SDU kurucu Rektörü babam merhum Prof. Dr. Hasan Gürbüz, vefatının yıl dönümünde bugün kabri başında düzenlenecek törenle anılıyor. Bir Fatiha’yla siz sevgili okurlarımın da iştirakinizi rica ediyor, gelmiş geçmiş cümle sahipli sahipsiz ölmüşlerimize Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum.
***
Bir baba gittiğinde, ardında yarım bir masal kalır… Başın dizinde anlattıklarından çok daha uzun, çok daha masum, çok daha mutlu bir masal yarım kalır...
Bu, mağlubu belli dev bir kuşatmadır ve ardındaki kale yıkılır!
Sanki çocukluğuna bir hançer saplanır...
Büyümek soğuktur ya hani; belki de bu, büyümenin en çok sızlattığı andır.
Külahtaki dondurma süzülerek intihar eder ve artık parktaki salıncaklar boşa sallanır...
Bir baba gittiğinde, sabah karanlığında çalan kurmalı saat susar.
Sahipsiz kalmıştır elleriyle aşıladığı fidanlar...
Bir ömür sesiyle çınlamış duvarlarda yalnızlık yankılanır!
Artık sığındığın yürek sessizdir, portmantoda asılı yeleği de kimsesiz...
Bir baba gittiğinde, hep canı acır çocukların; "Gel öpsün babası" diyen olmaz!.. Değerini anlamaz kimse kitap aralarında saklı sararmış takvim yapraklarının...
Ajans artık bir başınadır...
***
Darmadağındır şefkatle okşanan saçların…
Herkese çatılmışken sana asla eğilmemiş kaşlar, cepten çıkıveren çikolatalar, boşluğa bakan yakın gözlüğü, pembe minik haplar, iftarda ilk tuza banan parmaklar, övgüler, nasihatler, dualar yetim kalır...
Bir masal yarım kalır bir baba gittiğinde,
Sen de yarım kalırsın...
Ninem diyor ki: Babanın fazileti, çocukların serveti.

