BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Adliyelerde adaleti simgeleyen heykeller

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook

Feridun Ağabey, ülkemizin hangi şehrinde olursanız olun yolunuz adliyelere düştüğünde sizi karşılayan bir kadın heykeli var. Bu kadın heykeli aslında bir "Yunan Tanrıçası"na aittir.

"Bu kadının adliye ile ne ilgisi var?" derseniz, sözüm ona Yunan Tanrıçası Themis adaleti, hakkaniyeti, hukuku temsil ediyormuş!.. Bazı adliye binalarının önünde de buna benzer "Roma Adalet Tanrıçası Justitia" denilen bir kadına ait heykel yer almaktadır. "Bunlar Batı hayranlığı sonucu" diyebilirsiniz. Tüm Avrupa ve Amerika'da kadın adalet heykelleri yer almaktadır. Ancak hepsi aynı değil, farklı olanlar da bulunmaktadır. Şahsen her adliyeye gidişimde bu heykeli inceler ve sonra nedense etrafta bir Türk büyüğünün heykeli ya da resminin neden olmadığını merak ederim.

Türk tarihine bakacak olursak, yüzyıllarca dünyaya adalet dağıtan bir millet olarak adaleti simgeleyen sayısız kişiler mevcut olsa da bunların en bilinen isimlerden olan "Gök Kızı" "Bilge Kağan", “Kanuni Sultan Süleyman" ya da "Fatih Sultan Mehmet" varlığını hiç kimse inkâr edemez.

Geçenlerde yolum Avrupa’nın en büyük adliyelerinden biri olan Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na düştü. Adliyenin yedinci katından aşağıya baktığımda sağlı sollu duran iki heykeli gördüğümde aklıma ilk gelen soru neden iki kadın heykeli adalet dağıtan ya da adalet arayan insanları karşılasın?

Oysa adliye girişinde yer alan "Adalet Heykeli", "Tarafsızlık Heykeli" "Adalet Terazisi" denilen “Themis” ya da "Justitia"ya ait "tanrıçalara" ait heykeller olacağına yukarıda zikrettiğimiz Türk büyüklerinin heykeli neden olmasın!.. İlla kadın olacaksa Türk Mitolojisinde yer alan, Dokuz Oğuz menkıbesinde “Gök Kızı” adlı "bilge" kız, hükümdara ulus yönetmeyi, hukuku öğreten kutlu bir hatunun heykeli neden olmasın?

       Erol Kara-İstanbul

 

 

 

Mezarlığın gönüllü hizmetkârı Nurullah Amca'ya teşekkür

 

Çerkezköy’den yazan Faik Onur diyor ki: “4 çocuk babası 74 yaşındaki Nurullah Ersöz, üç yıldır gönüllü olarak İstasyon Mezarlığı’ndaki kabirlerin bakımını ve çevre temizliğini yapıyor. 2018 yılında trafik kazasında torunu Ali Can Yılmaz’ı kaybettikten sonra her gün sabah namazının ardından mezarlığın yolunu tutan, burada dua okuyan, yabani otları temizleyip mezarların bakımını yapan Ersöz, 'bu işi kalben ve Allah rızası için yapıyorum’ diyor. Sağlığının elverdiği güne kadar bu işi yapacağını ifade ediyor. Nurullah Ersöz (Eşim 1973 yılında 23 yaşında hayatını kaybetti. Vefatının ardından mezarlıklara daha duyarlı oldum. Torunumu dört yıl önce trafik kazasında kaybettikten sonra da her gün sabah erken geliyorum ve akşam 6 gibi gidiyorum. Buraları yıkıyorum, temizliyorum. Bazı mezar taşlarını çok kirli olduğu için daha temiz görünsün diye boyuyorum sonra yazılarını tekrar yazıyorum. Kabir ziyaretine gelen vatandaşlar bana ‘Allah razı olsun’ diyorlar. Bir tek sıkıntım var, buraya ibrik, bidonları diziyorum. Fakat alan geri getirmiyor. Aldığın şeyi yerine koyarsan sen de faydalı olursun ben de olurum) diyor..."

Biz de Nurullah Amca'ya bu hayır hasenatı için teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyoruz. (F.A.)

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626979 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/626979.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT