Binaların altları oyuldu, temelleri göründü! Karadeniz’de korkutan felaket, sahili gün gün yutuyor
Samsun Atakum’da kıyı erozyonu nedeniyle bazı yapıların temelleri açığa çıkarken, deniz sahil yoluna kadar ulaştı, kafelerin altları oyuldu. Kontrolsüz yapılaşmanın erozyonun en önemli sebeplerinden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek “Sahadan kara yönünde 100 metreye kadar yapılaşmanın asla olmaması gerekiyor” dedi. Zeybek, acil durumlarda geçici tedbirler alınabileceğini belirterek, tek tek sıraladı.
KAFELERİN ALTLARI OYULDU
Samsun’un Atakum ilçesinde kıyı erozyonunun etkisiyle zarar gören sahil şeridi endişelendirdi. Denizin karayı aşındırması sonucu kıyı kesiminde gerileme yaşandı, bazı yapıların temelleri açığa çıktı. Altları oyulan kafeler tedirginliğe neden olurken, sahildeki duvarlarda da çökmeler meydana geldi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, kıyı erozyonunun temel nedenlerinden birinin kıyıdaki sediment bütçesinde (Kum çakıl gibi malzemeler) oluşan açık olduğunu söyleyerek uyardı.
“KONTROLSÜZ YAPILAŞMA ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN”
Dr. Zeybek “Balıkçı barınakları ve limanlar gibi yapılar inşa edilirken kıyıdaki akıntı düzenine ve denizin hidrodinamik özelliklerine dikkat etmek gerekir. Kıyı kenar çizgisinin ihlal edilmesi ve kıyıdaki doğal ortam üzerindeki beşerî baskının artırılmasının da erozyonun nedenleri arasında bulunuyor. Üçüncü olarak, kıyı kenar çizgisi ihlalini ortaya çıkaran, kıyıdaki doğal ortam üzerindeki baskıyı artıran kontrolsüz yapılaşma kıyı erozyonunun önemli sebeplerindendir" dedi.
Dr. Zeybek, plansız ve programsız inşa edilen baraj başta olmak üzere regülatör gibi yapıların, kıyıya taşınan malzeme miktarının azalmasına sebep olduğunu belirtti.
"DENİZ SEVİYESİ 25 SANTİMETRE YÜKSELDİ"
Küresel iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesi yükselmesinin de kıyı erozyonunu etkileyen faktörlerden biri olduğunu belirten Zeybek, şöyle konuştu:
Dördüncü bir sebep ise küresel iklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesidir. 1880 yılından günümüze kadar ortalama deniz seviyesi yaklaşık 25 santimetre yükselmiştir. Deniz seviyesi yükselince dalgaların özellikleri, dalga düzeni, dalga boyları ve akıntı düzeni değişmekte; bunlar da kıyı üzerinde baskı oluşturan temel unsurlardan biri hâline gelmektedir.
Kıyı erozyonunu önlemek için malzeme göçünün azalmasına yol açan faaliyetlerden uzak durulması gerektiğini belirten Dr. Zeybek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
- Akarsular üzerine yapılacak barajlar, göletler ve regülatörler; planlı ve programlı bir şekilde, sediment bütçesinde açığa yol açmayacak bir düzende planlanmalıdır.
- Kıyı kenar çizgisi ve kıyı çizgisi üzerindeki baskıyı azaltacak denetimlerin sıkı bir şekilde yapılması gerekir. Mevcut kıyı kanununa göre kıyı çizgisinden itibaren, yani deniz ile karanın temas ettiği sahadan kara yönünde 100 metreye kadar yapılaşmanın asla olmaması gerekiyor.
- Turistik amaçlı geçici birtakım müdahaleler dışında kıyıda yapılaşmaya izin verilmemelidir.
GEÇİCİ TEDBİRLERİ SIRALADI
Erozyonun etkisini azaltmak için bazı geçici tedbirlerin uygulanabileceğini belirten Zeybek, dalga enerjisini kırmak amacıyla kıyıdaki kalın blokların geçici bir tedbir olarak kullanılabileceğini işaret etti. Zeybek “Bunun dışında, sürekli olarak kıyıdaki sediment açığını gidermek amacıyla, birçok ülkede olduğu gibi deniz tabanına kum torbaları bırakılması veya uygun yöntemlerle kıyının sediment bakımından desteklenmesi mümkündür. Yine hatalı yapıların gerisinde biriken malzeme farklı yollarla nakledilebilir” dedi.
