Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Gençlik kalbin sigortası değil! “Bana bir şey olmaz” demeyin

Gençlik kalbin sigortası değil! “Bana bir şey olmaz” demeyin
Başlık ResmiGençlik kalbin sigortası değil! “Bana bir şey olmaz” demeyin

Birbiri ardına gelen genç kalp ölümleri kalp hastalıkları hakkında bildiğimiz bütün ezberleri bozdu. Uzmanlar artık kalp hastalıklarının yaşla bağlantılı olmadığı, gençlerin de kalbin sinyallerine karşı uyanık olması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Kaydet
|
Ziyneti Kocabıyık
ZİYNETİ KOCABIYIK

Kalp krizi hâlâ toplumda “ileri yaş hastalığı” olarak görülüyor. Oysa damar hastalığı yıllarca sessizce ilerleyebiliyor. Gençlerde özellikle sigara, kolesterol bozuklukları ve aile öyküsü önemli riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Güngör, “Genç olmak kalp krizine karşı garanti değildir. En tehlikeli düşünce, ‘Ben daha gencim, bana bir şey olmaz’ demektir” uyarısında bulundu. Kalp krizi denildiğinde akla hemen 50-60 yaşlarındaki insanlar geldiğini söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Genç bir kişinin göğsü ağrıdığında ise çoğu zaman akla kalp değil; mide, stres, yorgunluk veya kas ağrısı geliyor. İşte uzmanlara göre tehlikenin başladığı nokta tam da burası. Gençlerde kalp krizi kesin olarak arttı demek için yeterli veri bulunmuyor. Ancak bilimsel araştırmalar bazı genç yaş gruplarında dikkati çeken eğilimler olduğunu gösteriyor. ABD’de yapılan ARIC araştırmasında, kalp krizi sebebiyle hastaneye yatırılan hastalar arasında 35-54 yaş grubunun payının yıllar içinde yükseldiği görüldü” dedi.

Prof. Dr. Hasan Güngör
Başlık ResmiProf. Dr. Hasan Güngör

İŞARETLERİ HAFİFE ALMAYIN

Prof. Dr. Hasan Güngör’e göre gençlerde asıl tehlikelerden biri, kalp krizine inanmamak. Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı; nefes darlığı, soğuk terleme ve bulantı kalp krizinin habercisi olabilir. Üstelik belirtilerin mutlaka dayanılmaz şiddette olması gerekmiyor. Bazen hafif başlayan şikâyetler zaman içinde artabiliyor. Özellikle genç bir kişinin göğüs bölgesindeki ciddi rahatsızlığı “Midemdir”, “Gazdır”, “Üşüttüm” veya “Biraz dinlenirsem geçer” diyerek önemsememesi, gerekli tıbbi değerlendirmeyi geciktirebilir.

AİLEDEKİ KALP KRİZİNE DİKKAT

Gençlerin özellikle dikkat etmesi gereken konulardan biri de aile hikâyesi. Anne, baba veya kardeş gibi yakınlarında erken yaşta kalp damar hastalığı ya da kalp krizi bulunan kişilerin kendi risklerini öğrenmeleri önem taşıyor. Prof. Dr. Güngör, “Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa kişinin kolesterol başta olmak üzere kendi risklerini bilmesi gerekir. Kendimizi iyi hissetmemiz veya dışarıdan sağlıklı görünmemiz damarlarımız hakkında bütün resmi göstermez” diyor.

40’I BEKLEMEYİN!

Kalp sağlığı için “Daha çok gencim” diyerek kontrol için 40’lı veya 50’li yaşları beklemek gerekmediğinin altını önemle çizen Prof. Dr. Hasan Güngör, “Her göğüs ağrısı kalp krizi değildir. Ancak genç olmak da ciddi belirtileri görmezden gelmek için bir sebep değildir. Kalp sağlığınızı korumaya başlamak için yaşlanmayı beklemeyin” uyarısını yaptı.

KADINLARDA BELİRTİLER FARKLI

Kadınlarda da kalp krizinin en sık belirtilerinden biri göğüs ağrısı veya göğüste rahatsızlık. Ancak nefes darlığı, bulantı, mide bölgesi rahatsızlığı, sırt veya çene ağrısı gibi şikâyetler de eşlik edebiliyor. Bu belirtilerin “mide problemi” veya başka bir rahatsızlık olarak yorumlanması, kalp krizinin erken fark edilmesini zorlaştırabiliyor.

ÖNERİLEN HABERLER
Kalp yetersizliği gençleri de vuruyor
SAĞLIK

Kalp yetersizliği gençleri de vuruyor

DAMARLARDAKİ SESSİZ BOMBA

Prof. Dr. Hasan Güngör, kalp krizinin çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir hastalık olmadığını belirterek, damarların yıllar boyunca sessizce hastalanabileceğine dikkati çekiyor. Prof. Dr. Güngör, “Kalbi besleyen damarın içinde zamanla yağ ve kolesterol birikimleri oluşabiliyor. Damarın iç duvarındaki bu plak üzerine aniden pıhtı oturduğunda kan akımı kesiliyor. Kalp kası oksijensiz kalıyor ve kalp krizi meydana geliyor. Yani kalp krizi ‘bir gecede oluşan’ bir sorun olmayabilir” diye anlattı.

ZAYIFIM KALBİM SAĞLAM YANILGISI

Gençlerdeki bir başka tehlikeli yanılgı ise dış görünüşe güvenmek. Prof. Dr. Güngör, “Zayıfım, spor yapıyorum, kendimi iyi hissediyorum” düşüncesinin tek başına kalbin sağlıklı olduğunu göstermediğini belirtiyor. Özellikle sigara, kolesterol bozuklukları, ailede erken yaşta kalp damar hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet ve obezite risk değerlendirmesinde önem taşıyor. Alkol ve madde kullanımı da kalp-damar sistemi açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında bulunuyor. Üstelik düzenli spor yapan bir kişinin sigara kullanımının oluşturduğu riski “sporla telafi ettiğini” düşünmesi de doğru değil. Kısacası: Fit görünmek, damarların da fit olduğu anlamına gelmiyor.

Whatsapp İkon Facebook İkon
Paylaş
Paylaş
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Sağlık
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
SONRAKİ HABER

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.