BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sanal gözlüklü inekler!

Hafta ortasında ajanslar Aksaray'dan enteresan bir haber servis etti.
Besicilik yapan İzzet Koçak isimli bir kişi, 180 büyükbaştan ikisine sanal gerçeklik gözlüğü takmış.
Hayvanlara yem yedikleri sırada on gün boyunca sanal gözlükle çayır çimen izletmiş.
Uçsuz bucaksız merada gezdiği hissine kapılan ineklerin süt verimi dörtte bir oranında artmış.
Verimden memnun kalan besici, siparişi vermiş, yurt dışından gözlük getirip hepsine takacakmış.
İneklerin yaşadığı yer ahır, hissettiği mera; gördüğü ot, yediği saman...
Müteşebbis besicimiz hayvanlara bir de sürü takip sistemi takmış.
"Ayak bileklerindeki çip sayesinde ne kadar geviş getirdiğinden ne kadar süt verdiğine kadar takip edebiliyoruz. Bu çip, sağımhaneye giren ineklerde ne sıkıntılar olduğunu gösteriyor" diyor.
Ne acayip şeyler...
İster "inovasyon" ister "teknolojinin nimeti" deyin, isterseniz de insanoğlunun acımasızlığından dem vurun.
İzzet Koçak'ın ahırı, dijital evrende bizi bekleyen tehlikeyi anlatmaya çok ideal bir örnek.
Ne alaka diyeceksiniz, anlatayım.

Yakın dönemde Facebook isim değiştirdi. Ardından "Metaverse"yi tanıttı.
'İnternetin yeni çağı' olarak adlandırılan Metaverse, bir tür sanal gerçeklik evreni.
Kullanıcılar sisteme sanal gerçeklik gözlüğü ve akıllı bilekliklerle giriyor. Kişiler, oluşturduğu avatarlar aracılığıyla geziyor, alışveriş yapıyor, iş toplantısına katılıyor.
Her evrenin kripto para birimi var. Kişiler, kripto para cüzdanı alıyor. Neyle? Gerçek parayla.
Bu evrende toprak yok ama arsa alınıp satılabiliyor. İstanbul'da 15 bin parça arsa satılmış. Boğaz kıyısında parsellenmedik yer kalmamış. Metrekaresi de 4 bin dolarmış. Bütün dünyayı 1,6 trilyon parsele bölüp simule etmişler. Çatır çatır sanal arsa satıyorlar. Online satış sitelerinde bile normal gayrimenkul gibi ilana çıkıyor. İki köprü ve Kız Kulesi satılmış. Ayasofya başka bir evrende 96 dolar karşılığı kripto parayla satılığa çıkarılmış.
Alışveriş neyle, gerçek parayla.
Mezarlıklar bile düşünmüşler. Avatar ölüyor, evren içinde başka evrene gönderiliyor.
Şaka gibi...
Ünlü markalar Metaverse platformlarında mağazalar açmaya başladı. DEVA Partisi Metaverse binasını yaptı.
Mansur Yavaş, Ankara'nın 'Metaverse'te test şehri olduğunu duyurdu.
Belki kimine eğlenceli geliyor olabilir. Ama sinsi bir imparatorluk kuruluyor. Hem de gönüllü denekler eliyle.
Görünen o ki insanoğlu hazza hapsedilecek. Gelecek nesiller, gözüne sanal gözlük takılmış sağmal ineğe dönüşecek!..
Tamam bazıları ot da yiyecek ama bu işin sonunda hep sağılmak var. Haberiniz olsun...
 
Baskın yayın!
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumartesi gecesi Habertürk'te Fatih Altaylı'nın konuğu oldu.
Yayında birtakım iddialarda bulununca Meclis Başkanı Mustafa Şentop ve Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu telefonla bağlantı yaparak kendisine cevap verdi.
Cevap hakkı kutsaldır.
Adil olduğunu söyleyen bir gazeteci, bu hakkı karşı tarafa kullandırmakla yükümlüdür.
Tabii bunun sınırları ve ölçüsü de bulunmalıdır. Mesela devlet başkanının konuk olduğu bir programa birini bağlamak nezaketen yanlış olur.
Bir siyasi parti genel başkanının konuk olduğu programa telefonla bağlantı kurmak da pek görülür şey değil. En azından ben hatırlamıyorum. Bu yüzden enteresan bir yayın oldu.
Fatih Altaylı, Meclis Başkanı ve Ulaştırma Bakanını bağlamasa "taraflı" ilan edilecekti. Bağlasa 'muhatabı değil' tartışması yaşanacaktı ki öyle oldu. Gerçi Kemal Bey, TÜİK ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın kapısına dayanarak muhataplık seviyesini yıktı geçti ama neyse... Kemal Bey, telefonla bağlantı talebine itiraz etse "minderden kaçan siyasetçi" konumuna düşecekti.
Sonuç itibarıyla Kılıçdaroğlu, baskın seçim yemiş hazırlıksız parti başkanı konumuna düştü. Bundan sonra konuk olduğu canlı yayınlarda cümlelerini kullanırken daha dikkatli olacaktır.
 
 
Tedavilik durum
 
* Yerli otomobilimiz TOGG Las Vegas'taki teknoloji fuarında dünyaya tanıtıldı. Yabancı basında bile övgü yazıları çıkarken müzmin muhalifler karalama yarışına girdi. "Yarısı yerli değil" dediler. Pahalı olacağını söylediler vs.
* Yerli Covid aşımız Turkovac, gecikmeli de olsa hastanelerde uygulanmaya başlandı. Aşıya ulaşamayan milletler bile dört gözle beklerken başında "Türk" ibaresi bulunan Tabipler Birliği "Aşı değil, solüsyon" açıklamasını yaptı.
Bunun adı muhaliflik filan değil. İtiraz ettiğiniz noktalar olabilir. İnsan vatanının bağımsızlık hamlelerine nasıl sevinemez; kulp takar, çamur atar? Bildiğin ülke düşmanlığı!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622290 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/622290.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT