yazdık ama, o günlerde büyük oyunu görmek istemeyenlere laf anlatmak zordu.
Netanyahu hükûmetinin, Hamas’ın 7 Ekim’de saldırı düzenleyeceğini çok önceden bilmesine rağmen göz yumduklarını, hatta sınırdaki askerleri bilerek çektiklerini, İsrail helikopterlerinin kendi sivillerini kasıtlı katlederek olayın vahametini büyütmeye çalıştıklarını şimdi İsrail medyası bile yazıyor.
Peki, bebekleri ve kadınları bile zevk için katleden soykırımcı katiller sadece Gazze’yi yuttukları haritayı mı yayınladı?
Elbette hayır.
Aynı Netanyahu, 2024 BM Genel Kurulu’nda bu defa kürsüden Filistin’in tamamını İsrail toprağı gösteren, İran, Irak, Yemen ve Suriye’nin hedeflerinde olduğunu ilan eden bir haritayı dünyanın gözüne soktu.
Sonrasını biliyorsunuz, her gün "arzımevut" (Büyük İsrail) haritaları yayınlamaya başladılar.
-Ki, bu sapkın haritaların renklerinde, Ürdün ve Lübnan’ın tamamı, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye gibi bazı ülkelerin kısmen yutulması hayali vardı.
İki yılda neler olduğunu burada tekrarlamama gerek yoktur herhâlde.
Suriye’den başlayarak soykırımcı haritaları yırtıp atan kim?
Onun cevabı da Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde yayınladığı son haritada.
Türkiye’nin dostlarıyla kurduğu ittifakların neticesini ve İsrail’in acizliğini, seçim öncesi kendi toplumuna korku salmak için yayınladığı haritada itiraf ediyor katil Netanyahu.
N’oldu, daha iki yıl öncesine kadar raks eyleyirdiniz?
Al sana harita!
Türkiye üzerinde raks eylemeye kalkanların hesabını çok gördük, yine görürüz.

