ÖZEL | Milli stoper Atınç Nukan'dan itiraf: Fatih Terim izlemeye geldi
Kariyerinde Beşiktaş, Leipzig ve Göztepe gibi köklü takımlar da bulunan Fatih Karagümrük'ün tecrübeli stoperi Atınç Nukan, Türkiye Gazetesi'ne özel röportaj verdi. Yeni takımıyla Süper Lig'i hedefleyen 33 yaşındaki milli futbolcu, siyah-beyazlı ekipte yaşadığı kupa zaferleri, Almanya Ligi'nde edindiği tecrübe ve A Milli Takım dönemiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Beşiktaş'ın Türk futboluna sunduğu yeteneklerden biri olan Atınç Nukan, 2015'te 6 milyon Euro'ya Leipzig'e transferiyle siyah-beyazlıların altyapısından yetişip en çok para kazandıran futbolculardan biri oldu. Kara Kartal ile iki kupa şampiyonluğu yaşayan Nukan, mücadeleci oyunuyla taraftarların takdirini kazandı. Leipzig forması ve A Milli Takım gururuyla başarılarını taçlandıran deneyimli stoper, şimdilerde Fatih Karagümrük ile yeni zaferlere odaklandı. Milli futbolcu, dikkat çeken kariyeriyle ilgili tüm detayları Türkiye Gazetesi'ne anlattı.
“HEDEFİMİZ SÜPER LİG”
Geçtiğimiz sezon Süper Lig'e veda eden Fatih Karagümrük'le yeni bir serüvene adım atan Atınç Nukan, "Kadromuz sezon başında direkt hedefi belli, çok güçlü ve tecrübeli bir takım olarak kuruldu. Bizim hedefimiz de tabii ki şampiyon olmak. Şu ana kadarki performansımıza bakarsak aslında daha yukarılarda olmak istiyorduk. Ama özellikle son haftalarda ortaya koyduğumuz oyun ve gösterdiğimiz gelişme bizi mutlu ediyor, heyecanlandırıyor. Sağ olsun Başkanımız Süleyman Hurma da her konuda bizi çok destekliyor ve hep yanımızda oluyor. Aynı şekilde hocamız da çok tecrübeli, güvenilir ve iyi bir teknik adam. O da bize çok güveniyor, biz de bu güvenin karşılığını vermeye çalışıyoruz. Umarız sezon sonunda ligi istediğimiz yerde, şampiyon olarak bitirir ve Karagümrük’ü layık olduğu Süper Lig’e çıkarırız." dedi.
"ATMOSFER BAŞARIMIZIN ANAHTARI"
Kadro kalitesine ve takımdaki atmosfere vurgu yapan Nukan, "Kadromuzda çok tecrübeli oyuncuların yanı sıra yetenekli genç arkadaşlarımız da var. Kariyerim boyunca olabildiğince herkese yardım etmeye çalışıyorum. Çünkü biz de zamanında bu şekilde gelişim gösterdik. Biz gençken de bize çok destek oldular, bize çok şey katmaya çalıştılar. Ben de büyüklerimden gördüğüm bu örnekle, arkadaşlarıma ve genç kardeşlerime hem hayat hem de futbol anlamında olabildiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Umarım bu yetenekli arkadaşlarımız da böyle gelişmeye devam ederek bize katkı vermeye başlar ve bunu sürdürürler. Ama dediğim gibi, takım içindeki ortam başarımızın en büyük sebebi. Çünkü hem tecrübeli hem de genç arkadaşlarla bir arada bulunduğumuz çok sağlıklı bir çalışma ortamımız var." diye konuştu.
"GÖZÜMÜ BEŞİKTAŞ’TA AÇTIM"
Kara Kartal’daki dönemine değinen milli futbolcu, "Gözümü Beşiktaş’ta açtım. Orada büyüdük, orada futbolcu olduk. Her zaman söylüyorum: Eğer ben bugün Atınç Nukan’sam, bu Beşiktaş sayesindedir. Çok güzel günlerim geçti. Altyapıdan çıkıp özellikle A takımda oynamaya başladıktan sonra Avrupa’ya böyle bir bedelle transfer olmak çok önemliydi; çünkü o zamanlar Avrupa’nın gözü pek fazla bizim ligimizin üzerinde değildi. Ben de bunu başarabildiğim için tabii ki çok mutlu oldum. Altyapıdan çıkan, maliyetsiz bir oyuncuyken kulübe iyi bir bonservis bedeli kazandırmak ve Beşiktaş’a maddi anlamda böyle bir destek verebilmek beni çok gururlandırdı." ifadelerini kullandı.
“ŞAMPİYONLUK AYRI BİR MUTLULUKTU”
Siyah-beyazlılarda yaşadığı şampiyonlukla hayallerinden birini gerçekleştirdiğinin altını çizen başarılı oyuncu, "Sonra Almanya'da Leipzig serüvenim başladı ve ardından tekrar Beşiktaş’a döndüm. İlk ayrılışımda şampiyonluk yaşayamamıştım ve bu hep içimde kalmıştı. Geri dönerken hiç şüphem yoktu; sadece şampiyonluk yaşayabilmek için dönmeyi çok istedim. Beşiktaş’a döndükten sonra Şenol Hoca ile o şampiyonluğu yaşadık. Bu da benim için çok ayrı bir mutluluktu. Oradaki günlerim ve anılarım benim için muhteşemdi." sözlerini sarf etti.
“BEŞİKTAŞ BİR EV GİBİYDİ”
Alman devi Leipzig’e transfer aşamalarını anlatan deneyimli stoper, şöyle devam etti: "Çok emek verdim, yıllarca altyapıda bulundum. A takıma yükseldim. A takımda forma şansı buldum, oynuyordum ama düzenli olarak oynayamıyordum. Bekledim, kendimi ispatlamam için bir süre geçti. Bunu başardıktan sonra Leipzig’in ilgisini çektim. Ben Beşiktaş’ta çok mutluydum; hem arkadaşlarım hem ortam... Orası benim için bir ev gibiydi. Sonra Leipzig transfer teklifiyle geldi ama ben aslında çok sıcak bakmadım."
"LEİPZİG UÇAK GÖNDERDİ"
Leipzig’in transferi sonuçlandırmak için o dönem girişimlerini hızlandırdığını belirten Atınç Nukan, "Leipzig benim için uçak gönderdi ve Almanya’ya davet etti. Uçağa binmedim, yani o kadar gitmek istemiyordum. Sonra onlar kendileri geldiler. Projelerle, bilgisayarlarla, sportif direktör ve yanındaki yardımcısıyla beraber üç kişi geldiler. Ralf Rangnick, benimle saatlerce konuştu. 4-5 saat boyunca menajerim, ben, hepimiz beraber oturduk İstanbul’da. En son ellerini birleştirip, 'Yalvarırım benimle gel.' demişti. Çevremdekiler artık, 'Atınç, bu adam böyle bir şey diyorsa bu reddedilemez bir tekliftir.' dediler. Şu anki aklım olsa o sözleri ona dedirtmezdim, çoktan kabul ederdim. Bana, 'Beşiktaş senin için bizden 6 milyon euro istedi ama 10 isteselerdi onu da verecektik. Ben seni ucuza aldım.' dedi."
"İKNA İÇİN SAATLERCE KONUŞTULAR"
Dönemin Leipzig Teknik Direktörü Ralf Rangnick’in çabalarının transferde etkili olduğunu vurgulayan Nukan, "Ben o zamanlar çok gençtim, şimdiki aklım olsa çok daha farklı düşünürdüm ama o zamanlar çok gitme taraftarı değildim. Ralf Rangnick’in de buraya kadar gelmesi, beni ikna etmeye çalışması çok değerli ve özel şeyler. Hele 21 yaşında bir genç futbolcu için... O tabii ki beni de etkiledi. Ama şu an olsa mesela çok daha fazla etkilenirdim. Çünkü beni ikna etmek için saatlerce uğraştılar diyebilirim. Sonra işte Ralf Rangnick gelip projelerini bana anlatmaya başlayınca o zaman yavaş yavaş ikna oldum. Ama benim için de muhteşem bir tecrübe oldu; hem hayat anlamında hem futbol anlamında beni çok farklı yerlere götürdü. Bana böyle bir fırsat sunduğu için Ralf Rangnick’e de her zaman teşekkür ediyorum, benim için muhteşem bir tecrübeydi." sözlerini sarf etti.
“AYRI BİR SEVİYEDELER”
Almanya Ligi'ndeki ilk günlerine değinen 33 yaşındaki futbolcu, "Fiziksel ve mental olarak gerçekten ayrı bir seviyedeler. Oraya gittiğimde fiziksel olarak çok güçlüydüm ama tempo ve senden bekledikleri görevler bakımından başka bir dünya vardı. Bir oyuncu olarak bu ortama alışmak hem fiziksel hem de taktiksel açıdan zaman alıyor. Bana, 'Sende donanım var. Fiziksel olarak çok üst seviyedesin, sana şimdi yazılım yükleyeceğiz,' demişlerdi. Kendi oynamak istedikleri bir futbol felsefesi vardı ve 'Bunu oynayabilmen için sana ne gerekiyorsa yüklemeye çalışacağız,' diyorlardı." şeklinde konuştu.
"FARKLI BİR MANTALİTE KAZANDIM"
Avrupa’da futbol oynamanın zihinsel bir dayanıklılık gerektiğini söyleyen Nukan, "Bu süreç tabii ki çok yorucu ve zordu çünkü biz Türk oyuncular olarak biraz duygusalız. Mesela takımda sağ bek olarak millî takımdan Lukas Klostermann vardı. Bir maçta oynuyor, takım kazanıyor ama ertesi maçta oynamayabiliyordu. Buna rağmen oyuncuda gram ifade değişikliği, surat asma ya da trip atma gibi bir durum hiç olmuyordu. Biz daha duygusal olduğumuz için sürekli oynamak istiyor, formayı hak ettiğimizi düşünüp bazı şeyleri kafamızda kuruyorduk. Zamanla ben de o mantaliteyi kazandım." dedi.
"RANGNİCK, FUTBOL PROFESÖRÜYDÜ"
Almanların efsane ismi Ralf Rangnick ile çalıştığı dönemi övgüyle anlatan Nukan, "O, bir futbol profesörü. Tuchel ve Klopp gibi teknik direktörlerin akıl hocası Ralf Rangnick... Muhteşem bir futbol adamı. Zaten ben ilk Ralf Rangnick ile görüşmeye giderken menajerim bana, 'Atınç, Rangnick futbol dünyasında çok önemli bir adam. Biz transfer olmasak bile bu adamla konuşmak, tanışmak bile çok önemli.' demişti. Onunla sadece tanışmak bile çok değerliyken, ben onunla çalışma fırsatı buldum. Kendisiyle hâlâ çok güzel ve samimi bir iletişimimiz var. Onunla çalışmak bana futbol açısından önemli bilgiler kattı." ifadelerini kullandı.
"KALİTELİ HOCALARLA ÇALIŞTIM"
Siyah-beyazlılarda beraber çalıştığı teknik direktörlerden de bahseden milli stoper, "Hayatım boyunca çok değerli hocalarla çalıştım. Şenol Hoca’dan da çok şey öğrendim, onunla şampiyonluk yaşadık. Slaven Bilic’ten de önemli konular öğrendim. Benim için en önemlilerinden biri olan Mustafa Denizli beni ilk kez A takıma aldı, oynattı. Onun yeri bende çok ayrıdır. Hepsinden çok değerli bilgiler öğrendim. Böylesine kaliteli hocalarla çalışabildiğim için şanslıydım." diye konuştu.
"FATİH TERİM İZLEMEYE GELDİ"
2015 yılında milli forma giyme gururu yaşayan tecrübeli savunmacı, duygularını şöyle anlattı: "Leipzig’de bir kupa maçında sakatlık yaşamıştım. Sakatlıktan döndükten sonra Almanya’da 4. Lig takımıyla eşleştik. Bana, 'Fatih Terim seni izlemeye gelecek.' dediler. Ben de ısınmaya çıktım, bir baktım saha kenarındaki demirlerin arkasında duran Fatih Hoca ile göz göze geldik. Hemen yanına gittim ve görüştük. Maç başladı ama yeni sakatlıktan çıktığım için o maçta 90 dakika oynamadım. Hoca beni 45. dakikada oyundan çıkardı. 'Fatih Hoca beni izlemeye geldi, bari biraz daha oynasaydım.' diye düşünerek biraz sinirlenmiştim. Ama tabii ki Fatih Hoca kararını çoktan vermişti ve daha sonra beni millî takıma çağırdı. Her futbolcunun hayalidir A Milli Takım forması giymek. A Milli formayı giyme fırsatı bulduğum için ona her zaman teşekkürü bir borç biliyorum."
"EN AZ 5 SENE DAHA OYNARIM"
Kariyeriyle ilgili planlamalarından bahseden milli oyuncu, son olarak şunları söyledi: "Futbol oynamayı, her sabah kalkıp antrenmana gitmeyi ve çalışmayı çok seviyorum. Fitness'te saatlerce çalışıyorum. Sahada da ekstra ve kendime özel çalışmalarım var. Yaşantıma ve beslenmeme dikkat ediyorum. Hayatımın merkezinde futbol olmasını çok seviyorum, adeta buna bağımlı hâle geldim. Futbola âşık olduğum için gücüm yettiği sürece bunu sürdürmek istiyorum. Kendime belirli bir süre koymadım, futbol beni bırakana kadar ben onu bırakmak istemiyorum. Tabii ki önümde daha uzun yıllar olduğunu ve bu seneyi saymazsak en az 5 sene daha futbol oynayacağımı düşünüyorum. Sonrasında da futbolun içinde kalmak isterim çünkü bu benim hayatım."

