BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Cevahir


Süleymâniye Camii’nin minarelerinin paha biçilmez mücevherlerle karılan harçtan inşa edildiğini biliyor muydunuz? Mimar Sinan'ın ''kalfalık eserim'' diye adlandırdığı Süleymaniye Camii, Osmanlının yükseliş döneminin tüm ihtişamını taşımaktadır. Külliyeleri ile beraber tamamlanması 7 yıl alan caminin sadece temel kazısı üç yıl sürer. Ardından da temelinin oturması ve sağlamlaşması için inşaata bir süre ara verilir. Sinan'ı çekemeyenler "Ya Sinan bu camiyi bitiremeyecek, ya da hünkârın parası bu camiyi yaptırmaya yetmedi" şeklinde dedikodu yaymaya başlarlar.
Dedikodular Osmanlı Devleti ile rekabet hâlinde olan İran Şahı Tahmasb’a kadar ulaşır, beklediği fırsat sonunda eline geçmiştir... Mimar Sinan’ın temellerinin oturması için bir yıl beklemesini, ağır masraflar yüzünden inşaata ara verilmesi olarak yorumlayan İran şahı, kıymetli mallar yüklü bir kervan ile içi değerli mücevherlerle dolu bir sandığı Kanuni Sultan Süleyman’a gönderir. Görünürde dostça bir yardım olan bu davranışıyla kendi kudret ve zenginliğini göstermek, sonunda büyük eserin ancak kendi yardımı ile meydana geldiğini söylemek, övünmek istiyordu. Kanuni’ye bu hediyeleri gönderme sebebini açıklayan mektubunda şunlar yazıyordu:
"...haber aldık ki camiyi tamamlamaya kudretiniz yetmeyip yapılmasından feragat etmişsiniz. Size, dostluğumuza dayanarak bu kadar mal, hazine ve bu kadar cevahir gönderdik. Bu mücevherlerle, inşaatı bitirmeye çalışın ki bizim dahi hayratınızda hissemiz ola."
Osmanlı İmparatorluğu'nu küçük düşürmek isteyen İran Şahı'nın alaylı üslubuna ve siyasi taktiğine çok sinirlenen Kanuni Sultan Süleyman, öfkelenerek parayı elçinin huzurunda İstanbul Yahudilerine dağıtır.
Sandıktaki mücevherleri de yine elçinin huzurunda Mimar Sinan'a vererek: "Bu kıymetli diye gönderilen taşlar, caminin taşları yanında kıymetsizdir. Tez mücevherleri cami inşaatına götür ve harcın içine döküp, iyice karıştır. O kadar iyi karıştır ki, hiçbir altın ve mücevher harç içinde görünmesin" der.
İşte bu karışım, Süleymaniye Camii'nin üç şerefeli sol minarenin yapımında kullanılır. Bu sebepten dolayı söz konusu minareye "Cevahir Minaresi" denir.

Ninem diyor ki; Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617803 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/617803.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT