BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Biri bizi denetliyor!

Pandemi bahane, fırsatçılık şahane… Tüm sektörlerde, markette, çarşıda, pazarda hatta ev kiralarında!.. Yetkililerin ikazı dinlenmedi, devlet denetlemiyor dendi, sosyal medya kampanyaları alevlendi. Tüm fırsatçılara gelsin Behlül Dânâ’nın hikâyesi…
Abbasi hükümdarı Harun Reşit, bir Allah adamı olan Behlül Dânâ sokaklarda boş boş gezmesin diye şehir esnafını denetleme görevi ile görevlendirir.
Behlül Dânâ göreve başlar… Sokakta bir çocuk elinde bir torba ile gitmektedir. Çocuğu durdurur ve torbada ne olduğunu sorar. Çocuk da bakkaldan toz şeker aldığını söyler. Birlikte bakkala giderler, Behlül, bakkalcıya şekeri tartmasını söyler. Bakkal şekeri tartar. Bir okka olması gereken şeker bir okkadan fazladır.
Behlül; “Niye fazla verdin?” diye sorar.
Bakkal; “Çocuklar, evine giderken şekeri yiyebilir, şekeri yemesinden dolayı evine eksik götürmesin diye fazla verdim” der…
Behlül bakkala “Geçiminiz, durumunuz nasıldır?” diye sorar. “Şükürler olsun, her şeyimiz iyidir. Geçinip gidiyoruz” cevabını alır.
Behlül bakkaldan çıkar ve başka birisinin elindeki paketi görerek, sorar; “Elinizdeki nedir?” “Kasaptan et aldım” diye cevap verir.
Birlikte kasaba giderler.
Behlül “Tart bakalım” der. Kasap eti tartar. Kasabın verdiği etin tartısı eksik çıkar.
Hazreti Behlül, bakkala sorar: “Durumunuz nasıldır?” Kasap; “Durumumuz çok kötü, borç batağı içerisindeyiz, ailemde hiç huzur yoktur. Eti eksik tartarak borçlarımı kapatmaya çalışıyorum. N’olur beni şikâyet etmeyin” diye cevap verir.
Behlül çıkar ve doğruca Harun Reşit’in huzuruna gider. “Ben bu görevden istifa ediyorum” der. “Neden istifa ediyorsun?” diye sorar Harun Reşit şaşkınlıkla. Behlül Dânâ uzun uzun bakar ve şöyle der:
“Efendim, denetleyen öyle bir denetliyor ki, benim denetlemem neye yarar ki!”


Ninem diyor ki; Ateşle oyun olmaz!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620512 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/620512.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT