BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Margarin, nişasta, kemik unu, iade peynir; İşte yediğiniz tulum peyniri...

Anadolu coğrafyası, insanlık tarihinde bilinen önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Ülkemiz yerel, geleneksel peynirlerde barındırdığı zengin kültürel çeşitliliği ile sütçülük bilimine ve teknolojisine de rehberlik edecek birikime sahip.
Değerli gazeteci Ali Ekber Yıldırım’ın bir yazısını okudum, kâbus gibi.

20 TON MARGARİNDEN 45 TON PEYNİR
Konya Ereğli’de peynir üretimi yapan, Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Torun, yıllardır elindeki somut belgelerle yetkilileri uyarıyor:
“Peynirde hileyi önlersek, Türkiye’nin çiğ sütte problemi kalmaz, çiftçi de tüketici de kazanır” diyor.
Cemal Torun: 20 ton margarinden 45 ton peynir imal ediliyor. Margarin, nişasta, kemik unu ve iade peynirlerden imal edilen peynir üretimi her geçen gün ülke geneline yayılıyor. Süt yerine bu ürünler kullanılıyor. Peynir imalatında süt kullanılsa, Türkiye’nin sütü yetmez. Daha çok üretim yapılması gerekir. Nerenin peyniri meşhursa onu taklit ediyorlar.

GÖRÜNTÜSÜ NORMAL PEYNİR GİBİ
Erzincan tulumu, Siverek peyniri, Bergama tulumu, İzmir tulumu adıyla pazarlama yapıyorlar. Hâlbuki hepsi aynı peynir. Bunlar 20 ton margarinden 45 ton peynir üretiyorlar. BİR GRAM SÜT KULLANMIYORLAR. Margarinin kuru madde oranı yüzde 90. Su katılarak çoğaltıyorlar. İçine nişasta, iade peynir koyarak hiç süt katılmadan peyniri imal ederek satıyorlar. Hileli peynirlerin görüntüsü normal peynir gibi. Bilinçli olmayan tüketici hileli olup olmadığını fark edemez. Bu peynirler ağırlıklı olarak pidelerde ve ev tüketiminde kullanılıyor. Bizim 100 bin nüfuslu Ereğli’de bu peynirden ayda 50 ton satılıyor.
Ali Ekber Yıldırım yazısında özetle, Cemal Torun’un da anlattığı gibi, üreticiye, tüketiciye, işini doğru yapan imalatçıya, devlete zarar veren hileli peynir üretimi engellense, Türkiye’nin buzağı maması adı altında süt tozu ithalatı yapmasına gerek kalmayacak.
¥ ÜRETİCİ SÜTÜNE DAHA KOLAY PAZAR BULACAK.
¥ TÜKETİCİ GÜVENİLİR ÜRÜN TÜKETECEK.
¥ DEVLET VERGİ KAYBINA UĞRAMAYACAK.

PEYNİRİN USTASI İLHAN KOÇULU
Hile açıkça gösterilmiş, çözüm çok açık. Ben bu bilgileri peynir konusunda en değerli kaynak dostum İlhan Koçulu’ya sordum: Nasıl olabilir sütsüz peynir? Biz yerel peynir zenginiyiz; fakat TÜKETİCİ KAYBEDİYOR, DEVLET KAYBEDİYOR, KİM KAZANIYOR?
Anadolu peynir cenneti ve ülkemizin peynir konusındaki en önemli ve değerli ismi İlhan KOÇULU bakın neler söylüyor:
Anadolu peynir cenneti biliyoruz, bilmekle kalmamışız 193 çeşit peynirimiz kayıt altında.
Bu hazinemizin neden farkında değiliz? Dünyaya anlatıp tanıtamıyoruz.
Ülkemizde neden sahte üretim denetlenmiyor?  
Bakın dünyada 22,5 milyon ton peynir üretilmekte. 5,6 milyon tonla ABD dünyada en büyük peynir üreticisi, onu Almanya 2,74 milyon tonla 2. olarak takip ediyor, Fransa 1,88 milyon tonla üçüncü sırada. Türkiye TÜİK verilerine göre 642 bin ton peynir üretiyor; fakat ülkemizde, tahminlere göre, üretilen sütün %55-60’ı kayıt dışı. Yine dünyada 2019 yılı küresel peynir pazarının hacmi 114,1 milyar dolar. Söz konusu ticari ölçeğin, ülkeler arası ticarete konu olan bölümünün %60’ını yerel peynirler oluşturduğunu çeşitli kaynaklarda görüyoruz. FAO verilerine göre toplam süt ve süt ürünleri ihracatının %82’si gelişmiş ülkelerce gerçekleştiriliyor. Ülkemiz bu pazarda yok gibi. Dünya peynir pazarının hacmine baktığımızda 410 milyon dolar süt ve süt ürünleri ihracatımız var. Bunun 171 milyon doları peynir. Yani ülkemizden dünya pazarına çıkan geleneksel peynir hiç yok gibi.

PEKİ NEDEN YOKUZ?
Çünkü aşağıdaki konular henüz çözülmemiş.  
1. Üniversitelerin ilgili bölümlerinden yerel peynirlerimizin, proseslerini -olgunlaştırma metodlarını- kullanım alanlarını keşfedip gizemlerini açığa çıkarma çalışmaları yetersiz.
2. Üniversitelerde yapılmış-yapılacak çalışmalar sektörle iş birliği içinde olmalı.
3. İlgili bakanlıklar geleneksel peynirlerimizde kaliteyi yükseltme-pazara uygun çeşitlerin geliştirilmesinde eğitimlerle yol gösterici olmalı.
4. Yerel geleneksel peynirlerin pazara kazandırılmasında önemli rolü olan peynir enstitüleri ülkemizde hâlâ yok.
5. Peynirlerimizdeki mikro organizmalar hâlâ belirlenememiş, netliğe kavuşturacak çalışmalara ve mevzuata ihtiyaç var.
6. Yerel, geleneksel peynirlerin organeleptik tanımları mutlaka yapılmalı.
7. Raf ömrü testleri ile üreticiye eksikleri hatırlatılmalı ve çözüm destekleri verilmeli.
8. İhracata yönelik vizyon oluşturulmalı. Mevzuat desteği verilmeli. Pazarda rekabet edebilme destekleri oluşturulmalı.

BİR CEVABINIZ VAR MI?
SON SÖZ;
Peygamber efendimizin “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” şeklindeki hadisi tam da bunu ifade ediyor.
Hazreti Ali ise;
 “Haksızlık önünde eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” buyuruyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, hileli TULUM öncelikli, peynir konusundaki genel problemlerle ilgili neler yapıyorsunuz?
Ticaret Bakanlığı yetkilileri, yerel ve geleneksel ihracata yönelik altyapı ve destekleme çalışmaları doğrultusunda neler yapıyorsunuz? Bir cevabınız var mı çok merak ediyorum!
BÜTÜN SORUNLAR AÇIK AÇIK BELLİ İKEN NEDEN BİR ŞEY YAPAMIYORUZ YA DA YAPMIYORUZ.
Yoksa sizlerin bu problemlerden haberiniz mi yok!

RESMİN BÜYÜK HALİ İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617480 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/617480.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT