BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tank Hasan’ın destansı kahramanlığını unutmayacağız!

Tank Hasan... Hey gidi Tank Hasan. Milletimizin değerlerine saldıran alçak 28 Şubat darbecileri karşısında dimdik bir tank gibi duran efsane Tank Hasan. Darbecilerin tanklarına karşı demokrasinin ve milletin kocaman tankıydı bu yiğit adam. Milletimizin gönlünde taht kurmuş Tank Hasan, yani Hasan Celal Güzel Ağabeyimiz, Hakk’a yürüdü. Bu dünyadan ayrıldı...
28 Şubat darbe günlerinde İstanbul Üniversitesi talebesiydim. Biz milliyetçi ve muhafazakâr öğrenciler olanlara çok üzülüyorduk. Marksist ve solcu öğrenciler ise darbe oldu diye bayram ediyordu. Bizlerin duygularına tercüman olan ve yüreğimizi soğutan adam ise Hasan Celal Güzel’di. Tank Hasan konuştukça, coştukça coşmak istiyordu yüreğimiz. Batı Çalışma Grubu denen aşağılık terör örgütü tıpkı 15 Temmuz darbecileri gibi askerî üniforma giymiş birer terörist gibi millete saldırıyordu.
BÇG terör örgütüne karşı bizim de HCG’miz vardı, yani Hasan Celal Güzel’imiz. Bir tarafta BÇG, bir tarafta HCG vardı. Tek kişilik orduydu Hasan Celal Güzel. Çok yiğit ve mert adamdı. Milletimizin değerlerine düşman olan BÇG’ciler değil milletin yolunda yürüyen HCG’ciler kazandı bu mücadeleyi. İşte şimdi Hasan Celal Güzel’i de hapse atan ve bu coğrafyada yaşayan bütün Müslümanların anasından emdiği sütü burnundan getiren 28 Şubatçı darbeci subayların bedelini ödeme zamanıdır. 13 Nisan 2018 yaklaşıyor ve 28 Şubatçılar ağırlaştırılmış müebbeti yiyecekler. Bu hukuksal hakikatin önüne hiçbir güç geçemez. 28 Şubat darbecilerinin yeri süper lüks paşa lojmanları değil hapishanedir. Ağırlaştırılmış müebbetin sonucu yakalama niteliğinde tutuklama kararlarının çıkarılmasıdır.
Afrin’de savaşan ordumuz ne kadar kutsalsa 28 Şubatçı askerler de o kadar haindir. Medyada bazı Ergenekon-Balyoz sanığı emekli generalleri görüyorum. Utanmadan hâlâ, “28 Şubat darbe değildir” gibi laflar ediyorlar. Bu isimlere kendilerine gelmelerini tavsiye ederim. Bizim bitirdiğimiz FETÖ’nün alçak savcıları ve hâkimleri sayesinde kurtulanlar şu an hem FETÖ hem 28 Şubat ile mücadele eden aslan gibi savcılarımıza da saygı duymak zorundadır.
Aynı şekilde medyada da hâlâ BÇG militanları, yani 28 Şubatçılar kara propagandaya devam etmektedir. Geçtiğimiz haftalarda CNN Türk’te bariz biçimde “28 Şubat’ta dindarlar zulüm görmemiştir” diye alenen kara propaganda yapan tipler hâlâ 28 Şubat’ı savunuyorlar. Bu söylem açıkça suçtur. Hande Fırat’ın o programında saatlerce 28 Şubat ve dindar vatandaşlarımız hakkında kara propaganda yapıldı. Allah’ı var, Abdülkadir Selvi o programda dik durdu. Dindarlara hakaret eden ve 28 Şubatçıları masumlaştıran şahsın 17-25 Aralık darbesine aleni destek veren tavrı da -FETÖ kanallarının kapatılmasına verdiği tepki- kanıtlarıyla ortadadır. 
İşte hem dinimizin hem milletimizin düşmanı olan bu kafa ile ömrü boyu savaştı Hasan Celal Güzel. Şimdi de biz bu kafa ile savaşmak zorundayız. Tank Hasan’ın hikâyesi milliyetçilik, muhafazakârlık, demokratlık ve Müslümanlığın aynı ruhun tezahürleri olduğunun, yani Türkiye’nin sağ kanadının bir bütün olduğu gerçeğini öğretir bize. Bu milletin ruh kökünden türemiş sağ siyasal cereyanlar birbirine rakip değil bilakis refiktir. Solculuk gibi ithal ve bu millete yabancı cereyanlar bu toprağın düşmanıdır. Ben hep bunu savundum. Üstadımız Tank Hasan Hakk’a yürüdüğünde çok üzülen bizler, yani bu ülkenin yerli ve millî yazarları asla nefsani sebeplerle kavga edemezler. Belki bu hatayı hepimiz yaptık ama bundan sonra yapmamalıyız. Bu ülkenin yerli ve millî unsurları kavga ederse kazanan 28 Şubatçılar ve 17-25 Aralık darbesine destek olanlar olacaktır. Çok şükür ki 28 Şubat medyasıyla ilgili de soruşturma başlamış durumdadır. İkinci Sözcü iddianamesi yakında gelecektir. 2018-19 yılı 28 Şubatçı darbeci gazetecilerin de yargılandığı dönem olacaktır.
Siyasi hayatta her şeyini karşılıksız bu ülke için veren ve asla siyasetten hiçbir menfaat elde etmeyen büyük kahraman Hasan Celal Güzel’in ahı yerde kalmayacaktır. Son olarak benim açımdan altın değerinde olan bir olayı size anlatarak yazımı bitirmek isterim sevgili okurlarım... 15 Temmuz’dan sonra bir TV programında Hasan Ağabey ile yan yana gelmiştik. Epey hastaydı ve yorgundu ama yine de gücü yettiğince demokrasiyi ve vatanımızı savunuyordu. FETÖ’ye lanet ediyordu. Bir yerde kendisine, “Niye FETÖ sürecinde çok sert çıkışlar yapmadığı” soruldu. Aslında haksız bir soruydu ama yine de o tonton tevazusuyla bu soruya cevap verdi ve şöyle dedi: “Benim yerime Cem Küçük FETÖ ile çok sert ve yürekli mücadele ediyor. O yüzden bana ihtiyaç yok.”
Eğer ben 28 Şubat kahramanı Tank Hasan’ın tırnağı bile olabilmişsem milletime ve dinime karşı vazifemi yapmışım demektir. Bundan sonra da darbecilerle mücadelem ölene kadar sürecektir. Hasan Celal Güzel’in ismi parklara, meydanlara ve okullara verilmelidir. Rabbim gani gani rahmet eylesin. Bu milletin yerli ve millî unsurları seni çok özleyecek Hasan Celal Güzel...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601318 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/601318.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT