BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Fırdöndü

Adı Tuna Bekleviç...

Genç yaşta kendi partisini kurdu. Sonra kepengi kapattı ve AK Parti'ye intisap etti.
Edirne'den milletvekili adayı oldu. Egemen Bağış ve Mehmet Müezzinoğlu'na danışmanlık yaptı.
Gençlerin problemlerini gündeme taşımak için kısa bir süre bizim gazetede köşe yazdı. (Hâlâ Wikipedia biyografisinde bizim gazetenin adını kullanıyor. Bu hiç doğru bir şey değil. Gerekli hukuki çalışma başladı bildiğim kadarıyla.)
Şimdilerde yine bir parti kuruyormuş. İsmi "Hayır Partisi" olacakmış.
Amacı belli... Zaten referandumdan sonra da kapatacakmış.
Özal döneminde bir Tayyar Şafak vardı. TRT eski Haber Dairesi Başkanıydı. Gazeteciydi. 1986 seçimlerinden iki ay önce "Davulu Delen Jaguar Partisi" kurmuştu. Goygoy olsun diye… "Amacım politika yapmak değil" demişti nitekim.
TRT'de propaganda hakkı bile elde etmiş; "Oturup demeç metni diye 50 defa Tayyar Şafak... Tayyar Şafak... Tayyar Şafak... Tayyar Şafak... yazsam yayınlamaya mecburlar" diye açıklama yapmıştı.
Seçimlerden üç hafta sonra da partiyi feshetmişti.
 
Eskidendi o
 
Hayır cephesinin güçlü isimlerinden Zülfi Livaneli'nin 96 yılında başkanlık sistemini övdüğü bir yazısı var. Yirmi bir yıl sonra dolaşıma sunmuşlar.
"Türkiye bunu hak etmiyor" diye söze giren Livaneli, "İki turlu bir başkanlık sistemine geçtiğimizi düşünün. Devlet başkanını parlamento değil, biz seçiyoruz. Böyle bir sistem bana bugünkünden çok daha doğru görünüyor" görüşünü dile getiriyor. Aynı Livaneli bugün ise "Elbette Hayır" diyor.
Arşivlere göz attım. Milliyet'te bir haber dikkatimi çekti.
Sene 1990. Konu başkanlık.
Haberin başlığı şu: Özal diktatörlüğü mü?
Devamını okuyalım: Başkent siyasi çevrelerinde başkanlık sisteminin Özal diktatörlüğüne yol açacağı öne sürülürken Özal'ın gerekirse halk oylamasına giderim sözüyle Meclis'i hiçe saydığı iddia edildi.
Haberi yazan imza haber kadar ilginç:
Şamil Tayyar!
 
 
Sözün var mı sözün?
 
İktidar olamayınca askere ihtilal yaptıran İsmet İnönü, 27 Mayıs 1960'tan beş ay evvel Menderes'e şöyle demiş: "Konuşması üç radyoda birden yayınlanıyor. İktidarı işgal eden zat, radyoyu partisinin politika vasıtası yaptı."
Aradan 57 yıl geçmiş. Kitle iletişim araçları değişmiş. Fakat CHP ve lideri aynı noktada.
Kemal Kılıçdaroğlu da bugün "Bizi TRT'ye çıkarmıyorlar. Yandaş kanallar söz hakkı vermiyor" diye şikâyet ediyor.
Oysaki dünya kasım ayında çok önemli bir şey öğrendi: Seçimlerde medya çok şey; ama her şey değil.
ABD başkanlık seçimlerinde medya organlarının hemen hepsi Trump'ın üzerine çullandı. Pekiyi halk ne yaptı? Gitti, oyunu Trump'a verdi.
Millet nerede konuştuğunuza değil, ne konuştuğunuza bakıyor.
Eğer sözünüzün kalibresi varsa kendi mecranız bile meramınızı anlatmaya yeter!
Yoksa başarısızlığınızı örtmek için böyle bahaneler üretir durursunuz.
 
Meltem'den fırtına çıkarmak
 
Numan Kurtulmuş'un "Sandıktan evet çıktıktan sonra terör örgütleri diz çöker" değerlendirmesinden "Hükûmet terörü destekliyor, işte itiraf etti" yorumunu çıkaranlar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Hayır çıkarsa kutuplaşma kalkar" sözünü alkışlıyorlar. (Bunların mantığına göre kutuplaşmanın sebebi Kılıçdaroğlu değil midir?)
           ***
Sosyal medyadan "Evet" kampanyası başlatan Rıvan'ı "şeytan"laştırıyorlar, "Hayır" diyen Meltem Cumbul'u ise göklere çıkarıyorlar.
Rıdvan'ın bu tercihini TRT'de yorumcu olmasına bağlıyorlar ama Cumbul'un yönetmenliğini üstlendiği "Blu" isimli oyunun sahnelenmeye başlamasından bir hafta sonra böyle bir çıkış yapmasını manidar bulmuyorlar.
           ***
Arda'ya veryansın ediyorlar, Mehmet Okur'u gazetelerinin en güzel köşelerine koyuyorlar.
           ***
Gerek yok bu tür ötekileştirmelere, bölmelere, itibarsızlaştırmaya, baskı kurmaya...
Kim ne oyu verirse versin.
 
Devlet ödesin
Hürriyet'in özel haberine göre CHP'li İlhan Cihaner, Ergenekon'dan 4 ay tutuklu kaldığı süre için 10 milyon lira tazminat istemiş. Kimden? Maliye Bakanlığı'ndan. Ne kadar kazanır bilemiyoruz.
Ama kazanılmış onlarca dava var. Rekor 3.5 yıllık hapis için 1 milyon 500 bin lira alan Tümgeneral Salim Erkal Bektaş'a ait.
FETÖ'cü hâkimler örgüt adına karar versin vatandaş ödesin.
CHP'li bir başka vekil 1 milyon 200 bin lira haberleşme faturası çıkarsın vatandaş ödesin...
Ne âlâ memleket.
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
595279 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/595279.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT