BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ambulansın önü neden açılmaz?

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Ambulans sirenlerini çalıp hızla ilerlerken neden öndekiler hemen sağa çekip durmazlar? Hatta arkadakiler neden sağa çekeni taciz edip ortalığı karıştırır? Makam arabası geçerken bile daha hızlı geçiyor. Sebebi ne ola ki?
Seslerin kişinin üzerinde bıraktığı etkiye psikoakustik diyoruz. Bu özellik kullanılarak birçok endüstriyel ürün üretilmektedir. İnsan kulağı sesleri algılarken bazı sesler işlemden geçerek iç kulağa ulaşır. Seslerin bazıları kulak yapıları bazıları refleksler tarafından değişime uğratılır. 3000 Hz frekansındaki sesler ince sesler olup bunlar iç kulakta salyangoza kadar çok rahatlıkla; bir engelle karşılaşmadan ulaşır.
Kulağın en alert olduğu, alarma geçtiği ses 3000 Hz'dir. Bu sebeple bütün alarmlar yangın alarmı zil sesi polis sireni gibi alarmlar 3000 Hz'de çalar.
Fakat bu alarmların kişi üzerindeki psikolojik etkisi harekete geç ve kaç şeklinde olur! Psikoakustik olarak 3000 Hz alarmı kişide kaçma uyarısı oluşturur.
Bunun aksine alçak frekanslı olan kalın sesler ise otorite ifade eder ve kişide olduğu yerde kalma, kenara çekilme uyarısı oluşturur. Makam arabası geçerken çalan kalın seste bu etki meydana gelir.
Bu sebeple ambulanslar kalabalık yolda kenara çekil uyarısı oluşturan sirenini, boş yolda ise kaçma uyarısı oluşturan sirenini çalmalıdır.
Ambulanslarda tek frekans siren yoktur. Yerine göre neyi çalacaklarını seçebilirlerse daha hızlı hareket edebilirler. Yoksa biz millet olarak o kadar da duyarsız değiliz. Sadece alarm çalarken ne yapacağımızı şaşırıyoruz.
              Doç. Dr. Hayriye Karabulut-Kulak Burun Boğaz ve Odyoloji Uzmanı
 
 
İşte belediyelerimize bir hizmet projesi…
 
Feridun Ağabey, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının çocukları tehlikelere sürükleyecek olan bazı oyunlarla ilgili tedbirler aldığını öğrendik. Öncelikle bakanlığımızı gösterdikleri duyarlılık sebebiyle kutluyorum. Bu vesileyle hem bakanlığımıza hem seçim sürecinde yerel seçimlerde halka vaatte bulunmak için proje arayan belediye başkanı adaylarımıza bir öneri sunuyorum.
Uzmanlar diyor ki: “Bu tür oyunlar çocukların karşısına hazır olmadıkları anda çıkabiliyor. Yapılan araştırmalar, çocuklara beklemedikleri zamanlarda verilen yan mesajların çok daha etkili olduğunu gösteriyor. Bunlar çocukların bilinçaltına hızla ulaşıyor. Çocuklara yasaklar koyulduğunda onlar bir şekilde bunları delerek istediklerini yapabiliyor. Yasak çözüm değil. Zararlı içerikler konusunda çocuklara bilgilendirme yapılmalı...” Soruyorum Feridun Ağabey, bu tür bilgisayar oyunlarına karşı kaç veli çocuğunu koruyabilecek bilgisayar bilgisine sahiptir? Çok anne baba henüz bilgisayar konusunda çok çok yetersizdir. Çocuklara yasak getirmek de çare değil çünkü uzmanlar bunu detaylarıyla anlatıyor? Çözüm ne? Çocuklara psikologlarca profesyonel destek vermek... Peki kaç ailenin buna ekonomik olarak gücü yeter? Çok az… Öyleyse işte belediyelerimize bir hizmet projesi… Çocuklu ailelere ücretsiz psikolog desteği vermek… Psikologlarımızın ücretini vererek onlardan, çocuklarımızın bu tür ve benzeri meselelerde eğitilmesini istemek… Çocuklarımızın sorunlu gençler olarak yetişmemesi için çok anlamlı bir proje değil mi? Bir gerçek hizmet değil mi? Saygılarımla...
          Ümit Yaşar Aslan-İstanbul
 
 
İnsanlar ikiye ayrılır
 
“Feridun Ağabey, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili hayli heyecanlı kutlamalar yaşandı. Kimi yerde kutlamalarda konuşanlar hep erkek olunca kadınlar tepki gösterdi. Kimi yerde kadınlar gününün Batı'dan geldiği çünkü kadınların yıllar yılı eşleri tarafından hor görülmesi sebebiyle böyle bir tepkisel gün oluştuğunu söylediler. İslamiyet’in zaten kadına çok değer verdiğini dolayısıyla (Cennet, annelerin ayakları altındadır) diyen bir dinin böyle özel günlere ihtiyacı yok diye yorum getirenler oldu… Hepsi herkesin kendine göre fikir ve düşüncesiydi… Bu anlamda ben de kadın erkek muhabbetine bir değişik yorum ve öneri getirmek istiyorum. Dünyada insanlar iki kısma ayrılır… Birincisi kadınlar… İkincisi kadınların doğurduklarıdır. Saygılarımla.”
            Rumuz: “Annesinin oğlu”-Manisa
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
606955 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/606955.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT